Yıl 2022, ‘Eski Tadı Yok’

Her yeni yıl, geçmiş yılların birikimidir
Yıl 2022, ‘Eski Tadı Yok’

Yazı: Günseli Özdemir

Favori yılımın neden 2022 olduğunu bilmiyorum. Bu zor seneyi neden seçtiğimi anlamak için geçmişte bir yolculuğa çıkıyorum, belki orada bazı ipuçları vardır. 

Yıl 2003 saat 15.00. Tarçın ve Arkadaşları’nı izliyorum. Gülçin’den kelebek ayakkabı bağlamayı öğreniyorum. Hemen kapıyorum ayakkabılarımı deniyorum ben de, heyecanla gösteriyorum anneme ‘Anne bak, bak… Ne güzel oldu di mi?’ O günden beri ayakkabılarımı hep kelebek bağlıyorum…

Yıl 2007 Birinci sınıfın ilk günü, annemin jilet gibi ütülediği gömleğimi ve eteğimi giyiyorum. Saçlarımı açık bırakıp anneme önlerini ördürüyorum, uçlarına da beyaz kurdeleler takıyoruz. Hâlâ renkli, şekilli bir sürü tokam var, zevkle takıyorum.

Yıl 2009 Barcelona - Real Madrid derbisini nefessiz izliyorum. Ne güzel maçtı o öyle.. O günden sonra hiçbir El Clasico'yu kaçırmıyorum ta ki Guardiola takımı bırakana, Ronaldo ve Messi takımlarından ayrılana kadar.

Yıl 2015 terapiden çıkıp okuldaki derse yetişmeye çalışıyorum. Kafamda bir milyon soru var ama yine de tek endişem derse yetişebilmek çünkü felsefe dersini kaçırmak istemiyorum.

Yıl 2019 Üniversiteyi de bölümümü de sevmiyorum ama en azından ne yapmak istemediğimi keşfettiğim yıl oluyor.

Gel Gelelim 2022. Ekonomi, iklim krizi, doğal afetler... Her şey alarm veriyor. Anneannelerimizin babaannelerimizin ‘Eski tadı yok, nerde o eski günler.’ cümleleriyle dalga geçerken daha 20’li yaşlarının başında olan bizler oturduğumuz her masadan ‘Abi geçen yılın 2 katı ya şaka mı?’ gibi cümleler kurmadan kalkmıyoruz. Her geçen gün daha sabırsız daha mutsuz daha umutsuz bir girdabın içinde buluyoruz kendimizi. Sıcacık evlerde anne keki eşliğinde uzun reklamları bekleyerek izlenen diziler, komşuculuk yerini kilit üstü kilit vurulan kapılara, ev sahibi - kiracı çatışmalarına bıraktı… Daha bahsetmediğim çok fazla şey var farkındayım, 7’den 70’e, hepimiz için çok zor zamanlar oldu ama bu yazının amacı sizi kedere boğup ‘Kötü günler bitti, sırada daha kötü günler var.’ demek değil.

2022’yi seçmemin bir sebebi varsa o da bu yılın bana öğrettiği en güzel iç görülerden biri: her zaman umut var. Buna ilk defa bu yıl kalpten inanıyorum. Hani derler ya ‘Her gecenin bir sabahı vardır,’ ben bu yılın kapanış cümlesini aynen bu söz olarak belirliyorum. ‘Nasıl’ sorusunu sorarak ilerlediğimde bir yolun elbet bulunabileceğini fark ettiğim bir döneme girdim. Hâlâ yolun çok başındayım, her an geri dönebilirim… Şaka bir yana, dönmek istemiyorum, işte tam da bu yüzden 2022 sevmesi zor bir sene olsa da birazcık sevebilmek istedim. 2022 sadece 365 günden ibaret değil 2023 de sadece 365 günden ibaret olmayacak her yıl bir önceki yılların birikimini taşıyor. Biliyorum ki 2005’teki o yerinde duramayan, renkli tokaları ile oradan oraya zıplayan kız çocuğu bugün hâlâ işe giderken zıplayan, fularsız dolaşmayı sevmeyen şimdiki hâlimi izlemekten keyif alıyor. O da biliyor eski tadı yok ama umut hep var.

Hazır bu yılın son demlerindeyken siz de bu yıl nelerin üstesinden geldiğinizi ya da gelemediğinizi düşünün. En güzel yıllarımız henüz yaşamadıklarımız olsun. Musmutlu bir yıl aralık ayı olması dileğiyle…

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

20'lik20'lik

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Sevdiğimiz yıllar

Geriye dönüyoruz! Kimler geldi, kimler geçti...

08 Ara 2022

gizem yıldırım

YAZARLAR

20'lik

20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.

İLGİLİ OKUMALAR