Uçurumun Kıyısından

Premier League’e dönüş yaptıkları geçen sezonu 9. sırada bitirerek beklentilerin üzerine çıkan Leeds United, bu sezon rüyadan uyanıp gerçeklerle yüzleşti. Peki geçen sezon sadece aldığı sonuçlarla değil oynadığı oyunla da birçok futbolseveri etkilemeyi başaran Beyazlar bu sezon neden bu kadar ciddi bir düşme tehlikesi yaşadı?
Uçurumun Kıyısından

Sezon başında Daniel James ve Junior Firpo eklemelerini yaparak Jack Harrison'ın bonservisini alan Leeds, ilk altı maçta sadece üç puan toplayarak sezona oldukça kötü bir giriş yaptı. Sezon devam ederken zamanla işler rayına sokan Bielsa ve öğrencileri Premier League’de orta sıralara tırmanmayı başarsa da üst üste gelen sakatlıklar takımı tekrar raydan çıkardı ve istenmeyen skorlar Leeds için çok uzakta değildi.

  • Özellikle aralık ayında üst üste alınan 7-0’lık Manchester City ve 4-1’lik Arsenal mağlubiyetleri, altı puanlık kaybın ötesinde aynı zamanda özgüven zedeleyiciydi.

Görsel: Arsenal FC


Yine de bir şekilde kendisini ara transfer dönemine atan Leeds’te birkaç tane nokta atışı transfer beklenirken transfer dahi yapılmamış olması işlerin daha da kötüye gideceğine dair bir işaretti. Nitekim şubat ayı tam olarak beklendiği gibi geçti. Beş maçlık fikstürde yalnızca bir puan alabilen ve kalesinde 20 gol gören Leeds’te düşme tehlikesi iyiden iyiye hissedilmeye başlanmış ve efsane statüsündeki Bielsa’ya yönelik eleştiriler artmıştı.

Kadrodaki kilit isimlerin eksikliğine ve ideal oyun ezberinin eskisi kadar iyi uygulanamamasına rağmen Arjantinli menajer, bire bir prese dayalı yüksek enerji talep eden ana planından vazgeçmeyerek yaşanan hezimetlerin önünü açmıştı. Halbuki sakatlıklarla boğuşan Leeds United’ın o dönemki ihtiyacı, cazip bir oyun anlayışından ziyade pragmatist dokunuşlar ve tek maçlık planlarla maksimum puanı elde etmekti. Ancak Marcelo Bielsa bunun tam tersi bir tutum içerisindeydi.

  • Bu sebeple kaçınılmaz son geldi ve Beyazlar’ın tarihinde yerini almış efsanevi menajerle yollar ayrıldı. Bielsa’nın yerine ise son olarak RB Leipzig’de çalışmış olan Jesse Marsch getirildi.

Görsel: Sports Illustrated


Hem fiziksel hem de zihinsel olarak yıpranmış bir takım devralan Amerikan menajer bu durumu nisan ayındaki bir röportajında “Bu oyuncular aşırı antrene edilmiş. Bu, onları fiziksel, zihinsel, psikolojik ve duygusal olarak yıpratmış.” sözleriyle açıklamıştı. Dolayısıyla Marsch’ın yeni işine takımın antrenman metodolojisini değiştirerek başladığını söyleyebiliriz.

Saha içinde dizilişi ve oyun mantalitesini de değiştiren Amerikan menajer takımı toparlamış gibi gözükse de alınan sonuçlar inişli çıkışlıydı ve düşme tehlikesi hâlâ hissediliyordu. Ligde son haftaya girilirken küme düşecek son takım için iki adaydan biri olan Leeds United’ın ligde kalabilmek için öncelikle Burnley’nin puan kaybetmesi gerekiyordu. 

  • Çünkü genel averajı çok daha yüksek olan Burnley kazandığı takdirde ligde kalan taraf olacaktı. Fakat maçların başlamasından 20 dakika sonra Turf Moor’dan gelen güzel haberle birlikte gözler Brentford Stadyumu’na çevrildi.

İkinci yarının başında golü bularak öne geçen Leeds, 80. dakika topu ağlarında gördü. Beraberliğe rağmen Burnley mağlup durumda olduğu için Beyazlar ligde kalacaktı fakat son dakikalarda Jack Harrison’un kaydettiği golle birlikte Leeds taraftarları kutlamalara başladı. Kulüp tarihine geçecek bu dramayla birlikte ligde kalan Leeds United, adeta uçurumun kıyısından dönmüş oldu.  

