
Dedikodunun toplumda genellikle kadınlara yakıştırıldığını ve kadınların erkeklerden daha çok dedikodu yaptığına dair bir algı ve kabul olduğunu biliyoruz. 20. yüzyılda dedikodu aslen kadınlar arasında gerçekleşen kadınsal bir eylem olarak görülüyordu. Hatta dedikodunun “kadınların konuşması” şeklinde tanımlandığını söylemek de mümkün. Üstelik bu kabuller sadece erkeklerle sınırlı değil, kadınların da dedikoduyu “kadınlara ait” olarak benimsediğini söyleyebiliriz. Ancak bu sadece cinsiyetçi bir önyargı.
Araştırmalar kadın ve erkeklerin dedikodu yapma sıklıklarının aynı olduğunu, yani dedikodu yapma konusunda sayısal bir farktan bahsedilemeyeceğini gösteriyor. Yapılan dedikodunun niteliğinde ise fark var: kadınlar ve erkekler farklı konularda dedikodu yapıyorlar ve farklı dedikodu teknikleri kullanıyorlar.
Kadınlar dış görünüş ve paylaşılan duygular hakkında konuşurken, erkekler sosyal statü ve ekonomik duruma odaklanıyorlar ve paylaşılan aktiviteler hakkında dedikodu yapmayı tercih ediyorlar. Ayrıca kadınların dedikoduya karşı daha olumlu bir yaklaşıma sahip oldukları görülüyor. Çalışmalar buna sosyal istenirlik önyargısının neden olduğunu söylüyor. Kadınlar toplum tarafından kabul görme, tercih edilir olma ve sosyal çevreyi tatmin etme kaygısıyla dedikoduya olumlu yaklaşıyorlar. Çünkü dedikodu yapmak ağırlıklı olarak kadınlara atfedilmiş bir eylem.
Öte yandan kadınlar ve LGBTQ+ topluluğu gibi görmezden gelinen azınlıklar söz konusu olduğunda dedikodunun retorik (söz söyleme sanatı) bir metot olarak görülmesi gerektiğini savunan çalışmalar var. Biraz açalım: resmî tarihin ağırlıklı olarak erkekler tarafından yazıldığını düşündüğümüzde, tarihte kadın ve LGBTQ+ topluluğunun göz ardı edildiğini ve ihmal edildiğini görmek şaşırtıcı olmaz. Kendisine resmî tarih yazımında yer bulamayan topluluklar için dedikodu, ele almanın, anlatmanın ve anlamanın zor ve çetrefilli olduğu (ama önemli ve konuşulması gereken) konuları irdelemek, gündeme getirmek ve konuşmak için bir yöntem olabilir. Bu anlamda dedikoduyu merdiven altı iletişim gibi görebiliriz. Hakim güçlerin gündeme gelmesinden hazzetmediği, tarih kitaplarının ve resmî metinlerin yazmadığı gerçekleri tartışan bir iletişim biçimi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş




