Yas ritüelleri

Toplumlar bize ne söylüyor?
Yas ritüelleri

Ritüeller, temsil ettikleri toplumların bütünleşmesini sağlayan ve diğer topluluklardan farkını gösteren sembolik aktivitelerden oluşuyorlar. Ve pek çok döngüde olduğu gibi, yas sürecine dair de pek çok ritüel mevcut. Ölüm hâlinde gerçekleştirilen cenaze törenleri, bunlardan en bilinenleri.

Yas tutma süresi bile, toplumların yasa bakış açısına göre değişebiliyor. Bizim toplumumuzda bu gibi durumlar için, 40 güne anlam yükleniyor genelde. Prof. Dr. Kemal Sayar şöyle diyor:

Esasen, yas tutma süresini bilimsel olarak kanıtlanmış bir rakamla belirtmek pek de mümkün değil. Dünya çapında birçok toplum normal bir yas sürecini birçok farklı şekilde tanımlamış. Bir yaşam boyu sürmesinin bile normal olduğu inancına sahip toplumlar mevcut. Öte yandan vefat eden kişinin cinsiyeti, inancı, toplumsal statüsünün de kültürel yasta önemli roller oynayabileceğini görüyoruz.”  

Tarihe bakıldığında, örneğin dul kadınlardan uzunca bir süre yas tutmaları beklendiği, ancak küreselleşme gibi nedenlerden dolayı, günümüzde yaşanılan kaybın ardından kişilerin yeniden evlenme sıklığı ve yas sürecini eskiye nazaran daha kısa sürede atlattıkları görülmekte. 

"Ölüm ve Yas Ritüllerine Dair Kavramsal Bir İncelemeisimli bir makalede yer alan bilgilere göre, yas ritüellerinin bir yakınını kaybetmenin verdiği üzüntüyü hafifletebilmeye yönelik olduğu ve ölüme dair yıllardır devam eden bilinmezliklere ışık tutmanın dinlerde evrensel olduğu belirtiliyor. Buna göre, modern dünyada bireylerin hayatında ölüm korkusu ve belirsizlik hâlâ bir tehdit olduğundan, değişen şartlarla  birlikte bu korkuyla baş edebilmek için bireylerin ritüellere daha fazla önem gösterdikleri görülmekteymiş. Bunun da sebebi olarak ritüellerin beklenmedik talihsizlik veya kötü sağlık durumlarında, bilinmeyenleri açıklamanın ve kontrol etmenin standart bir  yolunu sundukları ve hoş olmayan duyguları ifade etmenin ve rahatlamanın bir yolunu sağladıkları gösteriliyor. 

Makalede, özellikle ölüme dair yasın, kaybedilen kişinin yakınları arasında yaşanan toplumsal bir iletişim hâli olarak tanımlandığı belirtiliyor:

Örneğin;Türk toplumunda yakını ölen kişiye “başın sağ olsun”  şeklinde hitap edilirken Amerikan toplumunda söylenecek bir kalıp bulunmamaktadır. Genel  olarak “üzgünüm” ifadesi kullanılmaktadır. Yas tutma kişinin kayıp öncesi durumuna dönebilmesi için belli süreçlerden oluşmaktadır. Bu süreç ile başa çıkmak için dinsel inanç ve uygulamalar, örf  ve adetler gibi sosyo-kültürel faktörler kullanılabilmektedir. Genel olarak bireyler normal yas sürecinde inkârla başlayan bir depresif hâlin etkisine  girmektedir. Bu etki azalmaya başlayınca kaybı içselleştirmeye  başlamaktadır. Birey artık içsel bir biçimde var olmakta ve “o  ölmedi  yüreğimde yaşıyor”  gibi ifadelerle dışa vurulmaktadır. Bireylerin bu tutumu ölen kişinin acısını bastırmak için çabaladıkları uzun bir yas sürecini ortaya çıkarmaktadır. Bu yas sürecine ve ölüme bireyler ve toplum çeşitli anlamlar yükleyerek ritüelleri ortaya çıkarmaktadır. Bu ritüeller sayesinde ölenlerin tekrar yaşadığını hissederek ölen kişileri andıkları söylenebilir.”

Huffpost’ta yer alan "What Culture Teaches Us About Grief" başlıklı makalede de şöyle deniyor:

Ölüm ve ona verdiğimiz tepkiler kültürel olarak bu kadar farklı mı? Ölüm evrenselse, kederin de öyle olması gerektiğini varsaymamız gerekmez mi? Sonuçta, her kültür ölümü deneyimlediğine göre, her kültürün benzer şekilde yas tutmasını beklememiz gerekmez mi? Keder üzerine kültürler arası araştırmalar bize bu sorunun cevabının bir zamanlar inandığımızdan çok daha karmaşık olduğunu öğretti. Aslında, gerçekten onaylayabileceğimiz tek evrensel ifade, her kültürün kayba tepki vermenin yollarını geliştirdiğidir. Bunun ötesinde, çok az ortak nokta vardır. Her kültür farklı kayıplara üzülür.

Yas deneyimi de farklı kültürlerde farklılık gösterir. Bazı kültürler, kayba karşı onurlu ve sessiz bir tepki beklerken, diğer toplumlarda yas tutanların duygularını açıkça sergilemeleri beklenir. Kederdeki duygular da kültürler arasında farklılık gösterebilir. Bazı kültürler yalnızlık veya üzüntü duyguları beklerken, diğer kültürlerde kişiler öfke veya hiddet ile tepki verebilir.

Tüm bu bilgiler ışığında bana ilginç gelen bazı ritüeller şunlar oldu: 

  • Meksika’da ve ABD’nin Güney Batısında 31 Ekim-2  Kasım arası ölüler  günü (Ölüler Bayramı) kutlanmaktaymış. 
  • Yeni Hebridler'de ölmeden önce kulaklarınızı deldirmeniz gerekmekteymiş. Eğer deldirmezseniz, öbür dünyada susuz kalınacağına inanılırmış.
  • Jamaika kültüründe ölen çocukların ebeveynleri cenazeye katılmazlarmış. 
  • Doğu Hindistan’da eşlerinin kocalarının cenazelerine katılmalarına izin verilmemekteymiş. Nikaragua’da ise çocukların cenazeye katılmalarına izin verilmekte, ancak bir çocuk veya bir yetişkinin hasta olması durumunda, ölen kişinin vücudunun etrafındaki toksinler nedeniyle cenazeye gitmemeleri gerekmekteymiş. 
  • Endonezya'da yaşayan Toraja halkı için ölüm, yas tutulacak bir durum değil, aksine yaşamın doruk noktası ve kutlamaya değer bir olay olarak görülmekteymiş. Bu sebeple yüzlerce yıldır ölülerin ruhlarını onurlandırmak, onları atalarının yanına, ruhun son varış noktasına, ebedi dinlenme yerine teslim etmek amacıyla gösterişli cenaze törenleri ve ayinler düzenlemektelermiş.

Dinler, toplumlar ve gelenekler arasında birçok farklılaşma söz konusu mevzubahis yas tutmak olunca. Bu ritüeller sadece ölüme dair değil, kayıplar üzerine yaşanan her türlü yas sürecinde kişilerin süreci atlatmasına bir çeşit yardımcı aslında. Bireysel anlamda ise, herkese iyi gelen farklı bir ritüel söz konusu olabilir. Yeter ki yasını yaşamakta olan kişi için bir anlam ifade ediyor olsun…

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

İçimdeki Dünyaİçimdeki Dünya

BÜLTEN SAYISI

YASIMIZIN İÇİNDEN

İyi hissetmeye çalışmadan… Yasımızın yansımaları, yas ritüelleri, yasın evreleri.

12 Mar 2023

Dumbarton Castle, 1838. Artist: John Ruskin

YAZARLAR

İçimdeki Dünya

İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR