Trump doğum hakkıyla vatandaşlığı yeniden hedefe koydu: Yeni kararnameler ne getiriyor?

ABD Başkanı Donald Trump, Yüksek Mahkeme’nin 30 Haziran’da doğum hakkı vatandaşlığını sınırlamaya yönelik önceki başkanlık kararnamesini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmesinin ardından aynı konuda iki yeni kararname daha imzaladı. Kararnamelerden ilki, belirli yabancı grupların ABD’de doğan çocuklarının otomatik vatandaşlık hakkından yararlanamayacağını söylerken ikincisi doğum turizmini engellemeyi hedefliyor.
Trump doğum hakkıyla vatandaşlığı yeniden hedefe koydu: Yeni kararnameler ne getiriyor?

ABD Başkanı Donald Trump, Yüksek Mahkeme’nin 30 Haziran’da doğum hakkı vatandaşlığını sınırlamaya yönelik önceki başkanlık kararnamesini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmesinin ardından, iki yeni kararname daha imzaladı. 

  • Kararnamelerden ilki, belirli yabancı grupların ABD’de doğan çocuklarının otomatik vatandaşlık hakkından yararlanamayacağını söylerken ikincisi, yalnızca çocuklarına ABD vatandaşlığı kazandırmak amacıyla ülkeye gelen yabancıların vize ve giriş işlemlerini engellemeyi hedefliyor. Her iki düzenlemenin de mahkemeye taşınması bekleniyor.

Trump yönetiminin yeni hamlesi, doğum hakkı vatandaşlığını bütünüyle ortadan kaldırmaya çalışan önceki girişimden daha dar kapsamlı. Beyaz Saray bu kez, Yüksek Mahkeme’nin tanıdığı tarihsel istisnaların sınırlarını daha geniş bir açıdan yorumlayarak hareket ettiğini savunuyor.

Doğum hakkı vatandaşlığı nedir?

ABD Anayasası’nın 1868’de kabul edilen 14. Değişikliği, “ABD’de doğan veya vatandaşlığa kabul edilen ve ABD’nin yargı yetkisine tabi olan” herkesin ABD vatandaşı olduğunu belirtiyor.

  • Bu hüküm, uzun süredir ülkede doğan çocukların ebeveynlerinin göçmenlik statüsünden bağımsız olarak vatandaş kabul edilmesinin anayasal temeli olarak yorumlanıyor.

Yüksek Mahkeme, 1898 tarihli United States v. Wong Kim Ark kararında da ABD’de doğan ve yabancı ebeveynlere sahip kişilerin vatandaşlık hakkını büyük ölçüde teyit etmişti. Tarihsel olarak kabul edilen başlıca istisnalar ise yabancı diplomatların çocukları ve ABD topraklarının düşman kuvvetlerince işgal edildiği bir dönemde burada doğan çocuklar gibi son derece sınırlı kategorilerdi.

Trump'ın ilk girişimi neyi kapsıyordu?

Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk günü olan 20 Ocak 2025’te imzaladığı kararnameyle doğum hakkı vatandaşlığını tamamen sınırlandırmaya çalışmıştı.

  • Kararnameye göre, ABD’de doğan bir çocuğun annesi ülkede izinsiz bulunuyor veya geçici vizeyle kalıyorsa ve babası da ABD vatandaşı ya da daimi oturum sahibi değilse çocuk ABD vatandaşı olarak tanınmayacaktı. Düzenleme kısa sürede çok sayıda davaya konu oldu.

Dava sonunda Trump v. Barbara adıyla Yüksek Mahkeme’ye taşındı. Mahkeme 30 Haziran 2026’da 6’ya karşı 3 oyla Trump yönetiminin yorumunu reddetti.

Mahkemenin çoğunluk görüşü, ülkede geçici veya izinsiz bulunan yabancıların da ABD’nin hukuk düzenine ve yargı yetkisine tabi olduğunu, dolayısıyla ABD’de doğan çocuklarının 14. Değişiklik kapsamında vatandaş olduğunu belirledi. Kararda ebeveynlerin “yasal”, “geçici” veya “daimi” statüsünün vatandaşlık hükmünde yer almadığı özellikle vurgulandı.

