Stephen Hawking, Epstein adasının müdavimi miydi?


Finans sektörü için değerli bir adım: Fimple Fimple , tohum öncesi turda elde ettiği 2 milyon dolarlık yatırımın ardından, Apy Ventures liderliğinde gerçekleşen köprü yatırım turunda KT Portföy, Tera Portföy ve melek yatırımcılara yeni bir melek yatırımcı daha ekleyerek 3,5 milyon dolar daha yatırım aldı. Yeni nesil bankacılık uygulamaları geliştiren Fimple, toplam 5,5 milyon dolarlık yatırımla köprü yatırım turunu tamamladı. Fimple nedir? 2022 yılında kurulan ve finans sektöründe bulut tabanlı ana bankacılık çözümleri geliştiren teknoloji şirketi Fimple , İstanbul'da bulunan üç ofisi ve Londra'daki merkez ofisiyle faaliyet gösteriyor. Fimple, SaaS mimarisi ve bulut-native mikroservisler üzerine kurulu çözümleriyle finans sektörüne değer katıyor. Gelecekte: Şirket stratejilerine önemli katkı sağlayan bu yatırımla teknolojik altyapısını güçlendirmeyi planlayan Fimple, "Financial Function as a Service" prensibiyle çalışan bulut tabanlı tak-çıkar özellikli platformunu daha da güçlendirmeyi, rekabet avantajını artırmayı ve müşterilerine daha iyi hizmet sunmayı hedefliyor. Türkiye'deki başarılarını küresel ölçekte genişletmek; Avrupa, Balkanlar, Körfez ve Afrika ülkelerine bankacılık platformu ve finansal uygulamalarını sunarak küresel bir marka olmayı hedefleyen şirket, endüstrisideki etkisini artırmaya kararlı. Fimple, bu yeni finansmanı sektöründeki dönüşümü hızlandırmak için değerlendirecek. Fimple ’ı ve geleceğe değer katan çözümlerini buradan inceleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Britanya'da Jeffrey Epstein'in yargılandığı davaya bakan hâkim, geçtiğimiz hafta Epstein'in suç ortağı Ghislaine Maxwell ile ilişkili dava belgelerinin kamuya açılmasına hükmetti. Böylece belgelerde yer alan siyaset, iş dünyası ve kraliyet ailesi gibi birçok farklı çevreden üst düzey bağlantılara sahip 150'nin üzerinde kişinin isimleri de kamuya açıklanmış oldu.
Ancak belgelerde adı geçen herkesin Epstein adasını ziyaret etmiş olması gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi, bazı isimlerin belgelere giriş şekli de oldukça tartışmalı. Öte yandan, Epstein ile doğrudan ilişkisi bulunduğu ispatlanan isimler yerine dosyada dolaylı olarak anılan ünlülere ait "meme"ler sosyal medyada daha çok dolaşıyor. Bunlar arasında en popüler olanlar da şüphesiz ki 2018’de ölen teorik fizikçi Stephen Hawking’i konu edinenler.
Peki Hawking’in Epstein’in karanlık suçlarıyla gerçekten ilişkisi var mı, yoksa her şey tamamen «meme» kültürünün kontrolden çıkmasından mı ibaret?
Epstein davası
Amerikalı milyarder finansçı Jeffrey Epstein, en küçüğü 14 yaşında olmak üzere henüz reşit olmayan onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş amaçlı insan kaçakçılığı yapmak suçlarından tutuklanmış; 2019 yılının Ağustos ayında ise hapishandeki hücresinde kendisini asarak intihar ettiği açıklanmıştı.
Epstein'in ölümüyle birlikte hakkındaki federal dava dosyası da kapandı, ancak milyarderin "şüpheli" intiharı, birçok komplo teorisini de beraberinde getirdi. Sosyal medyada Epstein'in nüfuzlu kişilerin adlarının ortaya çıkmasını engellemek için öldürüldüğü tartışıldı.
Epstein'in sağ kolu olduğunu iddia edilen Maxwell ise 20 yıl hapse çarptırıldı. 1991'de ölen İngiliz medya baronu Robert Maxwell'in kızı Ghislaine Maxwell'in bağlantılarını kullanarak Epstein'i Bill Clinton, ve İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in ikinci oğlu York Dükü Prens Andrew gibi isimlerle tanıştırdığı belirtilmişti.
İfşa edilen isimler, hâlâ hayatta olduğu için yargı süreci devam eden Maxwell’in dava dosyasında yer alıyor.
Hawking iddiaları
Belgelerde Epstein'in suç ortağı Maxwell'e 2015 yılında gönderdiği bir e-posta dikkat çekiyor:
“Virginia'nın (Giuffre) eş, dost ve akrabalarından iddialarının yalan olduğunu ispatlamaya yardımcı olanlara para ödülü vermeyi teklif edebilirsin. En güçlü iddiası Clinton için verdiğim akşam yemeği hakkında. Bir de şimdi Virgin Adaları'nda (kendi adasını kastederek) Stephen Hawking'in reşit olmayan kızlarla grup seks partisine katıldığına yönelik bir iddiası var.”
- Kimdir: Virginia Giuffre, verdiği ifadelerde Epstein’in kendisini “seks kölesi” olarak kullandığını, Epstein ve Maxwell tarafından hem cinsel hem fiziksel tacize uğradığını ve aralarında Prens Andrew’un da bulunduğu birçok nüfuzlu isimle birlikte olmaya zorlandığını iddia etmişti.
Ancak Virginia Giuffre'nin Epstein hakkındaki suçlamalarında Hawking hakkında herhangi bir iddia geçmiyor. Hawking, Epstein davasında soruşturulan isimler arasında da değildi.

