Teknolojinin geleceğine yolculuk: Tech Open Air 2024 nasıl geçti?

Tech Open Air, 4-7 Temmuz tarihleri arasında yapay zeka, iklim ve sağlık teknolojileri, iş dünyası, bilim ve tasarım gibi alanlarından dünyanın önde gelen sektör profesyonellerini Berlin’de biraraya getirdi. 10. yılında medya partnerleri arasında Aposto’nun da bulunduğu TOA'ya katılan ekibimiz, etkinliğe dair sorularımızı yanıtlıyor.
Teknolojinin geleceğine yolculuk: Tech Open Air 2024 nasıl geçti?

4-7 Temmuz tarihleri arasında Berlin’deki Colosseum Filmtheater yapay zeka, iklim ve sağlık teknolojileri, iş dünyası, bilim ve tasarım gibi alanlarından dünyanın önde gelen sektör profesyonellerini biraraya getirdi. Bu yıl medya partnerleri arasında Aposto’nun da bulunduğu Tech Open Air’e (TOA) ekibimizden Orhun Canca, Umutcan Savcı, Sinem Uğurdağ ve Atahan Yılmaz da katıldı ve dönüşlerinde 10’uncu kez teknoloji dünyasının nabzını tutan etkinliğe dair sorularımızı yanıtladılar.

TOA'nın misyonu ve etkisi için ne düşünüyorsun? Bu buluşmalar Aposto için ne ifade ediyor?

  • SinemTech Open Air, her yıl dünyanın dört bir yanından gelen teknoloji meraklıları, sanatseverler ve iş liderlerini biraraya getirerek, farklı disiplinlerden gelen insanların yaratıcı enerjilerini ve ilham verici fikirlerini paylaşmalarını sağlıyor. Bu etkinlik, Aposto için çok değerli çünkü küresel perspektif kazandırmanın yanı sıra yeni iş fırsatları ve işbirlikleri için de harika bir ortam sunuyor. 
  • TOA'nın kapsayıcı yaklaşımı ve çeşitliliği teşvik etmesi, bizim gibi aynı değerleri paylaşan bir şirket için de büyük bir avantaj. Bu etkinlikler, sektördeki gelişmeleri anlamak, gelecek trendlerini öngörmek, iş dünyasındaki yenilikleri keşfetmek ve sonraki adımları planlamak için bize gerçekten önemli fırsatlar sunuyor. Yıl boyunca dünyanın dört bir yanında Slush, Davos, Indiecon gibi etkinliklere katılarak, gazetecilik perspektifimizi iş dünyasıyla ve kültürel birikimimizle birleştiriyoruz. Bu sayede edindiğimiz deneyimlerden altını çizdiğimiz notları okuyucularımla paylaşıyor ve yurt dışında öğrendiklerimizi aktararak bilgi birikimimizi çeşitlendirmek amacıyla hareket ediyoruz.

TOA’nın sizin için özel bir anlamı var mı? Önceki etkinliklerine kıyasla bu sene TOA nasıldı?

  • OrhunTech Open Air'e ilk kez 2016'da eski bir radyo binası olan Funkhaus'ta katılmıştım. 21 yaşında, o zaman üzerine çalıştığımız elektronik müzik prodüksiyon eğitim uygulamasıyla ilgilenebilecek kişiler arıyordum Berlin'de. Konferansın bir konferans değil bir festival olduğunu alana ilk adım attığım an hissetmiştim. Nehir kenarına kurulan sahneler, firmaların farklı konserler düzenlediği evleri, Funkhaus'un ikonik odaları ve ilham verici bir konuşmacı serisi vardı.
  • 8 sene sonra, bir sinema salonunda katıldığım 10. Tech Open Air'e aynı hisleri bulmak için geldim. Aradığımı tam olarak bulduğumu söyleyemem. İki gün boyunca dünya ekonomisinin ve teknoloji ekosisteminin geçen sene yaşadığı krizlerin buraya kadar yansıdığı düşüncesine kapıldım. Yine de aynı enerjiyi eski yüzlerde, bazı yan etkinliklerde ve Avrupa'nın dört bir yanından Berlin’e gelip kendini tanıtmak için sahneye çıkan girişimcilerin yer yer alevlenen heyecanlarında hissettim. 2016'da Funkhaus'ta hissettiğim enerji bizimle. Berlin'de, Londra'da, İstanbul'da TOA ve benzeri ekiplerle birlikte yeniden alevlendirmek üzere. 