Yeni kararname eskisinden nasıl ayrılıyor?

Yeni düzenleme, tüm izinsiz göçmenlerin veya geçici vize sahiplerinin çocuklarını vatandaşlık hakkından çıkarmaya çalışmıyor. Bunun yerine Trump yönetimi, Yüksek Mahkeme’nin kabul ettiği dar istisnaların kapsamına girdiğini savunduğu belirli kategorileri tek tek sıralıyor.

Kararnameye göre, çocuğun ebeveynlerinden hiçbiri ABD vatandaşı değilse ve ebeveynlerden biri aşağıdaki kategorilerden birine giriyorsa federal kurumların çocuğun ABD vatandaşlığını tanıyan belgeyi düzenlememesi öngörülüyor:

  • ABD tarafından “yabancı düşman” kabul edilen kişiler, belirlenmiş bir Yabancı Terör Örgütü’nün üyeleri veya “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist” statüsündekiler,
  • Yabancı büyükelçiler, konsolosluk çalışanları ve resmî görevle ABD’de bulunan yabancı devlet çalışanları,
  • Belirli uluslararası kuruluşlarda diplomatik dokunulmazlığa sahip çalışanlar,
  • Çocuğa ABD vatandaşlığı kazandırmak için ticari bir “doğum turizmi” hizmetinden yararlanan ebeveynler,
  • ABD’de bulunan bir taşıyıcı anneyle, vatandaşlık amacı taşıdığı değerlendirilen ticari bir anlaşma yapan kişiler. 

Kararname ayrıca federal yasayla otomatik vatandaşlığın tanınmadığı ABD topraklarında veya karasularında doğan bazı kişilere ilişkin bir hüküm de içeriyor.

İstisnalar neden tartışılıyor?

Yeni düzenlemenin en dikkat çekici bölümlerinden biri, ebeveynlerden birinin ABD hukukuna göre belirlenmiş bir Yabancı Terör Örgütü’nün üyesi olması veya “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist” sayılması hâlinde, çocuğun otomatik vatandaşlığının tanınmamasını öngörüyor.

  • Trump yönetimi bunu, yabancı düşmanlar ve ülke üzerinde normal yargı yetkisinin uygulanmadığı bazı tarihsel istisnalarla aynı hukuki zemine oturtmaya çalışıyor. Ancak Yüksek Mahkeme’nin Haziran kararında tanımlanan klasik istisna, esas olarak düşman bir ordunun fiilî işgalini kapsıyordu. Bu nedenle terör örgütü üyelerinin de aynı kategoride değerlendirilip değerlendirilemeyeceği yeni davalara konu olabilir.

Yabancı diplomatların çocukları ise doğum hakkı vatandaşlığının uzun süredir kabul edilen istisnaları arasında. Bunun nedeni, diplomatların ABD’de bulunsalar bile diplomatik dokunulmazlık nedeniyle ülkenin yargı yetkisine diğer yabancılarla aynı biçimde tabi olmaması.

Yeni kararname ise bu istisnayı diplomatların ötesine taşıyor. Konsolosluk personeli, yabancı devlet adına resmî görev yürüten çalışanlar ve belirli uluslararası kuruluşların dokunulmazlığa sahip personeli de kapsam içine alınıyor. Bu genişletmenin tamamının Yüksek Mahkeme’nin tarihsel istisna anlayışıyla uyumlu olup olmadığı da mahkemeye taşınacak sorulardan biri olabilir.

Doğum turizmiyle ilgili kararname

İkinci kararname doğrudan “doğum turizmini” hedef alıyor. Metinde doğum turizmi, bir yabancının göçmenlik başvurusu olmadan vizeyle ABD’ye, temel amacı ABD topraklarında doğum yapmak olacak şekilde girmesi veya başka bir yabancının bu amaçla ülkeye girişini kolaylaştırması olarak tanımlanıyor.

