Keşif Sineması’nda konuştuğumuz o filmlerden biriyle ne iyi gider?
Bir bir ekrana gelen insanlar, aşk hayatlarından, iş hayatlarından, mahalle hayatlarından yakınıyorlar. Bu belgeselde sayılar, veriler, gazete kupürleri yok — söz sadece New York şehrinin insanlarında ve gündelik dertlerinde. Onları dinleyerek iklim aciliyetinin her birimizin üzerinde ne denli etkili olduğunu, doğrudan ya da dolaylı yollardan sebep olduklarıyla gündelik yaşamlarımızı ne kadar değiştirdiğini anlamak hiç de zor değil. Brett Story’nin The Hottest August’u, iklim aciliyetine dair alışılmışın dışındaki formuyla dikkat çeken bir belgesel.

Aquarela (2018)
Bir bir ekrana gelen, dünyanın farklı köşelerinde çekilmiş, buz, su, kasırga, şelale görüntüleri ve onlara eşlik eden Apocalyptica’dan tanıdığımız Eicca Toppinen imzalı senfonik metal besteleri. Viktor Kossakovsky’nin Aquarela’sında konuşma dahi yok — söz sadece su buharı, su ve buzda. Suyun üç hâlini dinleyerek, iklim aciliyetinin korkutucu sonuçlarını ya da doğa karşısında ne kadar aciz olduğumuzu görmek, bir an önce önlem almamız gerektiğinin farkına varmak hiç de zor değil. Aquarela, iklim aciliyetine dair alışılmışın dışındaki formuyla dikkat çeken bir belgesel.
NEREDE YAYIMLANDI?
Emre, ikinci konuğu Deniz'le çocukluğun "vahşi batı" hâlinden yetişkinliğin küresel kaygılarına, oradan Anadolu'dan New York'a bir yolculuğa çıkıyor.
29 Eyl 2021

İLGİLİ OKUMALAR


