Üç noktayı birleştirin: Zeplin, Yunus Nadi ve 1929

Cumhuriyet gazetesinin kurucusu Yunus Nadi'nin "Kırk Dokuz Saat Zeplin ile Havada" adlı gezi kitabı ve bu geziye de yer veren 1929 adlı kurgu roman nerede kesişiyor?
Üç noktayı birleştirin: Zeplin, Yunus Nadi ve 1929

Cumhuriyet gazetesinin kurucusu Yunus Nadi'nin Kırk Dokuz Saat Zeplin ile Havada adlı bir gezi kitabı olduğunu, 1929 yılında bu geziye ilham veren 49 saatlik bir seyahate çıktığını, sonradan bu geziye de yer veren kurgu bir eserin yazıldığını biliyor muydunuz? 

Cumhuriyet gazetesinin kurucusu ve milletvekili Yunus Nadi’nin Graf Zeplin adlı hava gemisi ile macerası 1929 yılında başlıyor. Nadi, Avrupa üzerinde bu zeplinle yaptığı 49 saatlik uzun seyahatten izlenimlerini önce 1929 yılında Cumhuriyet'te tefrika ediyor. Ardından Kırk Dokuz Saat Zeplin ile Havada kitabı 1930 yılında yayımlanıyor. Kitapta da belirtildiği gibi içindeki yazılar ilk başta Graf Zeplin’de bulunan telgrafla Cumhuriyet gazetesine anında ulaştırılıyor.

  • 1930’daki ilk ve tek basımından sonra tekrar neşredilmeyen ve bu sebeple ikinci el değeri bir hayli artan kitabı Gezegen Sahaf’ın bir müzayedesi sayesinde edinebilmek mümkün oldu. Seyahate ilişkin çok sayıda siyah-beyaz fotoğrafın da yer aldığı 104 sayfalık kitap, Cumhuriyet gazetesinin de basıldığı Cumhuriyet Matbaası’nda basılmış. 

Yunus Nadi'nin 49 saat Graf Zeppelin ile Havada kitabının kapağı.

İçi havaî sefine, tayyare, gazete karileri, cevelân gibi eski dilde kelimelerle bezeli bu gezi kitabı, hem tarih hem havacılık meraklılarına ilginç gelebilecek onlarca ayrıntıyla dolu. Nadi, kitabını şu sözlerle Türk milletine ithaf etmiş:

“Karalarının ve denizlerinin olduğu gibi göklerinin hudutlarını da korumak için anlayışlı fedakarlıklarının en ilerisini güle oynaya ihtiyar etmekte olan büyük Türk milletine ithaf olunmuştur.”

Daha önce Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilen yazılarını kitap hâlinde neşretmesinin gerekçesini ise şöyle açıklıyor: 

“Memleketimizde tayyareciliğe karşı çok memduh milli bir alaka beslenilmekte olduğu için hava vesaiti hakkında gördüklerimi ve duyduklarımı ufak risalelerde toplamak hevesinden kendimi alamamakta bulunuyorum. Bu hevesin tatminine mukaddeme olarak Graf Zeplin ile seyahatimin Cumhuriyet’te intişar eden notlarını bu kitapta bir araya topluyorum. Bu seyahat benim Cumhuriyet karileri hesabına candan bir alaka ile ve büyük şevkler, memnuniyetler içinde yaptığım bir seyahattir. İstedim ki maksudu Türklerin hava işlerine alakalarını çoğaltmak olan bu teşebbüs berhava olup gitmesin.”

  • Not: Kıraat kökünden gelen kari (çoğulu kurrâ imiş) tahmin edileceği üzere okuyucu demek.

Tefrika hâlinde yayımlanan seyahate ilişkin bir gazete kupürü.

