Sinemanın ortaya çıkışının insanları eğlendirmek olduğunu düşünürsek, aslında kimsenin gerçekçi hikayeler koyması beklenmiyordu. 1960'lardan itibaren Fransız Yeni Dalga akımıyla biraz daha ekspresiyonist bir sinema başladı. İzleyiciyi sıkmayacak ve düşündürmeyecek, sadece eğlendirecek modellerden daha iddialı ve farklı ilişki modelleri sürülmeye başladı. Elbette bu dönem de yer yer kadınların metalaştırıldığı yapımlar piyasaya sunuldu. Kaynak
Sinemanın ortaya çıkışının insanları eğlendirmek olduğunu düşünürsek, aslında kimsenin gerçekçi hikayeler koyması beklenmiyordu.
1960'lardan itibaren Fransız Yeni Dalga akımıyla biraz daha ekspresiyonist bir sinema başladı. İzleyiciyi sıkmayacak ve düşündürmeyecek, sadece eğlendirecek modellerden daha iddialı ve farklı ilişki modelleri sürülmeye başladı. Elbette bu dönem de yer yer kadınların metalaştırıldığı yapımlar piyasaya sunuldu.

Kaynak: Medium
1990'larda Sex and the City ile ortalığı kasıp kavuran, kadınların objeleşme sürecinden çıkma diyaloglarını içerek bir dizi çıkınca, işin seyri biraz değişti. Günümüz aydınlanmasıyla izlediğimizde birçok diyalog bize yanlış gelebilir ama o dönem için büyük bir atılımdı. Unutmamak lazım ki bu tarz atılımların olmayışı, bugünkü büyük atılımları da etkilerdi.

Kaynak: Play Tuşu
2000'lere geldik ve toz pembe romantik komedi furyası başladı. Burada da ana akım izleyiciye the one konsepti tanıtıldı ve tek tip ve gerçekçilikten uzak, sadece çıkışları olup inişleri sakınılan içerikler sunuldu.

Kaynak: Film Affinity
Gerçekçi ilişkileri görme ihtiyacı, 2000lerin sonlarına doğru ortaya çıktı. Yeni nesil Sex & the City olarak adlandırılan Girls ile hayatın yer yer yarattığı melankoli, ilişkilerin zorlayıcı tarafları ve karakterlerin mükemmelden uzaklığı izleyiciye sunuldu. Bundan dolayı da çok büyük bir sektörel aydınlanma yarattı. Bu zamana kadar ekranda "gerçekçi" hikayeler koymanın satmayacağı düşünülüyordu. Çünkü insanların her zamanki sorunlarını ekranda görmek istemediğine dair bir kanı hakimdi. İnsanlar, gerçek hayatlarından kaçmak için bunları izledikleri düşünülüyordu. Görüldü ki insanlar, ekranda gördükleri karakterlerle kendilerini özdeşleştirebilmekten keyif alıyorlar ve bu aslında satıyor. Aslında izleyicinin onlara sunulan içeriklere dair farkındalıklarının artması, bunların tüketici psikolojisini nasıl etkilediğine dair araştırmaların da bunda etkili olduğu söylenebilir.
Bütün bunların ışığında birkaç içerik ile sizlerle bu konuyu daha derinden tartışmak isterim...
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İlişkilerin Sinemadaki Yanısması, State of the Union, Girls. Artı: Kocan Kadar Konuş
22 May 2021

İLGİLİ OKUMALAR


