İstanbul'da en sevdiğim rutin,
Mert Serim

Orta sınıf bir ailenin ortalama çocuğu olarak doğan Mert, hasbelkader kazandığı ekonomi bölümü ile İstanbul'a gelirken yanında içindeki yaraları ve ergenlik buhranını yazı yazarak kapatma refleksini getirdi. Kayıt yaptırmaya gittiğinde bankada çalışmaktan başka bir hayatı olmayacağını düşünürken muhasebeci, hikâye anlatıcı, marka elçisi, çağrı merkezinde müşteri temsilcisi, fotoğrafçı, garson, çevirmen unvanlarıyla İstanbul'a tutundu. Tüm bunların ardından yazı yazarak para kazanmaya başlaması hayatının bugüne kadarki kısmını şekillendirdi. Yazar, editör, içerik ve proje yöneticisi, içerik stratejisti derken sahip olduğu nişi, farklı şeyler keşfedip öğrenip bunu insanlarla paylaşma isteğini ve medyanın içindeki yerini fark etti. Kaçtığı şehrin ona yeni anılar vermeyeceğini düşünürken İstanbul, sıfırdan başladığı bir yolculuk ve sokakları üzerine tekrar tekrar yazabileceği anılar verdi. yürümek. Ulaşım için yürümek, sahil kenarındaki parklarda köpeklerle yürümek, müzik dinlemek için, dans etmek için, nefes almak için, düşünmek için yürümek. Bir gün bu şehrin de tükeneceği hissinden kurtulamasam da her bittiğini düşündüğünde İstanbul bana yeni yollar gösterdi. Fırsat maliyetini doğanın bir parçası gibi kabul ederken olabilir demeyi her bağlamıyla kabul etmeyi öğreniyorum. Robert M. Pirsig'in oğluyla çıktığı ve bir yandan değerlerin sorguladığı motosiklet yolculuğunun hikâyesi ve Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı kitabını öneririm.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Haftalık dinleme, izleme ve okuma önerileri barındırır, sizleri biriyle tanıştırır. İhtiyaç halinde göz atın!
21 Haz 2020

İLGİLİ OKUMALAR