Görsel: NBC Sports


Kırılma Anı

Leeds United için sezonun kırılma anı hiç şüphesiz felaket geçen şubat ayının ardından Marcelo Bielsa ile yolların ayrılmasıydı. Kulüp tarihinde yer edinmiş olan efsanevi menajerle yolları ayırmak her ne kadar kalp kırıcı olsa da hem oyun hem de gelinen nokta itibarıyla yönetim doğru hamleyi yapmış gibi gözüküyor. Zaten takımın beş maçta 20 gol yiyip sadece bir puan topladığı şubat ayından sonra menajer kim olsa değişirdi büyük ihtimalle. Çünkü böyle bir travma halihazırda yoğun antrenman yüzünden yıpranmış olan oyuncu grubunun menajeri sorgulamaya başlamasına sebep olurdu.

Menajere Not

Marcelo Bielsa: 3/10

Her ne kadar sezonun ilk yarısında yaşanan sakatlıklara rağmen takımı düşme hattının üzerinde tutmuş olsa da takımın ihtiyaç duyduğu rötuşları yapmayıp talepkâr oyununa sadık kalarak yıkıcı sonuçların önünü açtı. Bunu belki de ocak ayının boş geçilmesiyle birlikte yönetime tepki koymak için yaptı fakat her halükârda ortada bir başarısızlık olduğu kesin.

Jesse Marsch: 6/10

Sezon ortasında gelen menajerleri bir yaz kampı ve transfer sezonu geçirmeden değerlendirmek doğru değildir fakat Jesse Marsch Leeds United’da sadece saha içindeki antrenörlüğüyle değil saha dışında takımın bozulmuş psikolojik ve zihinsel durumunu yönetmesiyle de iyi bir iş çıkarmış gibi duruyor. Her ne kadar üst üste galibiyetler alamamış olsa da saha içinde daha gerçekçi ve rekabetçi bir Leeds gördük. Bielsa’nın sahanın her yerinde bire bir prese dayalı enerjik oyunu yerine daha kontrollü bir alan presi tercih eden Amerikan menajer topla 4-2-3-1, topsuz 4-4-2 gibi bir dizilişle Beyazlar’ı ligde tutmayı başardı.

Sezonun Oyuncusu: Raphinha

Kötü geçen sezonun ardından sezonun oyuncusu için pek fazla aday yok diyebiliriz. Yine de biri sezonun son maçında Brentford’a karşı olmak üzere 11 gol atıp üç asist yapan Raphinha’nın sezonun oyuncusu olarak öne çıktığı görülebiliyor. Jack Harrison ve Rodrigo’yla birlikte takımın gol yükünü sırtlanan Brezilyalı kanat oyuncusunun geçirdiği parlak sezon onu sadece Leeds özelinde sezonun oyuncusu yapmadı aynı zamanda önemli kulüplerin transfer hedefi haline de getirdi. Bu kulüplerin başında Barcelona geliyor. Çıkan son haberlere göre Leeds Barcelona’nın 55 milyon £’luk teklifini reddetti fakat Barca’nın ilgisinin hâlâ devam ettiği de söyleniyor.

Görsel: Caught Offside


Beklentiler: 2022/23 Sezonu

Beyazlar’ın yeni sezondaki hedefi yine ligde kalmak olmalı fakat orta sıralara tutunmak da hiç hayalperestlik olmaz. Bunu başarabilmek için öncelikle menajer Jesse Marsch’ın istekleri doğrultusunda nokta atışı transferler yapılmalı ki yönetimin de niyeti bu gibi gözüküyor. Marsch’ın çok istediği bilinen RB Salzburg’dan vatandaşı Brenden Aaronson Leeds United’ın açıkladığı ilk transfer oldu. Aaronson’un profili itibarıyla Marsch’ın şimdiye dek gösterdiği 4-2-3-1 dizilişinde presçi ve dinamik 10 numara rolünü üstleneceğini öngörebiliriz. Yaz transfer sezonu ve yaz kampıyla birlikte Amerikan menajer oyun kimliğini sahaya tam anlamıyla yansıtma imkânı bulacak ve daha önce hiçbir Amerikan menajerin tutunamadığı Premier League’deki ilk tam sezonunda akıllarda iz bırakmak isteyecektir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Nasıl Geçti?: Burnley, Leeds United

Burnley için hayal kırıklığı hamle hangisiydi? Leeds neden bu kadar tökezledi?

04 Haz 2022

Nasıl Geçti?: Burnley, Leeds United

YAZARLAR

Tarık Şarapçıoğlu

Yazar @ This Is England

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR