Üretken Yapay Zekâ

Sanatın ve Gerçekliğin Sınırlarını Yeniden Şekillendiren Yapay Zekâ
Üretken Yapay Zekâ

Yazan: Gökçen YÜCEL, Fütüristler Derneği Üyesi, Yapay Zekâ Hukuk Müşaviri

Son dönemde teknoloji dünyasında adını sıkça duyduğumuz üretken yapay zekâ temel olarak ses, görüntü ve metin içerik üretebilen bir yapay zekâ teknolojisidir. Bu teknoloji ile daha önce var olmayan bir ses veya görüntü sentetik olarak üretilebileceği gibi bir başkasına ait ses veya görüntünün dijital kopyası da üretilebilmektedir. Örneğin; 1991 yılında hayatını kaybeden Dünyaca ünlü ses sanatçısı Freddie Mercury’in sesi yapay zekâ teknolojisi ile dijital olarak üretilmiş ve bu sese “Yalancı Bahar” şarkısı söyletilmiştir. Öte yandan Ziraat Bankası tarafından hazırlanan bir reklam filminde 2000 yılında yaşadığı kalp krizi sonucu hayatını kaybeden ünlü oyuncu Kemal Sunal “Deep Fake” adı verilen yapay zekâ teknolojisi yardımıyla oynatılmıştır. Öyle ki ülkemizde çok sevilen oyunculardan birisi olan Kemal Sunal’ı bir reklam filminde karşısında gören seyirci hem duygulanmış hem de bu duruma oldukça şaşırmıştır. Esasen bu filmde, Kemal Sunal yerine başka bir oyuncu oynamış ancak elde edilen video görüntüsündeki yüz deep fake yöntemi kullanılarak Kemal Sunal’ın yüzü ile değiştirilmiştir. Burada yapılan değişim o kadar orjinale yakındır ki Kemal Sunal’ın yüz mimikleri dahi gerçekte onu canlandıran oyuncunun yüz mimiklerine göre değişim göstermektedir.  Ayrıca metin üreten yapay zekâ teknolojileri arasında en popüler olanlardan birisi olan ChatGPT’ye Mevlana’ya ait bir şiirin belirli dizeleri İngilizce’ye çevrilmek suretiyle verildiğinde ChatGPT bu dizelerin devamı niteliğinde ve bunlarla uyumlu olarak şiir dizesi yazmayı başarmıştır.

Buraya kadar anlattıklarımız göstermektedir ki üretken yapay zekâ birçok farklı endüstriyi kökünden değiştirebilecek güçte bir dönüşümün ayak seslerini bizlere duyurmaktadır. Yıllar önce hayatını kaybetmiş ünlü bir ses sanatçısının sesi ve görüntüsü dijital olarak üretilerek dijital konserler verilmesi mümkün hale gelebilecektir. Üstelik bu ses sanatçının geçmiş dönemde verdiği konserlerden alınan ses ve görüntüler yapay zekâ tarafından işlenmek suretiyle onun sanal bir kopyası da üretilebilecektir.  Böylece üretilen bu sanal kopya sanatçı verdiği dijital konserde seyircisiyle etkileşime girebilecek, seyircisinden gelen tezahürata ve şarkı taleplerine yanıt verebilecektir. Yine yıllar önce hayatını kaybeden dünyaca ünlü bir oyuncu üretken yapay zekâ sayesinde kendi sesi ve görüntüsüyle güncel bir filimde oynatılabilecektir. 

Bunun ötesinde daha önce hiç var olmamış bir ses sanatçısı veya oyuncu da üretken yapay zekâ teknolojisi kullanılarak dijital olarak üretilebilecektir. Üretilen bu ses sanatçısı kendi dijital konserlerini verebilecek ve kendi hayran kitlesini oluşturabilecektir.  Üretilen oyuncu ise çeşitli filmlerde oynatılabilecektir. Buradan anlaşılmaktadır ki gerçek ses sanatçısı ve oyuncular ilerleyen yıllarda dijital rakipleriyle baş etmek zorunda kalabilecektir. Zira üretilen dijital ses sanatçısı ve oyuncular toplum nezdinde ne kadar fazla kabul görür ve hayran kitlesine ulaşırsa konser ve filmlerde onların kullanılması yaygınlaşacaktır. Bugün oldukça popüler olan Barbie bebeklerinin 1952 yılında Almanya’da yayımlanmaya başlayan bir çizgi roman karakterinden doğduğunu düşündüğümüzde, bir çizgi roman karakterinden çok ötede sesi ve görüntüsü ile dijital ortamda gerçek bir insan gibi var olan bir ses sanatçısı veya oyuncunun büyük bir hayran kitlesine sahip olamayacağını söylemek mümkün görünmemektedir. 

