
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Şu ana kadar dünyada yaklaşık 3 milyar ve Türkiye’de yaklaşık 44 milyon doz aşı yapıldı. Aşı tedarikinin bir sorun olmaktan çıktığı ve erişiminin geçmişe nazaran kolaylaştığı şu günlerde toplumlar normale dönüş için her zamankinden daha heyecanlı. Ancak aşı olma konusunda tereddüt yaşayan veya olmak istemeyenler de bulunuyor. Gündem konusu olan tartışmada ise bu kişilerin, aşı olanların aksine sosyal faaliyetlerden faydalanamaması gerektiği öne sürülüyor.
- Türkiye’de aşı olan bireyler ile olmayan bireyler arasındaki ilk ayrım 16 Mayıs'ta yaşanmıştı. Aşı olan 65 yaş üzeri vatandaşlar kendi yaş gruplarına yönelik sokağa çıkma kısıtlamalarından muaf tutulmuştu. Benzer bir uygulamanın yaş grubu fark etmeksizin toplumun tüm kesimlerine yapılmasının hukuki boyutu şimdilik tartışmalı. Kimi hukukçular devletin, toplumun genel sağlığını korumak için temel hak ve özgürlükleri sınırlandırabileceğini öne sürse de bir diğer kesim aşı yaptırmadığı halde maske-mesafe-hijyen kurallarıyla yaşayanların genel halk sağlığını tehlikeye attığının söylenemeyeceğini ifade ediyor.
- Aşı olmayanların kısıtlamalara tabii olması konusunda en önemli argümanlardan biri ise bu kısıtlamaların aşı olmaya teşvik edebileceği yönünde. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca salgınla mücadelede aşılamanın önemini her fırsatta belirtirken sonbahara kadar toplumun %70’inin iki doz aşılanmış olması hedefini de yineliyor. Ancak özellikle 40-50 yaş gruplarında yaşanan aşıya karşı duyarsızlık aşılama sürecini aksatıyor. Sağlık Bakanlığı son olarak Şener Şen, Cem Yılmaz ve Ezgi Mola gibi tanınan yüzlere yer verdiği kamu spotlarında tüm sırası gelen vatandaşları aşılarını olmaya çağırıyor.
- Aşı pasaportu: Aşı pasaportları uluslararası seyahatlerde yolcuların aşı kanıtlarını sağlayacak bir belge olarak şekilleniyor. Türkiye şimdiden iki doz aşı olanların pasaport numaralarına aşı bilgilerini işlese de hangi ülkelerin bu belgeyi kabul edeceği ve hangi aşıları kabul edeceği şimdilik belirsiz. Ülkelerin karşılıklı varacakları anlaşmalar sonucu bu pasaportların yürürlüğe girmesi halinde aşı olmayan bireylerin seyahat özgürlüğü kısıtlanacaktır. Uzmanlara göre ise bu uygulama bir ilk değil aksine birçok ülkede okullara kayıt alınırken çocukların aşı kartlarının gösterilmesi zorunluluğu yıllardır bulunuyor. Covid-19 aşısı belgesinin herhangi bir bağışıklık belgesinden farkı olmadığı ifade ediliyor.
- Dünyadan örnekler: Aşı olan veya hastalığı geçiren vatandaşlara yönelik sosyalleşme kısıtlamalarını kaldıran ülkelerin başında İsrail geliyor. Ülkede aşı olanlar telefonlarındaki QR kodları göstererek restoran ve kafelere girebiliyor. Benzer uygulamalar Danimarka, Avusturya ve İsviçre’de de bulunuyor. Bu ülkelerde yaşayan ve aşılanan bireyler kapalı alanlarda yapılan etkinliklere katılabiliyor. Böyle bir uygulamanın Türkiye’de yürürlüğe girmesi beklenmese de aşılamanın hedeflenenden yavaş gitmesi halinde değerlendirilebilecek opsiyonlar arasında bulunuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta yazılarımızda İran'da Cumhurbaşkanı seçilen İbrahim Reisi'ye, aşılarla kişisel hak ve özgürlükler arasındaki ilişkiye ve Hong Kong'da kapanmak zorunda kalan demokrasi yanlısı Apple Daily gazetesine odaklanıyoruz.
24 Haz 2021

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.



