Bu yakınlarda okuduğumuz bir kitapta, tesadüfen, salgınlara değinen bir bölüme rast geldik. Neolitik çağdaki insan topluluklarını ve yaşamlarını anlatan kitap, bize tarih boyunca yaşanagelmiş olan salgınlar hakkında çok şey söylüyor
Bu yakınlarda okuduğumuz bir kitapta, tesadüfen, salgınlara değinen bir bölüme rast geldik. Neolitik çağdaki insan topluluklarını ve yaşamlarını anlatan kitap, bize tarih boyunca yaşanagelmiş olan salgınlar hakkında çok şey söylüyor:
Görsel: Short History
Neolitik çağ öncesinde ağırlıklı olarak avcı toplayıcı olan insan grupları yaşanan iklim değişikliği sebebi ile besin bulmakta zorlanmaya başlamışlar. Zaten bir süredir bazı tahılları ekip biçmeyi ve bazı hayvanları evcilleştirmeyi bilen bu insanlar, besin kıtlığı nedeniyle tarıma yönelmek durumunda kalmışlar. Tarım çoklu ve yoğun emek gerektirdiği için de topluluklar halinde yaşamaya ve şehir benzeri yaşam düzenleri kurmaya başlamışlar. O zamanın evlerini insan ve hayvanların bir arada yaşadığı bir yer olarak düşünmeliyiz. Hayvanlarla beraber yaşam salgınlara sebep olmuş: hayvanlardaki virüsler insanlara, insanlardaki virüsler hayvanlara geçmiş ve sonuç ölümcül salgınlar.
Hatırlayın, Covid-19 döneminin başlarında nasıl şok olmuş, anlayamamış, kabullenememiştik. “Nasıl yani? Bu devirde? Salgın? Bize mi denk geldi?” şeklinde serbest gezinen düşüncelerde boğulmuştuk. Oldukça saf ve bir o kadar da cahil olduğumuz için: biraz tarih, biraz antropoloji ve biraz da arkeoloji bilsek, insanların insanlık tarihi boyunca salgınlarla mücadele ettiğini ve yaşam süremizde bir salgına denk gelme olasılığımızın çok yüksek ve son derece de “normal” olduğunu bilirdik.
Görsel: Sci-News
Neolitik çağ insanı salgınları çok iyi tanıyor, hastalıkların “bulaştığını”, insanla temas, tabak, giysi ve benzeri malzemeyi paylaşmak ile geçtiğini biliyormuş. Salgınlardan kaçınmak için büyük insan topluluklarından ve kalabalıklardan kaçınıyor, tenhada yaşam kurmaya çalışıyormuş.
Biz ise “her şeyi çözdük, o kadar geliştik ki bize hiçbir şey olmaz!” edasıyla, milyonlarla paylaştığımız balık istifi şehirlerde yaşıyor, üst üste tüplerde (metro, tramvay) seyahat ediyor, bir salgın hastalık çıkınca da şok geçirip, bir iki aya düzelir zannediyoruz. Gerçek şu ki, yapmamız gereken Neolitik çağ insanında feyz almak, salgınları normalleştirip, onlardan kaçınmamıza hizmet edecek tenha yaşamlar kurmak.
Son bir söz de Çinlileri temize çıkarmak için: salgın hastalıklar insan ve hayvan topluluklarının yoğun bir şekilde beraber yaşadığı bölgelerde çıkıyor. 1 milyar 44o milyon insan ve kim bilir ne kadar hayvanın beraber yaşaması elbette Çin’i olağan şüpheli ve gelecek salgınların merkezi yapıyor, kasıt ya da laboratuvar imalatı aramaya lüzum yok anlayacağınız.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ne Var Ne Yok Hocam 17. Sayısıyla Karşınızda !
15 Eki 2021

İLGİLİ OKUMALAR


