Politika, ekonomi ve medya ekseninde göçmen krizi
2. Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en büyük göçmen krizine tanıklık ediyoruz. Dünyada 80 milyona yakın yerinden edilmiş insan, 26,3 milyondan fazla da mülteci var. Savaşlar, yoksulluk ve iklim krizi de meselenin iyiye doğru gitmeyebileceğini, daha fazla insanın hayatta kalabilmek için göç etmek zorunda kalabileceğini gösteriyor.
Şeyma Nazlı Gürbüz, geç kalınmış olsa da çatışmaların önünün alınması, bölgesel iş birliklerinin geliştirilmesi, hükümetlerin otoriterleşme süreçlerine karşı çıkılması ve demokrasilerin korunması, iklim kriziyle etkin mücadele edilmesi, sağlık ve eğitim gibi alanlarda herkese hizmet götürülmesi gibi politikalarla zorunlu göçlerin engellenebileceğini ifade etti. Gürbüz, göçmenlerin entegrasyonu için ev sahibi halkın da göçün tanımı ve sebeplerine aşina olması gerektiğini söyledi.
Fatih Kıyman, Türkiye’deki mültecilerin yaklaşık 1 milyonunun kayıt dışı işlerde çalıştığını, 400 bin Suriyeli okul çağındaki çocuğun okula gidemediğini ve çalışmak zorunda kaldıklarını anlattı. Çocuk işçiliğinin hem vatandaşlar hem de mülteciler için ortak bir kader olabileceğinin altını çizdi. Kıyman, insani yardım camiasının toplumsal kabulün güçlendirmeden üretebileceği faydanın sonuna gelindiğini de belirtti.
Rıfat Özcan, medyanın göçmenlere karşı negatif tavrına yönelik örnekler verdi. Özcan, iktidara yakın medyanın konuyu hükümetin pozisyonuna göre haberleştirdiğini, muhalefete yakın medyanın hükümetin dış politikasını temel mesele olarak gördüğünü ve mültecilere karşı ayrımcı dil kullanabildiğini, sosyal medyada ise yanlış bilgilerin yayıldığını ve teyit çabalarına rağmen insanların bunlara inanmak istediğini ifade etti. Özcan, medyanın mülteciler konusundaki sorumluluklarını hatırlattı.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto! topluluğundan gelişmeleri, yayıncıların üretim hikâyelerini, medya sektörüne ve entelektüel üretime dair perspektifleri bir araya getiren Community bülteninin yeni sayısıyla sizlerleyiz.
17 Haz 2021

İLGİLİ OKUMALAR