Etkinliğin ilgini çeken odak noktası ve paneli hangisiydi?

  • AtahanBu yıl ilk defa katıldığım Tech Open Air, benim için özellikle AI ve Advanced Computing oturumlarıyla oldukça heyecan vericiydi. Avrupa’nın ve dünyanın birçok farklı şehrinden girişimciler ve yatırımcılarla dört gün süren yoğun bir programı takip ettik. Aynı zamanda TOA boyunca fireside chat’ler, startup pitch competition’lar vesilesiyle birçok şirketin hikayesini, iş modelini dinleme fırsatı buldum. 
  • Etkinlik boyunca etkisi ve iş modeli açısında beni en çok heyecanlandıran şirketlerden biri Upright ve Kurucu Ortağı Annu Nieminen’ın vizyonu oldu. B2B iş modellerinde, ESG ve kurumsal sürdürülebilirlik süreçlerine, oldukça dinamik ve yenilikçi yaklaşımlarla yer veriyor olması, içinde bulunduğumuz üretim-tüketim kısırdöngüsünde, son derece heyecan verici duyuluyordu.
  • Umutcan: TOA 2024'ün öne çıkan teması, birçoğumuzun gündemini de işgal eden yapay zekanın kullanım alanları ve ekosistemler üzerindeki dönüştürücü etkisiydi. Dünyanın dört bir yanından girişimcilerle bu kırılımın teknososyal, ekonomik ve teknolojik ölçeğini tartışmak ve kutunun dışında perspektiflerle tanışmak etkinliğin en kıymetli yanı oldu.
  • Tyk’nın kurucusu ve CEO’su James Hirst, yapay zekanın cold-calling, doğrudan satış, yeni müşteri edinim kanallarının aktif kullanımı, pazarlama, hedef müşteri belirleme sürecinde verimlilik gibi başlıklar etrafında, şirketlerin gelir-gider dengesinde ciddi bir fayda yarattığını vurguladı. Yapay zekanın “beyaz yaka” iş kolları olarak tabir ettiğimiz alanlardaki etkisinin giderek artacağının altını çizdi fakat aşikar olanı ilan etmenin ötesinde, üç temel ihtiyaca parmak bastı:
  • Yerelleşme: Küresel iş modellerinin ölçeklenmesi için hangi pazarda, kime, hangi koşullar altında ve ne zaman hizmet verdiğini planlaması her zaman olduğundan çok daha önemli… (Bunu devlet kapitalizminin temel ideolojiye dönüştüğü ve devletlerin politikalarını bu yönde değiştirdiği bir evrede Umutcan olarak da çok anlamlı görüyorum.) Yerel pazarda rekabet edebilmek, tutunabilmek ve işin sürekliliğini garanti altına almak için hem müşteri profilini hem de yerel standartlara uygun modelleri hayata geçirmek oldukça kritik. Hirst, Çin’de WeChat etrafında bir strateji kurgulamadan iş yapmanın neredeyse mümkün olmadığının altını çizerek tezini güçlendiriyor.
  • Direkt iletişim: Yapay zekanın cold-calling, operasyonel iletişim, satış sonrası süreçler, müşteri ilişkileri, geri bildirim gibi birçok aşamada insani eforu azaltacak oluşu insani ilişkilerin önemini azaltmıyor. Hirst’e göre hâlâ bir kurucunun sahada olması, müşteriyi, iş ortağını ya da yatırımcıyı yakından tanıması, güveni tesis etmesi ve ilişkileri sürdürmesi elzem; hatta geçmişe kıyasla çok daha önemli.
  • Network: Direkt iletişimin üzerine inşa edilen en kritik unsur ise network ve referanslar elbette… İlişki esaslı olarak tanımlayabileceğimiz günümüz toplumu birebir güven ilişkileri, süregiden iletişim ve yıllara dayanan bağların sağladığı referanslarla hareket ediyor. Hirst, “İşe ve özellikle müşteri ilişkilerine dair anlamlı bir yükü robotlara bırakmak, işin geleceğini garanti altına almıyor; sürekli ve sürdürülebilir bir iş için insani bağlar ve güven her zamankinden daha kıymetli olacak” diyor. 
  • Authentic Social kurucusu Caitlin Begg, teknolojik modernleşmenin iki temel sorunsalından söz ediyor: Sürekli değişen dinamikler barındırması ve iş dünyasında tecrübeden bağımsız bir şekilde daimi bir yakalama kaygısını tetiklemesi. Zeitgeist, artık bir esanstan daha uçucu; dolayısıyla peşinden koşmak ve sürekli o havayı solumak bir hayli yorucu… Bu sebeple Aposto’daki tecrübemizden de görüyorum ki yalnızca çalışma ortamı değil, işin tasarlama, planlama, icra, değerlendirme ve yeniden tasarlama safhaları baştan uca dönüşüyor. Kurucular, iş modellerini bu evrimle yarıştırmaya ciddi zaman vakfederken birçok farklı departman da uyum sağlama hızından yüksek bir hızda gelişen teknolojileri benimsemeye gayret ediyor. Birkaç veri ve çıkarımla özetlemek gerekirse:
  • Geldiğimiz noktada tüm dünyada işgücünün yalnızca %9'u yapay zeka kırılımıyla yüzleşmeye hazır olduğunu iddia ediyor.
  • %68 bunu ciddi bir mücadele olarak görüyor ama pes etmiş değiller, kendi alanlarındaki dönüşümü yakından izlemeye niyetliler ve mücadele hâlindeler.
  • %46 yapay zekaya karşı pozisyonu fark etmeksizin bir burn-out ile karşı karşıya… Belki de endüstriyel toplumun tamamen endüstri için dizayn edilmiş eğitimden ulaşıma, yeme-içmeden seyahate kadar tüm dinamikleri değişirken bildiğimizin ve tahmin ettiğimizin göreceklerimizden çok farklı olduğunun bilincindeler.

