Seyir Defteri
Denizcilik ve yelkene dair bilgiler paylaşan , Dünya Turu kanalında her sayıda birbirini takip eden bir rota belirleyerek okuyucularına yeni bir "yolculuk" deneyimi sunuyor.
Bültenin yayıncısı Tunç Karabayer, bu kanalda paylaştığı anketlerle bir diyalog imkânı oluşturarak okuyucularının içerikle olan bağını güçlendiren bir etkileşim alanı tasarlıyor. Bültenin, kanalların ve topluluğunun hikâyesini dilerseniz kendisinden dinleyelim.
İlk olarak Seyir Defteri’nin hikâyesinden başlayalım. Böyle bir odağı olan bir “yolculuk” bülteni yapma fikri nasıl oluştu? Bir yolculuk bülteni yapmak nasıl bir süreç?
Aslında tüm fikir 2019 yılında işimden istifa edip, bir maceraya atılmamla başladı. Karadağ’dan başlayıp Cebelitarık’a kadar süren 35 günlük bir yelken seyri yaptım ve çok eşsiz bir deneyim elde ettim. Sonrasında etrafımdaki herkes bu deneyimi yazıya dökmem gerektiği konusunda önerilerde bulundu fakat farklı sebeplerden dolayı o zaman bunu gerçekleştiremedim. Yelkenli ile dünya turu 2012 yılında ODTÜ’de Denizcilik ve Yelken Topluluğunu kurduğum günden beri hayalimdi. Kendimi bildim bileli de hayallerimi kafamda canlandırıp gerçekleşebilecek tüm senaryoları önceden görmeye çalışırım. Seyir Defteri bülteni de aslında bu fikirden ortaya çıktı. Bülten içerisinde tamamen hayal gücüne dayanan ama gerçek olaylar ve verilerle desteklenen bir "dünya turu" yapma fikri beni çok heyecanlandırdı.
Bir yolculuk bülteni, sanırım seyahat yazısı yazmaktan biraz daha farklı. Olanları değil, olabilecekleri yazmak, bilgisayar başında olsanız da orada olduğunuzu hayal edebilmek önemli, ki bunu yapamazsam zaten okuyuculara ulaşma şansım da olmaz diye tahmin ediyorum.
Seyir Defteri, ilk sayısından itibaren Dünya Turu kanalında birbirini takip eden bir dizi, bir alt konsept oluşturdu. Bültenin geri kalanından görece bağımsız, tek bir kanalda seri halinde bir konsept sürdürmenizin kişisel üretim süreciniz ve okur geri bildirimleri noktalarında çıktıları neler oldu?
Aposto! bültenlerinin en çekici yanlarından birisi de bu alt konseptler bence. Seyir Defteri bülteninden önce başladığım ve hâlâ da devam ettiğim Döngüsel Ekonomi 101 bülteninde denemeye başladığım alt konseptler, Seyir Defteri için çok daha verimli oldu diyebilirim. Özellikle "dünya turu" gibi devamlılığı olan, okuyucu ile en başından beri etkileşimde kalmamı sağlayan bir alt konsept, yaratıcılık noktasında sınırlarımı da zorlamama imkân tanıyor. Bülten içerisindeki diğer kanallarda bilgi paylaşımı yaptığım için bilgiyi bulma ve içeriği oluşturma dışında çok zorlayıcı bir yanı yok. Fakat Dünya Turu kanalında, okuyucuların seçimi ile belirlenen bir sonraki liman ile ilgili araştırmalar, diğer kanallarda verdiğim bilgilerle dünya turundaki senaryoyu bağlayabilmek, okuyucuyu sanal dünya turunun basit bir seyahat yazısı olmadığına ikna edebilecek yeni keşifler yapmak gerçekten zorlayıcı ama bir o kadar da yaratıcılığı destekleyen bir süreç.
Özellikle, pandemi nedeniyle çok fazla evde kalmış olduğumuz için de okuyuculardan gelen geri bildirimler muazzam. Seyir Defteri’nin diğer kanallarında ya da Döngüsel Ekonomi 101’de bilgi paylaşımı yaptığımda gelen geri bildirimler ile, sadece Dünya Turu kanalı için gelen geri bildirimler birbirinden çok farklı. Okuyucuların büyük çoğunluğu kendilerini bahsettiğimiz limanlarda hayal edip, hiç yelken yapmamış olsa bile denizin üstünde, rüzgârı hissedebildiklerini belirtiyorlar. E-posta kutunuzda böyle bir deneyim yaşamanıza yardımcı olmak Seyir Defteri bülteninin en mükemmel çıktısı benim için.
Dünya Turu kanalınızın sonunda, gelecek sayılara yönelik bir anket oluşturuyorsunuz. Bu anket okuyucuyla olan etkileşiminizi ne ölçüde değiştirdi?
Bu anket, okuyucuların bir sonraki bültende gideceğimiz limanı seçmelerini sağlıyor. Seyir Defteri’ni iki haftada bir yayımladığım için ankete katılımı iki hafta boyunca açık tutuyorum ve bu nedenle limanın belirlenmesi son dakikaya kadar devam ediyor aslında. Bu da benim için ön hazırlık yapma imkânını sınırlandırıyor, bu nedenle zor bir süreç. Fakat okuyucu gözünden baktığımızda, okuduğu yazıdan bilgi almanın yanında, yazının gidişatına da etki edebildiği bir sürece dâhil olmak çok daha eğlenceli sanırım. Anketin içinde sadece liman seçimi değil, aynı zamanda yorum ve önerileri de topluyorum, ki anketlerin en güzel yanı da bu. Hem motive edici yorumlar, hem de olumlu ve olumsuz eleştirilerle bülteni her sayıda biraz daha geliştirme imkânı buluyorum.
Anket içinde yapılan yorumların veya önerilerin bülten içinde bir sonraki hafta dikkate alındığını gören okuyucu kendisini bültenle daha da özdeşleştirebiliyor bence. Bu nedenle her yoruma, her öneriye bir şekilde değiniyorum.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto! topluluğundan gelişmeleri, yayıncıların üretim hikâyelerini, medya sektörüne ve entelektüel üretime dair perspektifleri bir araya getiren Community bülteninin dördüncü sayısıyla sizlerleyiz.
27 May 2021

İLGİLİ OKUMALAR


