İptal kültürünün amacı ve farklı kavramlarla olan ilişkisi
Hacer Sert
Aposto! Community’nin podcast serisi Yuvarlak Masa'nın yeni bölümünde iptal kültürünün (cancel culture) özündeki amacını, iletişim şeklimize olan etkisini, başardıklarını, başaramadıklarını, masumiyet karinesinin karşısındaki yerini, ifade özgürlüğüne karşı duruşunu, devlet ve toplum kavramlarıyla ilişkisini konuşmak üzere Ragraga bülteninden Şeyma Nazlı Gürbüz, Dadanizm bülteninden Seden Mestan ve Zeynep Naz İnansal ile bir araya geldik.
"İptal etme" fikri, o kadar uzun zamandır hayatımızda değil. 1991 yılında New Jack City filminin diyaloğunda kullanılmadan önce, ilk olarak 1981'de Nike Rogers tarafından yazılan Your Love is Cancelled adlı bir ayrılık şarkısında ortaya çıktı. Bunu takiben, 90'lar ve 2000'lerin başında sanatçılar bu tabiri müzik ve YouTube videolarında kullanmaya devam etti. Popüler realite şovu Love and Hip Hop'un 2014 yılındaki bir bölümünde birinin "iptal edilmesi" hakkında bir yorum yapılmasından bu yana iptal kültürü #BlackLivesMatter ve #MeToo gibi hashtag odaklı sosyal adalet hareketleriyle birlikte ana akıma girdi.
Ellen gibi toksik bireylerin gerçek karakterleri su yüzüne çıkarken, mağdurlar ve suçlular hakkında uzun süredir devam eden anlatılar değiştirmeye başladı. Bill Cosby, Harvey Weinstein gibi davalarda gerçek kovuşturmaların başlatılmasında etkili olan dev sosyal dalgalar hâline geldi.
Öte yandan, iptal edilen bireylerin sonrasında tekrardan (J.K. Rowling gibi) oldukları yere bir şekilde geri gelmeleri de söz konusu oluyor. İptal kültürü özündeki iyi amaca, yani nefretin yaygınlaşmasını önlemeye hizmet ediyor mu diye sorduğumuzda, Seden şu yorumda bulundu:
“Aslında burada nefret ve sevgiden çok adalet daha önemli bir konsept hâline geliyor. Adaletsizliğe uğrayan insanlar var. Onları yarı yolda bırakan bir adalet sistemi var ve bir nevi insanlar, vigilante gibi insanlar internet üzerinden bir adalet sağlamaya çalısıyorlar. Aslında sağlamaya çalıştığımız şey onları topluma kazandırmak veya dünyadaki sevgi oranını artırmak değil, abartılı güce sahip insanlar bu gücü suistimal ettiği noktada onları ifşa ederek buna bir “dur” demek.”
İptal kültürü hakkında yapılan eleştiriler ise, çoğunlukla bir grubun yargısız infaz gücüne sahip olması, açık tartışma normlarının zayıflamasına katkı sağladığı ve ifade özgürlüğünün geniş kullanılmaması çevresinde birleşiyor. İptal kültürü kavramını, etrafında oluşan tartışmaları, getirilen birçok eleştiriyi ve ideal dünyadaki yerini konuştuğumuz podcast bölümümüzü keyifle dinlemenizi dilerim.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto! topluluğunun tazeleri, Yuvarlak Masa sohbetleri ve yayıncıların entelektüel üretim dinamiklerine dair içgörüler burada.
26 Kas 2021

İLGİLİ OKUMALAR


