100. yılında Cumhuriyet


Yapı Kredi’den Cumhuriyetin 100. yılında: Yarınlara Kartopu Cumhuriyetimizin 100. yılında Yapı Kredi , Yarınlara Kartopu projesiyle zihinsel gelişim döneminde olan 0-6 yaş aralığındaki çocuklara doğru araç ve eğitim desteği vererek ileriki hayatlarında başarıyı yakalamalarına destek olmayı amaçlıyor. Nasıl? Prof. Dr. Selçuk Şirin ve uzman proje ekibinin önderliğinde yürütülen proje kapsamında, 0-6 yaş arası çocuklara, gelişimsel olarak uygun deneyimler sağlamaları için eğitim içerikleri ve setleri hazırlandı. Farklı konu başlıklarında hazırlanan eğitim videolarıyla, çocukların gelişimine katkıda bulunmanın yanı sıra eğitmen rolü üstlenecek herkes destekleniyor. Neden önemli? Cumhuriyetimizin 100. yılına ithaf edilen Yarınlara Kartopu projesi ile Cumhuriyetimizin ikinci yüz yılında aydınlık bir gelecek inşa edebilmek için milyonlarca çocuğa ve ebeveyne ulaşılması hedefleniyor. Depremin yaralarını sarabilmek adına başta afetten etkilenen illerde başlatılan ve sonrasında tüm ülkeye yayılması planlanan Yarınlara Kartopu projesi ile çocukların sosyal, duygusal, fiziksel ve bilişsel becerilerini geliştirmelerine yardımcı olarak hayata mümkün olan en iyi şekilde başlamaları sağlanacak. 0-6 yaş aralığında çocuğu olan ebeveynler, Yarınlara Kartopu internet adresine üye olduktan sonra Prof. Dr. Selçuk Şirin ve ekibinin hazırladığı değerli içeriklere ücretsiz bir şekilde ulaşabiliyor.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Üç farklı 29 Ekim’den bize kalan
Umur Talu, Gazeteci
Cumhuriyet’in 100'üncü yılı, aynı zamanda Cumhuriyet'in belki de yolunu açan iki felaketin de yıldönümü.
Onlar da hatırlanmadan Cumhuriyet’in kıymeti belki biraz daha az anlaşılır.
Birinin 109, diğerinin 105’inci yıldönümü 29 Ekim.
O zaman ilk sorumuz: Osmanlı son büyük savaşına girmeseydi ne olurdu? Yahut farklı taraf seçmiş olsaydı?
Umur Talu'nun alternatif tarih senaryolarını tartıştığı yazısının tamamı, yarın “100. yılında Cumhuriyet” özel sayısı ile politika yayınımız Spektrum’da: Şimdi abone olun.
Kurtuluştan kuruluşa: Cumhuriyetin kadınları
Canan Güllü, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı
“Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” –Mustafa Kemal Atatürk
Osmanlı İmparatorluğu'nda 2. Meşrutiyet’ten sonra giderek dernek kurma yoluyla etkinleşen bir kadın hareketine tanıklık ederiz. Kurulan bu derneklerle kadınlar sosyal hayata giderek daha çok girmeye ve daha önce erkeklerin olan bir dünyada vazgeçilmez bir yer edinmeye başlarlar.
Kadın dernekleri Millî Mücadele'nin örgütlenmesi ve yürütülmesi sürecinde de etkin rol almışlardır. Birinci Dünya savaşı kadınların iş hayatına –çıkmamak üzere– girmesini sağlamıştır. Bu gelişmeler için kadın meselesinde cesur davranan lider Mustafa Kemal Atatürk ile siyasi kazanımlar elde edilmeye başlanmıştır.
Canan Güllü'nün kadınların Cumhuriyetin kuruluşu ve kurtuluşundaki emekleri üzerine olan yazısının tamamı, yarın “100. yılında Cumhuriyet” özel sayısı ile politika yayınımız Spektrum’da: Buradan abone olun.
Cumhuriyet’in sonuna mı geldik?
Evren Balta, Siyaset Bilimi Profesörü—Özyeğin Üniversitesi
Türkiye Cumhuriyeti yüzyıllık tarihi boyunca hiçbir zaman ideal anlamda bir cumhuriyet olamadı. Haklar ve özgürlükler ağır aksak ilerledi. Cumhuriyet tarihi neredeyse kalıcılaşan olağanüstü hâl rejimleri ve Türkiye’nin kurumsal ve siyasal alt yapısını alt üst eden askerî darbelerle sarsıldı. Her darbe dönemi arkasında ordu için ayrılmış özerk alanlar bıraktı. Darbeler Türkiye’yi bir türlü kurumsallaşamayan bir siyasal parti sistemine ve kendini düzen koruyucu olarak inşa eden bir ulusal güvenlik devletine mahkûm etti. İç tehditler araçsallaştırıldı ve özgürlükçü bir anayasal sisteme sahip olamamanın gerekçesi olarak kullanıldı.
Yine de 20. yüzyıl tarihi boyunca siyasal elitlerin söylemlerine, kamusal tartışmalara ve kurumsal düzenlemelere güçlü bir biçimde sirayet eden bir gün tam anlamıyla bir cumhuriyet olabilme fikri her zaman mevcuttu. 2010'a gelinceye kadar da askerî darbe dönemleri dışında Türkiye'de cumhuriyet değerleri OECD ülkelerinin artış ya da düşüş eğilimlerine sıkı sıkıya bağlı bir paralellik gösteriyordu. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına sağladığı haklar ve özgürlükler bakımından yakalamak istediği (medeni) ülkelerin altındaydı; ama cumhuriyet değerlerinin seyrine bakıldığında bu kümenin içindeydi.
Ancak Türkiye’de cumhuriyetçilik ve demokrasi, 2010’lardan itibaren 20. yüzyılın eğilimlerinden farklı bir yöne doğru ilerlemeye başladı.
Evren Balta'nın Cumhuriyet'in erozyona uğratılan değerlerini ele aldığı yazısının tamamı yarın “100. yılında Cumhuriyet” özel sayısı ile politika yayınımız Spektrum’da: Abone olmak için tıklayın.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Cumhuriyetimizin 100. yaşını kutlamamıza sadece 1 gün kaldı. Van Gogh Müzesi, Pokémon hayranlarıyla baş edemedi. Gelmiş geçmiş en acı biber, rekorlar kitabına girdi.
28 Eki 2023

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.