Zeplin yolculuğundan önce Dornier X tayyaresi ile Konstans gölü üzerinde bir geziye çıkan Nadi, biletleri günler öncesinden tükenmiş olan Zeplin yolculuğu için nasıl canhıraş bir mücadele vererek "biz değerli karileri" için yer bulmak şerefine nail olduğunu da şu sözlerle anlatıyor: 

“… Zeplin ile velev ki Almanya üzerinde bir seyahat yapmak imkânı hasıl olduğu zaman damarlarımda nasıl ateşli bir kanın cevelan etmiş olduğunu şimdi daha iyi takdir edersiniz. Bu seyahate iştirak edebilmek için bütün Almanya’nın altını üstüne getirdim desem mübalâğa olmaz. … Ben gazeteci behemehal seyahate iştirak etmeli, hulâsa Zepline binmeliydim. Temin ederim ki kendim için değil, bilâkis sizler için, karilerim için!... Hakiki gazeteci kendisi için değil, karileri için yaşıyan bir mahlûktur.”

Graf Zeppelin'i gösteren posta pulu.

Nihayet mutlu sonla biten bu arayış sonucu Friedrichshafen kentine gelen Nadi, 21 Ekim 1929 tarihinde Zeplin yolculuğuna başlar. Önce Münih’e daha sonra güneye Viyana’ya doğru devam eden seyahatin ileri duraklarında Sofya ve Bükreş gibi Balkan şehirlerinin üzerinden geçerek bu kez Macaristan ve Çek Cumhuriyeti güzergahından Friedrichshafen kentine döner. 

  • Dönüş güzergahındaki Breslav’da inerek Berlin seyahatine buradan trenle devam etmek isteyen Yunus Nadi, hava muhalefeti nedeniyle Friedrichshafen’da inmek durumunda kalmış. Ayrıca zeplin yolculuğunun başından itibaren, özellikle Sofya’ya yaklaştıklarında güzergahta İstanbul’a da uğranılması gerektiğinde ısrarcı olmuş. 

Zeplindeki ikramlardan, hava gemisinin iç tasarımına kadar birçok ayrıntıyla bezeli eseri, çoğunluğu Yunus Nadi’ye ait olmak üzere tayyareciliğe dair Cumhuriyet gazetesinde daha önce yayınlanmış yazılardan oluşan Tayyareciliğe ait müteferrik yazılar adlı bir lahika (ek) ile son bulmuş. 

Bir acayip roman: 1929

Başta da bahsettiğimiz 1929 ise daha da acayip bir roman. Ahmet Sipahioğlu’nun elinden çıkma bu ilginç hikayenin kahramanlarından biri Yunus Nadi ve tabii ki onun en azından o zamanlar için hayli meşhur zeplin seyahati… 

Ahmet Sipahioğlu'nun Metis Yayınları'ndan çıkan 1929 romanı.

Ama Nadi yalnız değil. Ünlü ruh ve sinir hastalıkları uzmanı Mazhar Osman’dan medyum Enis Behiç’e, Dadacılar ve Beyaz Ruslardan güzellik yarışması namzetlerine, herkes burada. Sipahioğlu, ismiyle müsemma romanında dönemin gerçek kişilerini kurgu karakterlerle harmanlayarak 1929 yılının hikayesini anlatıyor. Ve hatta kitabın başında da şöyle uyarıyor: “Bu kitapta yer alan kişi ve olayların bazıları gerçektir.” 

  • Arka kapakta ise kitabın editörü “İster bir roman gibi okuyun ister saatli maarif takvimi gibi” diyor.

Editörün hakkı var. Sipahioğlu mizahi üslubu elden bırakmadan muazzam bir tarihsel kolaj yapmış. Kolaj, yazarın uzmanlık alanı zira kendisi güzel sanatlar alanında profesör; görsel anlatım ve kurmaca konularında çalışıyor. Amma velakin gerçek kişileri ve olayları anlatırken gerçekliğe de o kadar bağlı kalmıyor. Çok da iyi yapıyor. Zira, Yunus Nadi’nin Zeplin seyahatinden daha önce haberdar olan ben bile kitapta kurgulanmış seyahat havadisleri geldikçe meraklanmadan edemedim. 

Tefrika hâlinde yayımlanan seyahate ilişkin bir gazete kupürü.

