17. yüzyılda bir Hollanda evi: Bit Ayıklayan Anne ya da Bir Annenin Görevi

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Yazı: Zerrin İren Boynudelik - Emine Önel Kurt
Avrupa resim tarihinde günlük hayatın başlı başına bir konu olması hatta bunun bir resim türü oluşturması, 17. yüzyılda öncelikle Kuzey Avrupalı ressamlarla başlamış ve sonrasında tüm Avrupa’ya yayılmıştır. Bu türün en yaygın konuları arasında sıradan insanların sıradan yaşamlarını yansıtan ev içi sahneleri (mutfaklar, yemek ve yatak odaları) en fazla sipariş edilen tema olmuştur. Özellikle de Hollanda resim geleneği, bu türün sayısız örneğine sahiptir.
Ev içleri sanat tarihinin hemen her döneminde resimlerde yer almıştır. Ancak bir ev içinin resme fon oluşturmak için değil de resmin ana konusu olarak, bir süreklilik için de resmedilmesi 17. yüzyıl Hollanda resminde yaygınlık kazanmış ve başlı başına bir uzmanlık alanı hâlini almıştır.
Sanatın en önemli işvereni konumundaki Katolik kilisesinin aksine Protestan Hollanda'da kilisenin işveren olmaktan çıkmasıyla yeni bir sanat destekleyicisine ihtiyaç doğdu. Bu açığı Rönesans İtalya’sında olduğu gibi, ticaretten beslenen sınıf karşıladı. Hollanda Altın Çağı olarak tanımlanan 17. yüzyıldan itibaren ağırlıklı olarak deniz ticareti ile zenginleşen Hollanda burjuvazisi artık sanatın yeni alıcıları idi. Bu yeni sınıfın mensupları manzara, kent görünümleri, natürmortlar, kendilerinin ve ailelerinin portrelerini sipariş ediyorlardı.
Öte yandan kentli tüccarların yanı sıra sıradan esnaf da resim alıcısı olmaya başlamıştı. Bu yeni müşterilerin varlığını göz önünde tutan sanatçılar da özel siparişlerin yanı sıra her zaman alıcı bulabilecek üretimler yapar hâle geldiler. Zaman içinde berraklaşan bu arz talep ilişkisi içinde günlük hayat resimlerine, özellikle de eğlence ve ev yaşamına dair sahnelere ilgi arttı. Ressamlar arasında günlük hayat resimlerinin belli konularında uzmanlaşmalar başladı, türün ustaları ortaya çıktı.
- Örneğin: Johannes Vermeer, Jan Steen, Adriaen van Osta- de, Picter de Hooch, Nicolaes Maes, Gabriel Metsu gibi ressamlar günlük işleri ile meşgul olan ya da eğlenen kişileri ve özellikle de ev içlerini sıklıkla resmettiler.
Türün ustalarından Pieter de Hooch (1629-1684) Delft resim ekolü içerisinde değerlendirilir. Rotterdam’da, bir duvar ustasının oğlu olarak doğan de Hooch, Ludolph de Jonglh ve Nicolaes Pietersz Berchem’in atölyelerinde çıraklık yaptı. 1655 yılında bağımsız bir ressam olarak Delft Ressamlar Loncasına kaydolmuş, 1661 yılında Amsterdam’a taşınmış ve yaşamı burada sona ermiştir. Çağdaşı pek çok sanatçı gibi Pieter de Hooch da ikinci bir iş olarak ticaretle uğraşmış ve bir kumaş tüccarının yanında çalışmıştır.
De Hooch’un, figürlerini çoğunlukla kendi yaşadığı mekânlarda resmettiği ve ev içlerini gösterdiği resimlerin birçoğunda kendi karısını ve çocuklarını model olarak kullandığı bilinir. Resimlerinde en sık kullandığı mekânlar oldukça gerçekçi bir yaklaşımla ele alınmış, evin bir odası ve avlulardır. De Hooch’un ev içlerini resimlediği çalışmalarında, henüz yaşanmış olan bir an dondurulmuş gibidir. Bu resimler, Hollandalıların çok değer verdikleri, çocuklara gösterilen ilgi, aile ve ev hayatı gibi unsurların dışavurumu gibidir.
