Keşif Sineması’nda konuştuğumuz o filmlerden biriyle, ne iyi gider biliyor musun?
Günümüz Arjantin’inde bir sayfiye yerinde, orta sınıf bir aile ve evin "hanımı." Doğada, kasabada ve evde; tehlike ve kazaların her yerde olduğu, her yerden çıkabileceği gerçeğiyle yaratılmış bir tedirginlik hâkim.
Sıcak hava, güneş ve bol içki, kirli sular, sisli ormanlar — bataklığa saplanıp kalmış bir ailede bataklığa saplanıp kalmış duygular. Sınıf çatışmasından cinsel gerilime, bilinmeyen korkusundan yıkılan hayallere, Lucrecia Martel'den La ciénaga, hayatın bataklığında geziniyor — film de adını zaten "bataklık"tan alıyor.

Roma (2018)
1970’lerin Meksika’sında büyük şehrin orta yerinde, orta sınıf bir aile ve evin hizmetçisi. Sekste, aşkta ve evlilikte yalnızlığın ve kalp kırıklıklarının her ilişkide olduğu, her yerden çıkabileceği gerçeğiyle yaratılmış bir hüzün hâkim.
Toplumsal, politik ve sınıfsal hareketlilik — çaresiz kalmış bir ailede, farklılıklarına rağmen benzerliklerini görüp bağ kurmuş iki kadın. Sınıf çatışmasından cinsel gerilime, terk edilme korkusundan yıkılan hayallere, Alfonso Cuarón'dan Roma, hayatı simgeleyen bir mahallede geziniyor — film de adını zaten Meksiko’nun bir mahallesinden alıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Kurgucu Selda Taşkın’la ve imajlarla kurduğu özgür ilişkiyle tanış.
27 Eki 2021

İLGİLİ OKUMALAR


