Bu söylevlerin sebebi ise, temelde iklim krizi ile mücadele yolunda içinde bulunduğumuz değişim süreci. Sistemleri, ekonomileri, üretim bantlarını yeniden tasarladığımız bu sürecin adı da farkında olsak da olmasak da döngüsel ekonomiye geçiş süreci.Tüm dünya bu global dönüşüm sürecinde iken, sürdürülebilirlik ve çevreci adımlar konusunda adımlar atmakta geciken bizlerin ise özellikle döngüsel ekonomi alanında farkındalık kazanmamız ve tüketime yönelik kafa yapımızı değiştirmemiz gerekmekte. Toplumların değişmesi için gereken kıvılcımın ise bireylerden geldiğiniz bildiğimiz için, 5 ayı aşkın bir süredir Döngüsel Ekonomi 101 bültenleri ile bireylerin bu alanda farkındalık kazanması için çalışmaktayız.Peki bu değişim bireylere gerçekten ne sunuyor?
2020’nin sonunda başladığımız Döngüsel Ekonomi 101 serüveninin ortaya çıkmasının en büyük sebeplerinden birisi, bu alanda ne yazık ki ülkemizde çok fazla çalışmanın bulunmaması ve Türkçe kaynak yetersizliğiydi. Evet tüm dünya olarak global bir pandemi ile uğraşmaktayız 1 yılı aşkın süredir, fakat farkındaysanız ‘sistem değişikliği’, ‘ekonomik düzenin yenilenmesi’, ‘her şeyi baştan planlama’ gibi söylemler artık tüm dünya liderlerinin veya özel şirketlerin odağında.
-İlk olarak döngüsel ekonomi sayesinde değişen materyal çıkarım süreçleri, tedarik zinciri ve lojistik, üretim, dağıtım ve tüketim süreçleri tamamen değişiyor. Bu değişim gezegenimizi tehdit eden karbon salınımı ve kirlilik gibi süreçleri önlemenin yanında, yukarıda bahsettiğimiz süreçleri daha verimli yürütmemize olanak sağladığı için bu süreçler sonucu ortaya çıkan ürünün vergilendirmesi noktasında avantaj sağlıyor. Ürün ve hizmetlerin tüketiciye ulaşması için gereken süreçlere yönelik alınan vergiler azaldığı taktirde de, bireylerin genel satın alma güçlerinde iyileştirme oluyor. Araştırmalar, döngüsel ekonomiye geçiş süreci sayesinde 2030 yılına kadar Avrupa’daki hane halklarının harcanabilir gelirlerinin 3000€ kadar artacağını göstermekte. Burada dikkat çeken bölüm, bu artışın herhangi bir ekonomik veya siyasi adıma ihtiyaç duyulmadan, sadece üretim süreçlerindeki iyileştirmeler sayesinde azalacak vergiler dolayısı ile olacak olması.
-İkinci etkimiz bireylere daha fazla yarar sağlayan ürünler. Döngüsel ekonomiye geçiş tamamen inovasyona dayalı şekilde sistemlerin yenilenmesine bağlı. Bu inovatif yenilenme süreçleri ise, üreticileri çok daha faydalı, çevreye ve bireylere daha az zararlı ürünler geliştirmeye zorlamakta. Döngüsel ekonominin farkında olan tüketicinin talebi bu tarz ürün ve hizmetlere yöneldikçe, üreticiler, girişimciler, şirketler kendilerini daha da inovatif hale getirmek durumunda kalıyor. Bu da döngüsel ekonomi sayesinde gezegenimiz için fayda sağlamanın yanında tüketicilere de daha yararlı ürünler üretilmesine olanak tanıyor.
-Önceki haftalarda yine ayrıntı bölümümüzde yer verdiğimiz bir terim vardı; ‘obsolescence’, Türkçe anlamı ile ‘planlı eskitme’. Mevcut lineer sistemlerimiz, üret-tüket-at şeklinde çalıştığı için, üreticiler bir ürünün tüketici tarafından yaklaşık olarak ne kadar kullanılması gerektiğini, ürünün gerçekten verimli şekilde çalışması için gereken süreyi bilerek ve planlayarak azaltmakta. Bunun farklı avantaj ve dezavantajları olsa da, planlı eskitme döngüsel ekonomide amaçlanan bir ürünün yaşam döngüsünü uzatma ve bu döngüyü en yüksek ekonomik değerde geçirmesi hedefine tamamen ters. Bunun sebebi ise tahmin edeceğiniz gibi, planlı eskitme sonucu bizleri daha çok tüketmeye yönlendiren, bu yönlendirme sonucu ortaya çıkan talebi karşılamak için daha çok kaynak kullanan ve bu planlı eskitilmiş ürünlerin de atık olması ise tamamen verimsiz yürütülen süreçler. Döngüsel ekonomi sayesinde, bu planlı eskitme süreçleri tamamen ortadan kalkıyor ve ürün daha tasarım aşamasında iken; ‘ne kadar uzun süre ne şekillerde kullanılabilir’, ‘kullanım ömrü bittiğinde yeniden üretime sokulabilir mi?’, ‘Yeniden üretim mümkün olmadığında nasıl ayrıştırılabilir?’, ‘ayrıştırılma yapıldığında geri dönüşüm sürecinde hangi materyal nerelerde kullanılabilir?, şeklinde soruların cevapları bulunuyor. Böylece daha uzun süre, daha verimli şekilde kullanılacak ürünler tüketicilere sunuluyor.
-Döngüsel ekonominin bireyler için sunduğu bir diğer avantaj ise, sağlık koşullarındaki iyileşmeler. Döngüsel ekonomi gıda sistemleri, üretim süreçlerinde kullanılan zararlı materyaller, hava ve su kirliliğinin temel sebebi olan verimsiz atık yönetimi süreçleri gibi noktalara odaklanmakta. Üretiminde pestisit kullanılan gıdalar sebebi ile insanlarda ortaya çıkan sağlık sorunlarının globalde 550 milyar dolar harcamaya sebep olduğunu biliyor muydunuz? Döngüsel ekonomi sayesinde tamamen değiştirilecek süreçler, bu tarz zararlı maddelerin kullanımı önleyecek inovatif çözümler arayışında olmayı gerektiriyor. Bu sayede, birçok temel hastalığın sebebi olan hava kirliliği, su kirliliği veya gıda kaynaklı hastalıkların önüne geçilmesi mümkün. Döngüsel ekonomi sayesinde 2050 yılına kadar gıda sistemlerinde yapılacak değişiklikler, şehirlerimizde gerçekleşen 290.000 hava, su ve gıda kaynaklı ölümün azaltılmasını sağlayabilir.
Bu bahsettiğimiz faydalar, döngüsel ekonominin bireyler için sunduğu avantajların sadece birkaçı. Her sistemi kendi içinde düşünür ve değişiklikler yaparsak tahminimizden çok daha fazla fayda sağlayacağı bariz. Bu nedenle bireyler olarak bizlerin bu değişime öncülük etmesi gerekmekte. Bunun için de yapacağımız şey çok basit, tüketim taleplerimizi daha döngüsel daha sürdürülebilir ürünlere yöneltmek. Hem kendimizin hem de gezegenimizin geleceği için bu sorumluluğu almamız gerekmekte.
İLGİLİ BAŞLIKLAR