Pieter de Hooch, Bit Ayıklayan Anne (Bir Annenin Görevi), 1658-1660, tuval üzerine yağlıboya, 52,5 X 6ıcm, Rijksmuseum, Amsterdam.Sanatçının, Bit Ayıklayan Anne ya da Bir Annenin Görevi olarak bilinen tablosunda bir anne, kucağına doğru eğilmiş kız çocuğunun başındaki bitleri kontrol etmektedir. Sanatçı bize, oldukça sade bir Hollanda evinin içine hızlı bir bakış attırır. Anne ve çocuğu, Hollanda evlerinde yaygın olarak kullanılan bir dolap-yatak önünde oturmaktadır. Yatağın kenarında, uzun saplı, üzerinde ateşin hava almasına yarayacak küçük delikler bulunan yuvarlak bir yatak ısıtıcısı asılıdır.
Büyük boyutlu, genellikle bakırdan yapılmış, kapaklı bir tavayı andıran bu ısıtıcılar içleri kömürle doldurularak yatmadan önce bir süre yatakta tutulur ve böylece ısınma sağlanırdı. Benzer bir yatak ısıtma tavasını de Hoochun, Anne Beşiğin Yanında Korsesini Bağlıyor adlı tablosunda da kullanılmıştır.
Yatağın karşısında, sandalye formunda bir tür lazımlık olan kakstoel yer alır. Lazımlığın yan yüzünde "P.d. hooch" şeklinde sanatçının imzası görülür. Figürlerin önünde duran kapağı kapatılmamış lazımlık ve arkadaki aralık perdeden görülen, henüz toplanmış hissi veren yatak, oldukça özenli şekilde yerleştirilmiş yastıklar ve katlanmış yorgan bize muhtemelen sabah saatlerinde olunduğunu düşündürür. Günlük yaşam sahnelerinde sıklıkla yer bulan küçük köpek, izleyiciye arkası dönük biçimde, pişmiş toprak rengi zemin kaplaması üzerinde, anne ve kızına bakmaktadır. Figürlerin bulunduğu odanın kapısından arkadaki güneşli bir arka odaya ve oradan da bahçeye geçiş vardır.
De Hooch burada, diğer birçok resminde de kullandığı bir yöntem olan "kapıdan bakış" anlamına gelen doorkijkje'yi kullanmıştır. Bu yöntem özellikle 17. yüzyıl Hollandalı ressamların derinliği göstermek için kullandığı etkili bir yöntemdir; izleyicinin gözünü bir kapı aracılığıyla dışarıya; bir başka odaya ve sonra bir avluya, bahçeye, sokağa ya da kanala doğru yönlendirirler. Doorkijkje, karmaşık, iç içe geçmiş bir mimari anlatım imkânı yaratır.
Resmin ışığı bu kapıdan ve figürlerin solunda kalan pencereden gelmektedir. Kapının yanındaki duvarın alt kısmı birçok Hollanda evinde olduğu gibi mavi-beyaz, yerel kıyafetli figürlerin görüldüğü Delft çinileri ile kaplıdır.
Bu duvarın üzeri camlıdır ve kenara çekilmiş perdenin ardında içinde bir sıvı bulunan yuvarlak bir şişe görülür. Sahnede gerçekleşen bit ayıklama işleminden ve sıvının renginden dolayı sirke olması mümkündür. Ancak, bu arka oda mutfak da olabilir. Dolayısıyla bu sıvı, yemekte kullanılacak yağ da olabilir. Bu odadaki sepet sebzeler için olmalıdır. Öndeki odada yer alan büyük boyutlu sepet ise muhtemelen çamaşırlar içindir. Kapının üzerinde, bir manzaranın resmedildiği tablo asılıdır, ayrıca arkadaki odada bir başka tablo daha vardır. Farklı amaçlara hizmet eden eşya ve objeler, günlük yaşama ait birden fazla fonksiyonun tek bir mekânda gerçekleştirildiğini gösterir.
Figürlerin özenli giysileri, odada kullanılan mobilyalar, evin mimari detayları, tipik bir orta halli Hollanda evinin yansımasıdır. 17. yüzyılda ekonomik ve kültürel anlamda refaha kavuşan Hollandalılar imkânları ölçüsünde bunu yaşam biçimlerine, yaşadıkları yerlere ve edindikleri alışkanlıklara da yansıtıyorlardı. Evlerinin ve yaşadıkları çevrenin düzenli oluşu, giyimlerine gösterdikleri özen, ailenin huzuru önemliydi. Tam da bu unsurları yansıttıkları için bu hayatı yaşayanların günlük yaşam resimlerini tercih etmeleri şaşırtıcı değildi. Resme bakan zamanın izleyicisi, kendinin de içinde yaşadığı benzer hayatı, evi, mobilyaları ve benzer alışkanlıkları görmekteydi.