  • Burada, Fransız düşünür Jean Baudrillard için de bir parantez açmak gerek. Teknolojik dönüşüm, hatta doğru tabirle “kırılım,” işin akışı, tepkiler, yaşayışımız ve sosyal hayatımız son yıllarda giderek hızlansa da bugünkü noktada “hiper hızlı,” bu da Baudrillard’ın ortaya attığı “hyper-communication” ile anlamlandırılabilir. Günlük iş akışımızın %85'i için yalnızca 15 saniye ayrılan ve attığımız her e-postaya karşı 4 e-posta aldığımız bir düzen bunun en büyük parçası… Teknolojinin kolaylaştırdığı ve önünü açtığı hiper hızlı iletişim, iş insanlarının büyük kısmı için oldukça yorucu ve idare etmenin ciddi şekilde zorlaştığı bir seviyede. Begg, bunu dönüştürme gereğinin altını çiziyor.

  • Sosyo-teknik yapay zeka adaptasyonumuz, sıkı kurallarla çerçevelendiği sürece, bu hızdan korunabileceğimizi düşünüyor.

Altını çizmeye değer bulduğun notların neler?

  • Atahan: Asya’ya açılmak isteyen girişimler için düzenlenen bir Venture Capital (VC) oturumuna da katılma fırsatı buldum. Avrupa için önemli tehdit/fırsatlardan birinin de Asya’nın önlenemez yükselişi olduğu, birçok çevre tarafından konuşulurken bu durumu bir tehdit olarak değil, Avrupa’nın oturmuş iş yapış biçimleri için yeni bir partnerlik alanı olarak görmek konusunda bazı keskin görüşler dile getirildi. Singapore Economic Development Board’u Jackson Tan moderatörlüğünde Singapur ve Asya pazarındaki fırsatları dinlemek, yakın zamanda yurt dışına açılmak isteyen girişimler için Avrupa ve Körfez ülkeleri dışında çok daha ilgi çekici avantajlara ve dinamiklere sahip bir coğrafyada var olma endişelerini dindirecek ayrıntılara sahipti. 

