Tribünde kadın olmak

Serbest Atış

Sporun her alanından çok sesli hikâyeler, her salı ve cumartesi 13:00'te posta kutunuzda.


İlk kez bir futbol maçı izlemek için babamla Ali Sami Yen Stadyumu’na gittiğimde büyülenmiştim. Binlerce insandan aynı anda yükselen tezahüratlar, televizyondan izlediğim futbolcuların birkaç metre ötemde olması inanılmaz bir duyguydu. Ardından gelen onlarca maç deneyimimde de hep ilk günkü heyecanımı hissettim. Bugün ise tam 10 yıldır takımının hemen hemen her maçını tribünde takip eden bir taraftarım. İlk zamanlar babamla, abimle, kuzenimle gittiğim maçlara tek başıma gitmeye başlamamla değişen bazı şeyler ise bugün bu satırları okumanızın sebebi…

Bir kız çocuğu sahibi olduğunuzda bebeğinize hediye gelen kıyafetlerin muhtemelen çoğu pembe olacak, çocuğunuz erkek ise hediyelerin rengi büyük ihtimalle maviye dönecek. Bu masum ayrım yıllar geçtikçe keskinleşecek ve çocuğunuz bir süre sonra “kadına bu yakışır”, “kadının orada ne işi var”, “erkeğe şu yakışır” genellemelerini sıkça duymaya başlayacak. Hepimizin bir şekilde hayatında var olan bu durumla benim ilk ciddi karşı karşıya gelişim ise tek başıma futbol maçlarına gitmeye başladığımda oldu çünkü çoğu insana göre futbol bir erkek oyunuydu ve ona ait tüm köşe başları hemcinslerine ait olmalıydı. Bu köşe başlarından biri de tribünlerdi. Küçükken babamın yanında havasını soluma şansını bulduğum Ali Sami Yen Stadyumu’nda tek başıma maç izleme fikri, çok istememe ve fırsat bulmama rağmen, ilk başta beni biraz korkutuyordu. Hem insanların bu konudaki fikirleri, hem çevremde futbol maçlarına yalnız giden kadın taraftar göremeyişim, hem de tribünlerdeki erkek nüfusunun çok fazla olduğu bir ortamda dışlanma ve güvenlik korkumun başlıca sebepleriydi. Tabi korkularımın dışında bir de ikna edilmesi gereken ebeveynler vardı. Özellikle annemin uzunca bir süre bu durumu kabul edemeyişine karşılık babamın en büyük destekçinim olması en büyük şansımdı.

Metin Oktay eşliğinde ilk heyecan

O zamanlar Mecidiyeköy’ün göbeğindeki Ali Sami Yen’e tek başıma ilk gidişim Gaziantepspor’la oynanan ve Metin Oktay’ın ölüm yıldönümüne denk gelen bir lig maçıydı. Tedirginliğimi kısa sürede attığım “Eski Açık” tribününde, önce Metin Oktay adına açılan pankartlar ve görsellerle duygusallaşmış, ardından takımımın aldığı 3 puan ile keyiflenmiştim. Sorunsuz geçen bu ilk deneyim cesaretimi arttırmıştı. Galatasaray’ın yeni stadı Türk Telekom’a geçiş sürecine kadar maçlara tek başıma gitmeye devam ettim. Bu süreçte, her maç günü yaklaştığında ‘tek başına bir kadının o kadar erkeğin arasında ne işi var’ içerikli yersiz nutuklara maruz kaldım ve kavga çıkarsa ne yapacağımdan, birinin peşime takılma ihtimaline kadar oluşturulan türlü senaryoları dinledim. Ancak söylenen hiçbir şeye kulak asmadan, tüm önyargılara rağmen içimden geleni yapmaya devam ettim.

Yazının devamını son sayısında okuyabileceğiniz Serbest Atış'a buradan kayıt olabilirsiniz.

This Is England

Ada basınında öne çıkan son gelişmeler ve ilginç hikâyeler, This Is England'da.


"Açıklama İstiyorum"

Arsenal, Turf Moor’dan 1-1’lik sonuçla dönerken maça bazı bireysel hatalar, aleyhte çıkan VAR kararları ve kaçan fırsatlar damgasını vurdu.

Mikel Arteta Burnley’de büyük kararların Arsenal lehine sonuçlanmamasının ardından Premier League futbolunda elle oynama kuralı üzerine sorularını sıklaştırdı.

Turf Moor’da 1-1 biten maçta iki tarafta yapılan hataları değerlendirememe konusunda birbirleriyle yarışıyor gibiydi. Aubameyang’ın golüyle öne geçen Gunners, Granit Xhaka’nın bireysel hatasından doğan Chris Wood golüne engel olamadı ve skor eşitlendi. İkinci yarıda Arsenal’in iki muhtemel penaltı pozisyonu ise tartışmalara neden oldu, biri tamamen gözden kaçtı diğeri ise inceleme sonrası iptal edildi. Özellikle Pepe’nin Erik Pieters ile olan mücadelesinde çıkmayan karar ise maçın ana tartışma konusu oldu.

Maç sonu BT Sports kameralarının karşısına geçen Arteta rahatsızlığını dile getirdi, “Sağlam mücadele etmek için gerçekten zor bir yer ancak yakaladığımız fırsatları gole çevirmemiz gerektiğini söylemeliyim. Sahip olduğunuz fırsatları kaçırıp istediğiniz düdükleri alamadığınızda maçları kazanmak komplikeleşir. Eğer bu penaltı değilse, birinin ne olduğunu açıklaması gerekir. Ürettiklerimize baktığınızda burada kazanmamız gerekirdi, kazanamamışsak kendimize bakmamız gerekir. İlk yarıyı tamamen domine etsek de rakibimiz uzun toplarla işimizi zorlaştırdı. İki, üç golle kazanmalıydık. Premier League’de bir takım için şans doğurursanız, bunu kabul edeceklerdir.”

Andre Marriner’ın kararları Arsenal medyasında tartışılmaya devam ediyor ve net bir penaltılarının gittiğini düşünüyorlar. Eski Premier League hakemi ve aktif olarak hakem yorumculuğu yapan Chris Foy’un ise Marriner’ın kararından dolayı mutlu olduğunu açıklaması, yankıları epey sürdürecek gibi.

This Is England'a buradan kayıt olabilirsiniz.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto PlaygroundAposto Playground

BÜLTEN SAYISI

🎨 Aposto!'nun renkleri

Platformun yenileri ve editörlerin favorileri burada. Keyifli okumalar!

13 Mar 2021

Osman Soylu

İLGİLİ OKUMALAR