
“... ve bağırdı annem tam kapıdan çıkarken” “yüreğini ört” “insanlar soğuk üşürsün!”
“Toprağa düşecekler, Baz bunu biliyor, toprağa düşerken doğa türkülerini söylemeye devam edecek. Bu türküler kefenleri olacak, onları sarıp sarmalayacak.”
“Biliyorsun, cezaevleri toplumsal üniversitelerdir. İnsan isterse cezaevinde kendini geliştirebilir. Bizleri üniversitelerden aldılar, getirip cezaevine koyular. Neden? Dünyayla, aynı şekilde üniversiteyle ilişkimizin kesilmesini istediler tabii. Bizi cezaevinin yalıtılmışlığı içinde dondurmak istediler. Ama zorbalar cezaevlerinin de üniversite olduğunu anlayamazlar.”
“İnsanın dünya üzerinde yalnız kaldığı anlar vardır... Böylesi anlarda, içini dökebileceği tek varlık bazen sadece yolu oraya düşmüş bir böcektir. Yalnızlığın ve dışlanmışlığın acısı, sıradan bir böcek de olsa bir dinleyici bulduğunda hafifler mi?”
“Evet, insan mutlu olmalı, hüzünlü olmalı, gülmeli, ağlamalı... Her şeyi yapmalı, her şeyi yaşamalı, ama yarım yamalak, her zaman yarım, hep eksik, her zaman solgun.”
“Zor kullanarak şiddetli esen bir rüzgârın yönünü değiştirebilir misin? Geceyi gündüze dönüştürebilir misin? Ayı, güneş yapabilir misin? İnsanların ruhu da böyledir. İnsan ruhu zorla terbiye edilmez.”
*Mehmed Uzun: Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık, Yaşlı Rind’ın Ölümü
Haftaya görüşmek dileğiyle...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Page
Page, tasarım ve kültür ortaklığından beslenen, toplumsal yapıyı sanat pratikleriyle eleştiren ve aktarmaya çalışan bir yayın olma hedefinde...
İLGİLİ OKUMALAR