Fotoğrafın Hawking'in 2006'da Epstein adasında katıldığı konferanstan olduğu belirtiliyor
Öte yandan, Hawking'in “Epstein adası” olarak anılan Little St. James’i ziyaret ettiği biliniyor. Dava dosyasına giren fotoğraflarda Hawking’in Epstein’in finanse ettiği bir konferansın ardından düzenlenen mangal partisinden bir kare de yer alıyor. 2006 yılındaki konferansın, Epstein hakkındaki dava açılmadan sadece birkaç ay önce düzenlendiği biliniyor.
- Öte yandan: New York Post'a açıklama yapan bir bilim insanı, iddiaların doğru olamayacağını söyleyerek Hawking'i savundu. Chapel Hill North Carolina Üniversitesi'nden teorik fizikçi Laura Mersini-Houghton, “Birlikte çalıştığımız dönemde Epstein'den ya da bu tür şeylerden hiç bahsetmedi” diyor. “Stephen çok onurlu bir adamdı… Bir seks partisinin parçası olacak türden bir adam değildi,” şeklinde konuşan Mersini-Houghton, Hawking'in daha önce saygın ailelerin konferans masraflarını karşılama tekliflerini reddettiğini de belirtiyor.
Dosyadaki diğer isimler
Epstein ve Maxwell davalarına ait dosyaların içeriği dava sürecinin başlangıcından bu yana biliniyordu. Ancak dosyada adı geçen “masum” kişileri korumak adına kimlikleri gizli tutuluyordu. New York Güney Bölgesi Mahkemesi’nin son 1 haftadır halka açtığı belgelerde bu kimlikler de ifşa edildi.
Örneğin Harvard Hukuk profesörü Alan Dershowitz ile milyarder iş insanı Glenn Dubin’in adları Giuffre’nin davasında açıklanan isimler arasında yer alıyordu. Her iki isim de haklarındakı suçlamaları ısrarla reddetmişti.
Giuffre eski ABD başkanlarından Bill Clinton’ı adada gördüğünü ifade etmesine karşın kendisine suçlama yöneltmemişti. Bir diğer mağdur Johanna Sjoberg de Clinton ile hiç karşılaşmadığını, ancak Epstein’in kendisine “Clinton’ın genç kızlardan hoşlandığını söylediğini” belirtmişti. Öte yandan Giuffre, Bill Clinton’ın Vanity Fair dergisini Epstein hakkında bir yazıyı yayınlamaması için tehdit ettiğini iddia etmişti.
Sjoberg, Giuffre’nin de eşlik ettiği bir uçuşta Epstein’in Trump’ı arayarak Atlantic City’deki kumarhanesine gittiklerini belirtmiş, ancak bir diğer eski başkan olan Trump’a yönelik bir suçlamada bulunmamıştı.
Sjoberg, Epstein’in Florida’daki villasında Michael Jackson ile, bir başka evde de David Copperfield ile tanıştığını söylemişti. Sjoberg’in ifadesinde Copperfield’ın Epstein’in fuhuş organizasyonundan haberdar olduğu ima ediliyor, ancak reşit olmayan kızlardan haberi olup olmadığı belirtilmiyordu.
Sjoberg ile Giuffre, Prens Andrew tarafından cinsel tacize uğradıklarını da belirtmişti. Prens Andrew suçlamaları kesin bir dille reddetse de Giuffre’nin açtığı davada uzlaşma yoluna gitmişti. Londra Polisi, dosyaların yayımlanmasının ardından Prens Andrew hakkında yeni bir soruşturma açılmayacağını belirtti.
Dosyada adı geçen bazı isimlerin ise mağdurlarla tanıştıklarına dair basında çıkan iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtiliyor. Bunlar arasında Kate Blanchett, Leonardo DiCaprio, Kevin Spacey, Bruce Willis ve Star Wars’un yaratıcısı George Lucas da var.
Haklarındaki iddiaları reddeden diğer isimler arasında eski New Mexico Valisi Bill Richardson, Victoria’s Secret’ın eski sahibi Les Wexner ve Hyatt Otelleri’nin Yönetim Kurulu Başkanı Tom Pritzker de bulunuyor.
Mahkeme şu ana kadar dört seferde 200’den fazla dosyayı yayımladı. İfşaların önümüzdeki günlerde de sürmesi bekleniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İsrail ordusu üst düzey bir Hizbullah komutanını öldürdü. İsrail Başbakanı Netanyahu, kabine üyelerinin ve üst düzey yetkililerin yalan makinesinden geçmesi gerektiğini söyledi. Laiklik Meclisi, 2023 Laiklik İhlalleri raporunu yayımladı.
09 Oca 2024

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.




