Adım adım döngüsel şehir

🏗️ Döngüsel şehirler için yol haritası
Adım adım döngüsel şehir

Günümüzde şehirler dünya üzerindeki yüzey alanının %3’ünü kaplıyor. Bu oran düşük görünse de dünya nüfusunun %55’ten fazlası bu %3’lük alanda yaşıyor. Yapılan araştırmalar, son yıllarda hızla artan nüfus ve kentleşme dolayısıyla 2050 yılında dünya nüfusunun %75’inin şehirlerde yaşayacağını gösteriyor. Elbette bu durum, şehirlerin hem toplumsal hem de ekonomik önemini artırıyor. Özellikle şehirlerdeki yaşamın devamlılığı için gereken kaynak kullanımı ve şehirlerin neden olduğu kirlilik şehirlerin de hızlıca dönüşüm sürecine girmesini zorunlu hâle getiriyor.

Dünya üzerindeki şehirler küresel kaynakların %70’ini kullanırken, üretilen enerjinin de %70’ten fazlasını tüketiyor. Durum günümüzde bu şekildeyken 2050 yılına geldiğimizde şehirlerin felaket boyutunda bir “tüketim” ihtiyacıyla karşı karşıya kalacağını tahmin etmek çok da zor değil.

Şehirlerin mevcut lineer yapıları elbette sadece kaynak kullanımı ve tüketimiyle de sınırlı değil. Bugün atık oluşumunun %50’si şehirlerdeki verimsiz, lineer süreçlerden kaynaklanıyor. Peki mevcut durum bu iken şehirleri birer “tüketim” ekosisteminden doğayla uyumlu, atığın oluşmadığı, kaynakların verimli kullanıldığı “doğal ve dayanıklı” ekosistemlere nasıl çevirebiliriz?

Döngüsel şehirler için yol haritası

Döngüsel ekonomi toplumları oluşturan tüm paydaşların benimsemesi gereken bir konsept olduğu için yaşam alanlarımızın da tamamen döngüsel ekonomiye uygun şekilde tasarlanması yani şehirlerin de döngüsel şehirler hâline gelmesi dönüşümün tamamlanması için kritik bir adımdır.

Bugünkü yazımızda da European Investment Bank (EIB), Avrupa Komisyonu, European Investment Advisory Hub ve birçok yazımızda yer verdiğimiz Circle Economy tarafından hazırlanan The 15 Circular Steps for Cities raporunu merkeze alarak şehirlerin döngüsel dönüşüm süreçlerini tartışmaya açacağız.

➡️ Hazırlık ve planlama

  • Döngüsel paydaşlar arasında bağlantı kurulması ve iş birliğinin kolaylaştırılması,
  • Yerel ekosistemin ve kaynak akışlarının karakterize ve analiz edilmesi ve atıl varlıkların belirlenmesi,
  • İyi döngüsel örneklerin toplanması ve diğer şehirlerin deneyimlerinden faydalanılması,
  • Öncelikli sektörler, belediye hizmetleri ve varlıklar için döngüsel ekonomi prensiplerinin kavramsallaştırılması,
  • Açık ve net hedeflerle döngüsel bir vizyon ve strateji oluşturulması.

➡️ Destek

  • Vatandaşları, işletmeleri ve sivil toplumu harekete geçirmek için eğitimler düzenlenmesi,
  • Döngüsel işletmeler ve vatandaşlar için elverişli bir ortam yaratılması,
  • Döngüsel varlıkların, ürünlerin ve hizmetlerin desteklenmesi ve satın alınması,
  • Döngüsel işletmelerin geliştirilmesi ve desteklenmesi,
  • Döngüsel inovasyonun hızlandırılması ve yaygınlaştırılması.

➡️ Hayata geçirme

  • Üreticileri ve potansiyel atık/artık/su/ısı vb. kullanıcıları bağlayarak döngülerin kapatılması,
  • Ürün, hizmet ve malzeme gibi kaynakların kullanım ömürlerinin uzatılmasının sağlanması ve kullanımlarını artırmak için atıl varlıkların yeniden devreye alınması,
  • Döngüsel binalar ve altyapı inşa edilmesi ve diğer üreticilerin de bu uygulamaları benimsemesinin sağlanması,
  • Döngüsel projelere yatırım yapılması ve dış finansmanın yönlendirilmesi,
  • Döngüsel dönüşüm sürecinin takip ve analize dayalı bir sisteme oturtulması.

Geçen hafta devletlerin döngüsel dönüşümün neresinde olduklarını tartışmaya açtığımız yazıda "döngüsel ekonomiye geçiş sürecini bir proje olarak ele alsaydık, devletleri bu projenin yöneticisi yapmamız gerekirdi" demiştik. Raporda yer alan bu 15 adımlık yol haritası yazının başında da belirttiğimiz gibi öncelikle belediyeler ve şehirler için kritik öneme sahip olan devlet kurumlarını ilgilendiriyor elbette.

Belediyeler başta olmak üzere şehirleri oluşturan tüm paydaşların bu yol haritasına katkı sağlaması, bulundukları bölgelere göre özelleştirmesi önemli. Bu nedenle bu yol haritasındaki ilk beş hazırlık ve planlama maddesi diğerlerine nazaran daha kritik öneme sahip diyebiliriz.

Döngüsel ekonominin de ilk prensibi olan tasarım süreci, şehirlerin döngüsel ekonomiye geçiş süreci için de fazlasıyla önemli bir yere sahip. Döngüsel bir şehir yaratılırken döngüsel ekonomi prensiplerinin temel alındığı, lineer ekonomiden kalan hatalı süreçlerin üzerinin kapatılmadığı, aksine tamamen yok edildiği bir sistem tasarlanması önemli.

Döngüsel bir şehir dediğimizde sadece materyallerin döngü içinde kalması değil, kaynakların daha az ama daha verimli kullanılmasıyla toplumsal ve ekonomik olarak da refah sağlayacak bir sistem düşünülmeli. Bu nedenle her yazımızda bahsettiğimiz gibi döngüsel ekonominin sadece atık yönetimi olmadığını tekrar hatırlatmakta fayda var. Bu on beş adımın büyük bir bölümü farkındalık kazandırılması, altyapının kurulması, paydaşların bir araya getirilmesi gibi hayatın her anındaki işleyişin güncellenmesine odaklanıyor.

Toparlayacak olursak, döngüsel şehirlere geçiş için hazırlanan bu 15 maddelik yol haritası genel bir çerçeve sunuyor olsa da bütünsel yaklaşım olmadığı ve her adım kendi içinde detaylandırılmadığı sürece dönüşümün doğru yönetilmesi mümkün olmayacaktır. Ek olarak döngüsel ekonominin inovatif yönü nedeniyle standart bir yol haritasına indirgenmesi doğru olmayacaktır. Bu nedenle paydaşların dönüşüm sürecinde referans alabilecekleri kapsayıcı fakat süreç içerisinde değişmesi gereken bir yönlendirme olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle bu yol haritası okuyan herkes için farklı anlamlar ifade edebilir ve her şehir, her mahalle hatta her sokak için değişkenlik gösterebilir. Buradan yola çıkarak döngüsel ekonomi ile ilgili paylaşılan ve kesin bir yargı sunan her türlü bilginin ve içeriğin sorgulanması gerektiğini tekrar hatırlatmakta fayda var.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Döngüsel EkonomiDöngüsel Ekonomi

BÜLTEN SAYISI

Adım adım döngüsel şehir

🏗️ Döngüsel şehirler için yol haritası

22 Eyl 2022

unsplash.com

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi

Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!

İLGİLİ OKUMALAR