"Özgürlük" Üzerine Düşüncelerim
"İnsan nasıl özgür olur?" sorusuna
benim cevabım: "Farkında olarak"
Aşağıda 2014 yılında üniversitedeyken "Özgürlük" kavramıyla ilgili yazdığım bir yazıyı seninle paylaşıyorum.
2021 yılında hala "Özgürlük" kavramıyıla ilgili temelde benzer düşüncelere sahibim.
Farklı düşündüğüm nokta: "farkında olarak" özgür olunabileceğini iddaa etmişim. Şu anda tamamıyla özgür olacak kadar farkında olabileceğimizi mümkün görmüyorum.
Hala arkasında olduğum nokta: Cehaletin bir erdem olduğuna inanmıyorum ve sorgulanmamış hayatın yaşamaya değer olmadığını düşünüyorum.
Yani;
Net bir sonuç alamayacak olsak bile, "farkında olma yolculuğu" yürümeye değer bir yolculuk.
Bu mücadeleyi veren her birey, benim için saygın bir birey.
2014 Yılındaki Yazım
Benim özgürlük kavramım bireyin etkisi altında olduğu tüm dış etkenlerden kendini arındırması, kendini doğduğu günden itibaren maruz kaldığı bütün etkenlerden azat etmesi anlamına geliyor.
"insanın istediği şeyi yapması", "istediği şeyi düşünmesi, söylemesi" bana göre insanın gerçekten özgür olduğu anlamına gelmiyor.
Birey yetiştirildiği çevre, doğduğu ülke, mensup olduğu din, ailenin temel öğretileri, öğretmenleri tarafından yapılan tanımlamalar, toplum tarafından ne şekilde kabul göreceği önermeleri, kendisine çizilen sınırlar ile kendini tanımlıyor.
Ne düşüneceği, nasıl davranacağı aslında baktığınızda hiç bir zaman bireye bırakılmıyor.
Bir boyama tahtası gibi birey, toplumun ailenin çevresinin düşüncelerine davranışlarına boyanıyor dolayısıyla hem özgünlüğünü hem özgürlüğünü kaybetmiş oluyor.
Birey ne zamanki “farkındalığa”, “farkında olmaya” çaba sarf ediyor, kendini, etkisinde kaldığı çevresel şartları, düşüncelerini sorgulamaya başlıyor o zaman özgürlük yolculuğuna çıkmış oluyor. Socrates’in “The unexamined life is not worth living.” (Sorgulanmamış hayat yaşamaya değer değildir.) önermesinden yola çıkarsak bireyin özgür olması, farkında olarak yaşamaya değer bir hayat geçirmesi sürekli olarak soru sormasını gerektiriyor.
“Ben bunu neden düşünüyorum?"
"Neden böyle davranıyorum?"
"Ben ne istiyorum?"
"Bu düşünce, davranış ve isteklerimde geçmişten gelen hangi olayların, öğretilerin etkileri var?"
"Ben kimim?"
"Kim olmak istiyorum?”
gibi sorular sorulduktan, farkında olunarak cevaplanıldıktan sonra ancak birey özgür olabiliyor. Maalesef insanları çoğu bu soruları sormadan “Ben istediğimi yapabiliyorum, istediğimi söyleyebiliyorum, ben özgürüm.” diyerek o düşüncelerin o davranışların o isteklerin aslında kendi düşünce/davranış/istekleri olmadığının farkına varamadan, sıradan bir hayat yaşayarak ölüyor.
Sonuç olarak Thomas Gray’in “Ignorance is bliss” sözüne katılmıyor, özgür olmak isteyen bireyin FARKINDA olması gerektiğini düşünüyorum.