Adı Yunus Nadi olarak zikredilmese de yazar bizi romanın 188. sayfasında Zepelin başlıklı habere imza atan başyazarımız ile tanıştırarak seyahatin müjdesini veriyor: 

“Aziz ve kıymetli karilerim; bu makaleyi ne kadar heyecanlı ve istekli bir şekilde kaleme alıyorum, tahmin bile edemezsiniz. Sebebi şu; bir hafta kadar önce Alamanya’nın İstanbol konsülat jeneralinden aldığım bir davetle, kısmetse öbürgün, haberlerini daha önce de gazetemizde neşrettiğimiz Herr Von Graf’ın meşhur Zepeliniyle bir Evropa turuna iştirak etmemiz bahis konusu olmuştur.” 

Romanın devamında başyazarımız 6 Eylül 1929’daki gibi kah zepline karşı tayyareyi savunan Con Ahmet’e verip veriştiriyor kah seyahat intibalarını paylaşıyor. 

İşte tam da burada Sipahioğlu’nun muzip muhayyilesi devreye giriyor. Zeplin’ini İstanbol’a getiriyor, başyazarın yokluğunda bunu fırsat bilen ve başyazarın makamına yerleşen işbilir ve uyanık muhabire önce şöyle dedirtiyor:

"Göklerde Facia: İçinde Başyazarımızın Da Bulunduğu Meşhur Graf Zepelin Hava Gemisi Balkanlar Üzerinde Arızalandı ve Kayboldu!.. Başyazarımızın Hayatından Endişeliyiz!.." 

Birkaç gün sonra da "Müjde!.. Balkanlar Üzerinde Graf Zepelin’le Dolaşırken Kaybolan Başyazarımız Şehrimize Döndü!" diye müjdeyi veriyor. 

Sonunda ne mi oluyor? 

“Çık ulan odamdan. Serseri!..”

“?!?!?!”

“Ne demek istiyorsun ulan sen?.. Ne kaybolması?.. Ne kargası?.. Yok üşümüşüm de, yok ayrılmak için Dr. Ekener’den müsaade almışım da!.. Ne yapmaya çalışıyorsun? Neyin peşindesin?.. Ukala herif! Kovuldun!.. Defol! Gözüm görmesin seni! Gazetecilik mesleğine kendi ellerinle nihayet verdin. Yazıklar olsun sana!.. Yıkıl karşımdan. Bir de yokluğumdan istifade edeceğini zannedip, kendini aklısıra başyazarın yerine koyuyor utanmadan. Benim masamda oturuyor, benim cıgaralarımı tüttürüyor. Defol!..” 

Başyazarımız Yunus Nadi ile muhabirimiz arasında gerçekten böyle bir diyalog geçti mi? Bilmiyoruz, muhtemelen hiçbir zaman da öğrenemeyeceğiz. Hatta iyi ki de öğrenemeyeceğiz…

Sonuç niyetine

Yunus Nadi’nin Kırk Dokuz Saat Zeplin ile Havada’sı 1930’da, Ahmet Sipahioğlu’nun 1929’u da 1997’de ilk ve maalesef tek baskılarını yapmış. Ne demişti Oğuz Atay? 

“Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto KitapAposto Kitap

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🏺 Arkeofillere rehber, Yunus Nadi ve zeplinler

Arkeofili: Arkeoloji Meraklısının Elkitabı'nın yazarı Erman Ertuğrul ile söyleşi. FABİSAD'ın Mavi Anka Onur Ödülü'nün sahibi. Yunus Nadi ile bir zeplinin kesişimi.

10 Ağu 2024

Görsel: Aposto

YAZARLAR

Akansel Yalçınkaya

İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde öğretim üyesi. Akansel Yalçınkaya, Lisans derecesini 2009 yılında Anadolu Üniversitesi'nden, yüksek lisans derecesini ise 2013 yılında İstanbul Üniversitesi'nden aldı. "Devlet, Aktör ve Değişim: 1983-2013 Yılları Arası Türk Havayolu Taşımacılığı Alanında Kurumsal Değişim" adlı doktora tezini 2018 yılında tamamladı. Kurum ve sektör tarihi yazımı, işletme ve yönetim tarihi, havacılık tarihi ile örgüt sosyolojisi konularına ilgi duyuyor.

Aposto Kitap

Kitap incelemeleri, edebiyat haberleri, editörden okuma önerileri.

İLGİLİ OKUMALAR