“Başkası Yapabiliyorsa Ben Neden Yapamayayım?” Etkisi

Hemen başka bir çalışmaya geçiyoruz ve şunu öğreniyoruz: insanlar gerçekte bildiklerinden çok daha fazla şey bildiklerine inanıyorlar. “Açıklayıcı derinlik illüzyonu” olarak adlandırılan bu durumu bir deneyle tespit ediyor makale. Bir grup insana tuvalet sifonu düzeneği veriliyor ve nasıl çalıştığını açıklayıp açıklayamayacakları soruluyor. Deneklerin çoğunluğu büyük bir kendine güvenle mekanizmayı açıklayabileceklerini söylüyorlar ama -elbette- açıklayamıyorlar.

Görsel: Memecenter

İnsan aklı şöyle çalışıyor: bu aleti birisi tasarladıysa ben de kolaylıkla anlayabilirim. Evrimsel perspektiften bakıldığında bir insanın fikir ve bilgisi ile grubun diğer üyelerinin fikir ve bilgisi arasında keskin sınırlar yok. Grup arkadaşım biliyorsa ben de bildiğimi düşünüyorum, ya da o yapabildiyse ben de yapabilirim. Bu bakış açısı neden gerçekte bildiğimizden daha çok bildiğimizi düşündüğümüzü açıklıyor, öyle değil mi?


Öte yandan araştırmacılar diyorlar ki, insanlığın gelişmesini tam olarak bu özelliğimize borçluyuz. Eğer tarih boyunca insanlar yeni şeyler denemek için “gerçekten bilmeyi”, “usta olmayı” bekleselerdi bir adım ileri gidemezdik. Konu yenilikler ve yeni teknolojiler olduğunda konuyu tam anlamama ve bilgiye tam hakim olmamanın cesaretlendirici bir yönü var. Bildiğimizi ve yapabileceğimizi düşünüp denememiz ilerlememizi sağlıyor.

Bu illüzyonun tehlikeli olduğu yerler de var elbette: politika ve sağlık gibi. Hepimiz konuyu tam olarak bilmememize rağmen Covid-19 aşıları hakkında fikir yürütüp kararlar veriyoruz, öyle değil mi? Peki sizce bu konuda yetkin miyiz? Dr. Özlem Türeci ve Dr. Uğur Şahin biliyorsa ben de biliyorumdur mu?

NEREDE YAYIMLANDI?

JurnalJurnal

BÜLTEN SAYISI

Mantığın Evrimi, Modern Röntgencilik ve Dahası

Ne Ver Ne Yok Hocam? 4. sayısıyla karşınızda

15 Nis 2021

Harvard Health

İLGİLİ OKUMALAR