Bir Colin Jarvis fırtınası esmiş. OpenAI’ın yapay zeka geliştirmeleri üzerindeki etkisi düşünülürse şaşırmamak gerekiyor sanırım.

  • Atahan: Evet. Gen AI’ın iş modellerine etkilerini ve yakın zamanda hayata geçirilmiş partnerliklerini OpenAI’ın Chief Architect’i Colin Jarvis’ten dinleyip önümüzdeki 6-12 aylık döneme dair bazı ipuçları elde ettik.
  • Umutcan: Konferans salonunda oturacak (hatta bir noktada nefes alacak) alan bırakmayan Colin Jarvis’in konuşması, dolu dolu notlar almaya pek elverişliydi. Jarvis, yapay zekanın diğer türlerinden ayrışarak bireysel hayatlarımıza dahi kattığı basit kolaylıklarla dönemin asıl gündemi olan LLM (büyük dil modelleri) ve NLP’lerin (doğal dil işleme, LLM’lerin çatısı) geldiği son noktaya dair anlamlı bir çerçeve çizdi. Anlatısında öne çıkan üç kritik kullanım alanıyla beraber tecrübelerin dönüştüğü üç temel servisi resmetti ve iş modelleriyle örnekledi. Bu oturumdan defterime düştüğüm birkaç not:
  • Müşteri hizmetleri, otonom destek süreçleri ve içerik üretimi, bugünkü modellerin sunabildiği en kullanışlı alanlar.
  • Modüler içerik kurguları (multimodality), çeviri ve hizmet süresinde düşüşle riskleri azaltıyor.
  • Klarna’nın çağrı merkezi operasyonunda aktif işgücünün 700 katı kadar verimliliğe ulaşabilmesine olanak tanıyan ve gerçek kişiler tarafından sunulan birim hizmetin süresini minimuma indiren model, Devin’in (Marble da iyi bir örnek olabilir ilgilisi için) bir uygulamanın geliştirme sürecinde mimariden kod yazmaya websitelerini taramadan hatalı kodları temizlemeye kurguladığı model, Presto’nun restoran siparişleri ve servis için destek aldığı model ve Canva’nın birçoğumuzun en azından birkaç defa tecrübe ettiği (5 milyar defa kullanılmış) GPT-4, Dall-e ve Canva GPT gibi araçları birarada çalıştırabilen modeli bu dönüşümün “amiral gemileri” arasında görülüyor.

Peki Jarvis’e göre yarından neleri beklemeliyiz?

  • Umutcan: Birkaç maddede:
  • Metinsel zeka
  • Daha hızlı, ucuz ve erişilebilir modeller
  • Artan model özelleştirme kabiliyeti
  • Artan modüler içerik kurguları
  • Jarvis’e referansla bir hatırlatma yapmakta da fayda var: “Bugün mevcut olanın üzerine inşa etmeyin, gelecek imkanlar için inşa edin, özel veri, hizmet kalitesi ve kullanıcı deneyimi ile farklılaştırın.”

Teknolojiye dair bugün konuştuğumuz ne varsa neredeyse yarın tarih oluyor. Hızla değişen ve gelişen bu ekosisteme dair ekibimizin TOA 2024 sonrası aklında kalan soruları sizlerle paylaşıyoruz: 

  • Karbon giderme ve yeşil ekonomi yatırımları Türkiye'de ne zaman Avrupa'daki kadar popüler olacak?
  • Berlin, genel anlamda girişimciler için giderek daha zorlayıcı bir yer hâline mi dönüşüyor?

Geçen Haziran ayı neredeydik, neler yaptık, keşfetmek için Aposto P.S.’in Temmuz bültenine bekliyoruz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Aposto P.S.

Aposto'dan gelişmeler, ürün güncellemeleri, yazar ve yayın topluluğumuzdan hikâyeler, röportajlar, medya sektörüne ve entelektüel üretime dair perspektifler ve daha fazlası.

İLGİLİ OKUMALAR