"EĞER VAKTİM OLSAYDI"CILIK...
Çok uzun zamandır bir roman yazarı olmanın hayalini kuran ama hala ortaya roman yazmak adına hiçbir şey koymamış bir arkadaşım var. Ona sorsan mevcut işi o kadar yoğun ki, kafasını işten kaldıramıyor, romanına ayıracak vakit bulamıyor. Vakit bulamayınca da doğal olarak ortaya hiçbir şey çıkmıyor...
Peki gerçek neden gerçekten bu mu?
Tabi ki hayır.
Asıl neden arkadaşım "ben bunu yapmaya karar verdim ve yapacağım." diyerek bu yola baş koymak yerine hala "istesem yaparım" opsiyonunu açık tutmak istiyor.
Kendi işinin eleştirilmesini istemiyor.
"Potansiyeli"nden çok daha düşük bir iş ortaya koymaktan ve reddedilmekten / beğenilmemekten korkuyor.
O ihtimallerle dolu dünyasında kalmak istiyor.
"Eğer vaktim olsaydı..."
"Eğer doğru bir çevre olsaydı..."
"Eğer doğuştan yeteneğim olsaydı..."
ihtimalleri.
Bundan bir 5, 10 yıl sonra da büyük ihtimalle şunları söyleyecek:
"Artık genç değilim."
"Artık düşünmem gereken bir ailem var."
Kaynak: Excerpt from the book "The Courage to be Disliked" by Ryan Hoover
İLGİLİ BAŞLIKLAR