Dışişleri ve İç Güvenlik bakanlarına bu uygulamayı engellemek için yeni kurallar çıkarma yetkisi veriliyor. Kararname kapsamında yetkililer:

  • Doğum yapmak amacıyla seyahat ettiğinden şüphe edilen kişilere vize veya seyahat izni vermeyebilecek,
  • Mevcut vizeleri iptal edebilecek,
  • Bazı kişilerin ülkeye girişini kalıcı olarak yasaklayabilecek,
  • Geçmişte doğum turizmi yaptığı belirlenen kişilerin girişini reddedebilecek veya sınır dışı süreci başlatabilecek,
  • Doğum turizmini organize eden şirketler ve kişiler hakkında işlem yapabilecek.

İnsani gerekçeler veya ABD’nin ulusal çıkarı söz konusu olduğunda Dışişleri ya da İç Güvenlik Bakanı istisna tanıyabilecek.

ABD’de doğum yapmak için seyahat etmek zaten yasak değil miydi?

Burada önemli bir ayrım var. ABD, 2020’den bu yana B tipi ziyaretçi vizelerinde yalnızca çocuğa ABD vatandaşlığı kazandırmak amacıyla yapılan “doğum turizmi”ni zaten kabul edilebilir bir seyahat gerekçesi saymıyordu.

  • Dışişleri Bakanlığı’nın mevcut düzenlemesine göre bir konsolosluk görevlisi, kişinin temel seyahat amacının ABD’de doğum yaparak çocuğuna vatandaşlık kazandırmak olduğuna inanırsa B tipi vize başvurusunu reddedebiliyor.

Yeni kararname mevcut uygulamayı daha kapsamlı hâle getiriyor; vize iptali, kalıcı giriş yasağı ve organizatörlere karşı işlem gibi ek yaptırımları açık biçimde gündeme getiriyor.

Hamile bir kadının ABD’ye seyahat etmesi yasaklanabilir mi?

Kararnameye göre tek başına hamile olmak ülkeye giriş yasağı anlamına gelmiyor. Belirleyici unsur seyahatin temel amacı. Kişinin turizm, aile ziyareti, iş veya başka meşru bir nedenle ABD’ye seyahat etmesi ile yalnızca ABD’de doğum yaparak çocuğa vatandaşlık kazandırmak amacıyla gelmesi birbirinden ayrılıyor.

Mevcut ABD vize politikasında da hamilelik tek başına ret nedeni değil. Ancak konsolosluk görevlileri doğumun temel seyahat amacı olduğunu düşündüklerinde başvuruyu reddedebiliyor.

Doğum turizmi ne kadar yaygın?

Kesin sayı bilinmiyor. ABD hükümetinin yalnızca vatandaşlık elde etmek için ülkeye gelen hamile kadınların sayısını ayrı bir kategori olarak kaydeden kapsamlı bir veri seti bulunmuyor.

Göç konusunda daha sıkı politikaları savunan Center for Immigration Studies, 2016-2017 dönemine ilişkin bir çalışmada yılda yaklaşık 20-25 bin doğumun “doğum turizmi” kapsamında yapılmış olabileceğini tahmin etmişti. Daha yakın nüfus verilerine dayanan tahminlerde ise yıllık sayının yaklaşık 22-26 bin arasında olabileceği belirtiliyor. 2024’te yabancı adres bildiren annelerin yaptığı doğum sayısı ise yaklaşık 9 bin 600 olarak kaydedildi.

Yeni kararname ile doğum turizmiyle doğan çocukların vatandaşlığı iptal edilebilir mi?

Kararname metninin en kritik bölümlerinden biri burada ortaya çıkıyor. İlk kararname, ebeveynlerin “çocuğa doğum hakkı vatandaşlığı kazandırmak amacıyla ticari bir işlem” yapması hâlinde federal kurumların çocuğun vatandaşlığını tanımamasını öngörüyor. Buna ABD’ye doğum yapmak için gelmeyi sağlayan ticari hizmetler ve ABD’deki taşıyıcı annelerle yapılan bazı anlaşmalar da dahil ediliyor.

