Berrak zihinler için yalın, zengin, bağımsız bir Türkçe dijital medya üyeliği.
Ücretsiz Kaydol →
Alev Karakartal ve Burak Altınok
Alev Karakartal Gazeteci. 33 yıllık kariyerinin 25’inde ana akım medyada muhabirlikten yayın yönetmenliğine kadar pek çok görevi üstlendi. Son 8 yıldır Türkiye’nin ekoloji ve iklim alanında en önemli yayın organlarından Yeşil Gazete’nin yayın yönetmenliğini yürüttü. Halen freelance olarak ulusal ve uluslararası ekipler kurarak araştırma dosyaları üretmekte, makaleler yayımlamakta, gazeteciler, gazetecilik öğrenileri ve sivil toplum çalışanları için uzmanlaşmaya yönelik atölyeler ve seminerler düzenlemektedir. Burak Altınok Gazeteci, medya araştırmacısı ve bağımsız teyitçi. Lisans eğitimi sürecinde çeşitli projelerle katıldığı TGC Aydın Doğan Vakfı Genç İletişimciler Yarışması’nda üç ödül kazandı. Yüksek Lisans mezunu. 2025’de Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nde yerel habercilik kategorisinde ödüle layık görüldü. 2019’dan bu yana serbest çalışıyor ve ulusal ve uluslararası düzeyde birçok medya kuruluşu için haber üretiyor.
"Marmara'da Kırmızı Pazartesi" yazı dizisi için çok sayıda bilim insanıyla, uzmanla, yerel yöneticilerle, sivil toplum temsilcisiyle, vatandaşlarla konuşuldu; açık kaynaklardan ulaşılabilen veriler analiz edildi. Sorunun ne olduğu ve neden kaynaklandığı konusunda hemen bütün uzmanlar hemfikirdi; veriler de onları doğruluyordu. Aynı uzlaşı konu çözüm önerilerine geldiğinde de devam etti.

2021 müsilaj felaketinin ardından hazırlanan 22 Maddelik Marmara Denizi’ni Koruma Eylem Planı’nda öngörülen eylemlerden şimdiye dek 11’i kısmen hayata geçirildi. Peki sorun nerede? Planlar neden hayata geçirilemiyor?

"Marmara'da Kırmızı Pazartesi" dosyasının son saha çalışması, Türkiye’nin ve Marmara’nın en büyük kenti, dünyanın en büyük kentlerinden biri olan İstanbul’da. Gayri resmi rakamlara göre 20 milyona dayanan nüfusu, çevre illere ve havzalara sanayi transferi yapılmasına rağmen tüm başat sektörlerin “başkenti” olan megakent, yıllar boyu Marmara Denizi’nin bu denli kirlenmesinde de en büyük katkıyı yaptı.

Marmara Denizi’ndeki müsilaja neden olan karasal kirliliğin izindeki yolculuğun son durağı Tekirdağ. Buradaki en önemli uğrak noktası ise dünyanın en kirli sularından biri olarak tanımlanan ve Ege’ye dökülmesine rağmen bölgedeki yüzlerce tesisin atık sularının derin deşarjla Marmara Denizi’ne gönderildiği Ergene Nehri.

Müsilaj sorununu, nedenlerini ve etkilerini anlamak için Marmara Denizi çevresinde çıkılan turun ikinci ayağı Çanakkale ve Kocaeli. 1970’in başına kadar sanayileşmesi gelişmemiş bir bölge olan Çanakkale, 1973’te “kalkınmada öncelikli iller” arasına alınınca teşvikler yoluyla sanayi yatırımlarına açılmış. Bakanlığın 2023’te yayımladığı “Çevre Durum Raporu”na göre, kent genelindeki 21 atık su arıtma tesisinin ise sadece altısı ileri biyolojik arıtma yapıyor.

"Marmara'da Kırmızı Pazartesi" dosyası için müsilajın son durumunu anlamak için İstanbul dışında Marmara Denizi kıyısındaki beş il daha ziyaret edildi: Balıkesir, Bursa, Kocaeli, Çanakkale ve Tekirdağ. Bilim insanlarının, yerel yöneticilerin, ekoloji aktivistlerinin halkın görüşleriyle müsilaja neden olan başlıca karasal kirlilik kaynakları ve bunun etkileri...

Bu yaz dört üniversiteden ve sivil toplum kuruluşlarından araştırma gemileri Marmara’ya açıldı, bilim insanları uzmanlık alanlarında araştırmalarını yürüttü, dalgıçlar ve balıkçılar deniz yüzeyinde ve altında müsilajı izledi. İşte 2025 yılı itibarıyla Marmara Denizi’nin hâli pür-melali…

2021’de Marmara Denizi’nin yüzeyini kaplayan müsilaj, tamamen bize ait olan tek denizimize hiç iyi davranmadığımızı katastrofik bir manzarayla gösterdi. Aradan dört yıl geçti. Müsilaj hâlâ orada, peki biz neredeyiz?