Gösterilen mekânlar, resme yerleştirilen objeler ve mobilyalar, kimi zaman sembolik göndermeler için de kullanılırdı. Örneğin bir Hollanda evinin düzenli ve bakımlı olmasına çok önem veriliyor ve ev içi sahneleri bir tür ahlaki mesaj içeriyordu. 17. yüzyıl Hollanda’sının yaşam tarzı biraz da bu resimler aracılığıyla idealize ediliyor gibidir.
Yatak odası tablosu
Pieter de Hooch, Yatak Odası, 1658-1660. Tuval üzerine yağlıboya, 51 x 60 cm, National Gallery of Art, Washington.
Bu resimde kullanılan iç mekân Pieter de Hooch'un Bit Ayıklayan Anne resminde kullanılan mekânla aynıdır. Bu kez odanın izleyiciye göre sol tarafı gösterilmiş ve mekâna arkalıkları kabaralı iki sandalye, örtülü bir masa ve üzerinde çoğunlukla İtalyan yapımı olan bir sürahi ile arka odaya açılan pencereye saten kumaştan olduğu anlaşılan bir perde eklenmiştir. Sanatçının kendi eşi ve kızını model olarak kullandığı düşünülür.
Annenin çarşaf ve yatak örtülerini katlarken gösterilmesi ve yerde duran lazımlık, sabah işlerinin yapıldığına işaret eder. Yatak örtüsü de Bit Ayıklayan Anne resminde yatağa serili olanla benzer desendedir. Bu kez sahnenin solundaki pencereden gelen ışık kapının üzerinde asılı olan manzara resminin daha net görülmesini sağlamıştır. Birden fazla fonksiyonu barındıran odada yer alan eşyalar tipik 17. yüzyıl Hollanda mobilyaları ve objeleridir. Arkadaki odadan bahçeye açılan kapının kanat sistemi de 17. yüzyıl Hollanda evleri için tipiktir. Alt kanat kapalı tutulup eve bahçedeki hayvanların girişi engellenirken, üstteki açık bırakılıp havalandırma sağlanır.
Kucağında Bebekle Kadın ve Çocuk
Pieter de Hooch, Kucağında Bebekle Kadın ve Çocuk, 1658. Ahşap üzerine yağlıboya, 60 x 47 cm, Özel Koleksiyon.Pieter de Hooch'un bir başka ev içi resminde oldukça doğal, samimi bir an ve bir annenin çocuklarına duyduğu şefkat yansıtılmıştır. Resim büyük olasılıkla annelik erdemi üzerine bir ahlaki mesaj iletmektedir. Anne bebeğine, kucağında küçük bir köpek taşıyan diğer kızını işaret etmektedir. Çocukluktan genç kızlığa geçişi ifade eden bir giysi giyen küçük kız da kucağındaki köpeği kardeşine uzatacak gibidir.
Beyaz boyalı duvarlar doğal bir ışıkla aydınlatılmıştır. Kadının oturduğu yerin yanına bırakılmış örtüler, yere atılıvermiş gibi duran, Hollanda’da severek oynanan kolf (kolven) oyununun (buz üzerinde oynana bir tür golf) sopası ve topu, gündelik bir ev hayatının izlerini yansıtır. Resmin sağ yanında sadece bir bölümü gösterilmiş olan kakstoel yerine kaldırılmıştır.
Hem bu toplanma hem de oyun sopası bize günün hangi zamanında olunduğu ile ilgili bir ipucu verebilir: Belki de sokaktan gelen büyük kız oyun sopasını ve topu elinden bırakıp, köpeğini kucaklamış ve henüz uyanmış kardeşine ilgi göstermeye çalışmaktadır. Tüm Hollanda evlerinde karşılaşılan tablo asma geleneği burada da sürmektedir. Annenin arkasındaki duvarda asılı
olan tablonun konusu net olarak anlaşılmamakla birlikte manzara olması muhtemeldir. Açık kapıdan görülen portre ise büyük ihtimalle ailenin babasının portresidir. Aile ve iç mekân resimlerinde kendi ailesini model olarak kullanan de Hooch, bu portrede de kendisini resmetmiş olmalıdır.
Bu yazı Toplumsal Tarih'in izniyle derginin Eylül 2014 sayısından alınmıştır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
YAZARLAR

Toplumsal Tarih
Toplumsal Tarih arşivinden.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