  • Yüksek Mahkeme’nin Haziran kararında, ABD’ye “iş veya kişisel tercih nedeniyle” geçici olarak gelen yabancıların da ülkenin yargı yetkisine tabi olduğu ve burada doğan çocuklarının vatandaşlık hakkına sahip olduğu belirtildi. 

Bu nedenle ebeveynin seyahat amacının, çocuğun Anayasa’dan kaynaklanan vatandaşlığını ortadan kaldırmak için yeterli olup olmayacağı yeni düzenlemenin en tartışmalı hukuki başlıklarından biri olacak.

Taşıyıcı annelik neden kararnameye girdi?

Yeni kararname ebeveynlerin ABD’de bulunan bir taşıyıcı anneyle, çocuğa doğum yoluyla vatandaşlık sağlamak amacıyla ticari anlaşma yapmasını da vatandaşlığın tanınmayabileceği durumlar arasında sayıyor.

Ancak taşıyıcı annelik ABD’de eyaletlere göre farklı biçimlerde düzenlenen karmaşık bir alan. Bir anlaşmanın “vatandaşlık satın alma amacı” taşıdığının nasıl belirleneceği ve yasal taşıyıcı annelik sözleşmelerinin nasıl ayrıştırılacağı henüz açıklanmış değil.

Federal kurumların uygulama esaslarını 30 gün içinde yayımlaması bekleniyor.

Trump neden yeniden kararname yolunu seçti?

Yüksek Mahkeme kararından sonra Trump, Kongre’nin bu konuda harekete geçmesini istemişti. Ancak 6 Ağustos’ta yeni bir yasa beklemek yerine yürütme yetkisini kullanarak daha dar kapsamlı iki kararname imzaladı.

Beyaz Saray’ın stratejisi önceki girişimden farklı. İlk kararname, artık ABD’deki bütün geçici veya izinsiz göçmenleri vatandaşlık hakkının dışında bırakmaya çalışmıyor. Bunun yerine mahkemenin kabul ettiği tarihsel istisnaları yorumlayarak daha sınırlı gruplar oluşturuyor.

Trump da imza töreninde yeni düzenlemelerin Yüksek Mahkeme kararının ardından yapılan “uyarlamalar” olduğunu söyledi ve bu kez düzenlemelerin Anayasa’ya uygun olacağını düşündüğünü belirtti.

Mahkeme Trump’ın ilk girişimini neden reddetti?

Yüksek Mahkeme’nin çoğunluğu, 14. Değişiklik’in temel ölçütünün ebeveynlerin göçmenlik statüsü değil, çocuğun ABD’nin yargı yetkisine tabi olup olmadığı olduğuna hükmetmişti.

  • Mahkemeye göre ülkeye geçici olarak gelen yabancılar da ABD yasalarına uymak zorunda ve mahkemelerin yetkisine tabi. Dolayısıyla çocukları da Anayasa’daki “yargı yetkisine tabi” şartını karşılıyor.

Mahkeme ayrıca 14. Değişiklik’in hazırlanması sırasında ebeveynin ikamet statüsünü vatandaşlık şartı hâline getiren bir düzenlemenin kabul edilmediğine dikkat çekti.

Kararnameler hemen uygulanacak mı?

Doğum hakkı vatandaşlığına ilişkin kararname, ilgili federal kurumların kendi uygulama kurallarını hazırlamasını gerektiriyor. Dışişleri, Adalet ve İç Güvenlik bakanlıkları ile Sosyal Güvenlik İdaresi başta olmak üzere ilgili kurumların 30 gün içinde kamuoyuna uygulama rehberi yayımlaması öngörülüyor.

Doğum turizmi kararnamesi ise Dışişleri ve İç Güvenlik bakanlarına mevcut kuralları ve operasyonel talimatları değiştirme yetkisi veriyor.

Ancak davaların hızla açılması hâlinde federal mahkemelerin kararnamelerin tamamını veya belirli hükümlerini yürürlüğe girmeden önce geçici olarak durdurması mümkün.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Canlı Gündem

Anbean ekonomi, iş dünyası, teknoloji, politika ve kültür-sanat gündeminin en önemli maddeleri. Kısa, yalın, öz bir şekilde.