Kararlı, Cesur ve Yoğun

Dünya, 2015 yılında Kendrick Lamar’ın To Pimp A Butterfly'ı ve Kamasi Washington’ın The Epic albümüyle cazın modern yüzü konusunda şaşkınlık yaşarken Nubya Garcia, Trinity Laban Müzik ve Dans Konservatuvarı’nın mezunlar listesine girip tenor saksafonuyla Londra’daki özgür ruhlu caz müziğin tam ortasında yerini almıştı. Evet, dersimiz; Birleşik Krallık merkezli modern caz müziği, konumuz ise sahnenin parlayan yıldızı Nubya Garcia.
Hikâyeyi çok başa almaya gerek yok fakat Nubya’nın henüz beş yaşında nota okumaya başladığı, şu anda harikalar yarattığı tenor saksafonunu on yaşında eline almadan önce piyano, keman ve viyola çalabildiği bilgisini vermem gerek. Londra'nın kuzeybatısında, Karayipler'de doğup buraya yerleşmiş ebeveynleri tarafından yaratıcılığın desteklendiği bir evde büyüyen Garcia’nın yolu 1991 yılında Jazz Warriors efsanesi Gary Crosby tarafından kurulan ve mezunları arasında Moses Boyd, Theon Cross, Shabaka Hutchings gibi yetenekli müzisyenleri barındıran Tomorrow’s Warriors’a düştüğünde enstrümanla olan ilişkisi tamamen değişti. Yıllar içinde Roundhouse, Steez gibi mekânlarda pek çok farklı grupla performans sergileyen Nubya Garcia, bu sayede özgüvenini hep taze tuttu. 2015 yılında üyesi olduğu Nérija ile Latitude Festivali’nde 2.000 kişinin önünde çaldıktan sonra ise güneşin artık kendisinin ve arkadaşlarının üzerine doğmakta olduğunu fark etti.
Sonra ne mi oldu? 2016 yılında Nérija’ın kendi adını taşıyan kısaçalarında yer alarak ilk plağını arşivine ekledi. Ardından peşi sıra birçok albümde çaldı. 2018 yılına geldiğimizde ise Garcia, önce When We Are, sonra Nubya’s 5ive isimli albümleri ile eteğindeki taşları dökmeye başladı. Yürüdüğü sokakların duvarlarına işleyen bas kültürünü sonuna kadar benimseyen Nubya Garcia, kökleriyle birlikte kararlı, cesur ve yoğun bir müzik yaratmaya devam ediyor. Bizi de kendi caz yörüngesinde yeni yolculuklara sürüklüyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta Nubya Garcia’nın yeni albümünü, Parthenon heykelleri tartışmasını, Türkiye’de yayın hayatına başlayan BBC First’ü, Uluslararası Mardin Bienali’ni, tiyatroda normalleşmeyi, yeni edebiyat dergisi Edebiyat Atölyesi’ni ve hayatını kaybeden Christo'yu ele aldık.
05 Haz 2020

İLGİLİ OKUMALAR


