Arka plan

Eylül ayına adını veren Roma İmparatoru Septimus Severus’u anıp 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle İkinci Dünya Savaşı literatüründe dolaşıyoruz.

Bilindiği üzere 1 Eylül 1939’da Alman ordusunun Polonya’ya girmesi ve ardından başlayan karşılıklı harp ilanlarıyla pek çok insanının hayatında bir daha ve daha şiddetli biçimde göreceği dünya savaşı başladı. Japonya’ya atılan iki atom bombasıyla son bulan ve neredeyse altı yıl süren İkinci Dünya Savaşı, 80 milyon insanın hayatına mâl oldu. Bu, aynı zamanda dünya nüfusunun %3’ü anlamına geliyordu. Yaşanan bu büyük trajedinin ardından tam da İkinci Dünya Savaşı’nın başladığı gün, dünyada Barış Günü ilan edildi. Bu hafta Dünya Barış Günü anısına İkinci Dünya Savaşı'nı ele alan bazı kitapları "Raftan" indiriyoruz.

O dönemin dünya nüfusunun %3'ünün hayatına mâl olan bu korkunç savaşın elbette bir öncesi ve arka planı var. 1929 Büyük Buhranı sonrası ortaya çıkan ve sonunda savaşa giden süreci Alan John P. Taylor’un Alfa Yayınları tarafından Türkçeye çevrilen İkinci Dünya Savaşı’nın Kökenleri kitabında bulmak mümkün. 20. yüzyılın en önemli tarihçilerinden biri olarak kabul edilen Taylor, ilk kez 1961 yılında yayımlanan çalışmasında savaşı büyük ölçüde provokatif bir biçimde ele alıyor. Yayımlandığı tarihte büyük tartışmalara neden olan kitap, savaşın en büyük sorumlusu Hitler’den ziyade onun yükselmesine neden olan dış koşullar üzerinde duruyor.

İktidar ve sanat: Nazi rejimiyle büyük sorunlar yaşayan Thomas Mann’ın oğlu Klaus Mann’ın kaleme aldığı Mephisto, 1930’lu yıllarda Almanya’da kariyer basamaklarını tırmanmak uğruna dönemin iktidarına boyun eğen bir sanatçının portresini tasvir ediyor. Everest Yayınları’ndan çıkan kitap bu yönüyle dönemin sosyolojisine de bir yazarın gözünden ışık tutuyor.

Savaşsız geçen son yaz: Şimdi bahsedeceğim kitap akıcı kurgusuyla günün birinde beyaz perdede de görmeyi çok arzu ettiğim bir çalışma. Werner Biermann’ın kalemi aldığı 1939 Yazı savaşsız geçen son yaza, o yaz neler yaşandığına eğiliyor. Thomas Mann, Bertolt Brecht, Sigmund Freud, Stefan Zweig ve daha nicelerinin kesişen ya da ayrışan yolları savaşsız geçen son yaz olan 1939 Yazı sayfalarında yer buluyor.

Hitler'in iktidarı: Alfa Yayınları tarafından yayımlanan günümüzün popüler tarihçilerinden biri olan Mark Mazower’in kaleme aldığı Hitler İmparatorluğu, Taylor’ın çalışmasının aksine kışkırtıcı olmadan süreci tarihsel bir akışla ele alıyor. Hitler’in 1933 yılında iktidara gelişinden savaşın bitimine kadarki süre, bu hacimli kitapta ayrıntılarla yer alıyor.

Bilimsel bir kaynak: Savaşın tüm cephelerini detaylı bir biçimde okurla buluşturan ve Say Yayınları tarafından Türkçeye de kazandırılan John Keegan’ın İkinci Dünya Savaşı adlı araştırması da bu konuda yeni şeyler öğrenmek isteyenleri bekliyor.

Kuşatma: Yine savaşa dair en önemli olaylardan biri olan Stalingrad Kuşatması, Anthony Beevor’ın YKY tarafından Türkçeye de kazandırılan kitabında savaşın en acımasız anları açık bir şekilde sayfalara taşınıyor.

Peki ya savaş bitince ne oldu? Burada yine YKY tarafından Türkçeye çevrilen iki önemli eserle yazıyı bitirmek istiyorum. İlki Ian Buruma’nın Sıfır Yılı, diğeri ise Tony Judt’un artık çok önemli bir başucu kitabı hâline gelen çalışması Savaş Sonrası: 1945 Sonrası Avrupa Tarihi.

En yenisi: Savaşın karanlığını geride bırakıp raflarda yerini alan yeni kitaplara göz attığımızda ise Tom Holland, Mia Wasiowska ve Robert Pattinson’ın da Netflix yapımı uyarlamasıyla beyaz perdeye taşınan Düş Yakamdan Şeytan romanı yer alıyor. Donald Ray Pollock’ın bu çok ses getiren yapıtı İkinci Dünya Savaşı gazisi bir adamın hikâyesine odaklanıyor. 50 yaşına kadar kamyon şoförlüğü yapan ve sonrasında hayatına yeni bir yön çizip yazmaya başlayan Pollock’un yapıtı filmle birlikte daha çok konuşulacak gibi.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🍁Yaz uykusundan uyan! Eylül geldi.

Kültür sanat dünyası, yaz uykusundan uyandı. Sonbahar bizi bekler, biz sonbaharı. Kulağımızda her daim müzik.

04 Eyl 2020

🍁Yaz uykusundan uyan! Eylül geldi.

İLGİLİ OKUMALAR