Diğer taraftan metin üreten ChatGPT gibi yapay zekâ teknolojileri kullanılarak çeşitli edebi eserler, şiirler üretilebilecektir. Günümüzde bu konuda en çok tartışılan hususların başında bu edebi eserlerin fikri mülkiyet haklarının kime ait olacağı konusu yer almaktadır. ChatGPT gibi teknolojilerin bu eserleri üretmesi için öncelikle bu teknolojilere bir takım metin içeriklerin verilmesi gerekmektedir. Örneğin, ChatGPT’ye lirik tarzda, sonbahar temalı, dört dizeden oluşan bir şiir yazmasını istediğimizi metin olarak bildirmemiz icap etmektedir. Ardından ChatGPT bu tarza uygun sonbahar temalı bir şiir üretebilecektir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus ChatGPT’ye istediğimiz şiirin detaylarını ne kadar iyi verebilirsek ChatGPT bizim isteklerimize en uygun şiiri üretmeye çalışacaktır. Bu nedenle ChatGPT’ye girilen ve komut satırı adı verilen bu metin üretken yapay zekânın istenilen çıktıyı üretebilmesi açısından kritik bir rol üstlenmektedir. Bu nedenle üretken yapay zekânın ürettiği eserlerin fikri mülkiyeti hususunda üretilen eserin komut satırlarını oluşturan gerçek kişinin hak sahibi olabileceği kanaatindeyim. Öyle ki bu komut satırlarının nasıl oluşturulması gerektiğine ilişkin “prompt engineering” adı verilen bir meslek dalı bile gündeme gelmiştir. Üretken yapay zekânın hayatımızın içerisine derinlemesine nüfuz etmesine paralel olarak yapay zekânın istenilen çıktıları üretebilmesi için kritik rol üstlenecek bu meslek dalına mensup uzmanlar dolgun ücretlerle iş bulma imkanına sahip olabilecektir. 

Sanayi devrimiyle birlikte bir kısım mavi yakalı insanların yerini alan makineler, üretken yapay zekâ ile birlikte artık beyaz yakalı insanların bir kısım işlerini de üstlenebilecek seviyelere gelmektedir. Hatta bugüne kadar tamamen insana özgü işleri yaptığını düşündüğümüz ses sanatçılığı, oyunculuk gibi meslekler dahi üretken yapay zekâ tarafından icra edilebilir bir hale gelmektedir. Bu dönüşüm gerçek ve dijital dünyanın sınırlarının daha da silikleşeceği web 3.0 çağında metaverse ve benzeri dijital ortamlardaki yaşamı daha cazip hale getirecektir. Dijital olarak üretilen ses sanatçısı veya oyuncuları bizim içerisinde bulunduğumuz gerçek dünyada keyifle izlemek pekala mümkündür. Fakat gerçek dünyadaki bizlerin onların dijital dünyasına girdiğimizde yaşayacağımız deneyim gerçek dünyanın yer çekimi gibi fiziksel yasalarını ortadan kaldıracağı için çok daha eğlenceli ve keyifli anlar içerebilecektir. Tam da bu nedenle üretken yapay zekânın metaverse gibi dijital dünyalara olan talebi tetikleyeceği ve gerçek dünyanın sınırlarından kurtularak daha farklı, eğlenceli ve keyifli vakit geçirmek isteyen insanların bu dünyalara doğru yaşamlarını kaydırabileceği kanaatindeyim.

Gökçen Yücel | LinkedIn


Sevgili Okuyucularımız,

Fütürist Bülten hakkındaki görüş ve önerilerinizi [email protected]'a e-posta atarak bizlere iletebilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Fütürist BültenFütürist Bülten

BÜLTEN SAYISI

Üretken Yapay Zekâ

Sanatın ve Gerçekliğin Sınırlarını Yeniden Şekillendiren Yapay Zekâ

06 Eyl 2023

Üretken Yapay Zekâ

YAZARLAR

Fütürist Bülten

Fütüristler Derneği tarafından haftalık olarak yayınlanan makalelerden oluşan bültendir.

İLGİLİ OKUMALAR