"Bir Arada Yaşarız"
Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı’nın (BAYETAV), KONDA ve SAM araştırma şirketlerinin iş birliğiyle yürüttüğü araştırmasının sonuçları yayımlandı. Araştırmada yer alan "Siyasi açıdan Türkiye'de yıllardır sağ - sol - merkez diye bir gelenek var. Siz kendinizi siyasi görüş olarak nerede tanımlarsınız?" sorusuna katılımcıların %25'i hiçbiri, %32'si sağ, %20'si sol yanıtını verdi.
- Milliyetçilik: Araştırmada yer alan "Kendinizi tanımlamak için hangi 2 siyasi kimliği/sıfatı kullanırsınız?" sorusuna ise katılımcılar %28 oranıyla en çok milliyetçi yanıtını verdi. Bunu %25 oranıyla Atatürkçü, %23 oranıyla da muhafazakâr tanımları takip etti. Toplumun %17'si kendini İslamcı, %10'u ülkücü, %9'u da demokrat olarak tanımladı.
- Kötüye gidiyor: "Her şeye rağmen insanlık giderek daha iyiye gidiyor" önermesine her 10 kişiden 66'si "kesinlikle yanlış" yanıtını verirken her 100 kişiden yalnızca 18'i bu önermeyi doğru buldu.
- Güçlü lider: "Her zaman güçlü bir lidere ihtiyacımız var" önermesine her 100 kişiden 85'i evet yanıtını verdi.
- Eşitlik ilkesi: "Devletin tüm bireylere/gruplara/kimliklere eşit mesafede durması gerekir" önermesine katılımcıların %94'ü evet yanıtını verdi. "Toplumda ekonomik olarak güçlü ama küçük bir grup daha çok kazanacak diye çoğunluk zarar görüyor" ifadesine katılımcıların %81'i katıldı.
- Tahammülsüzlük: Araştırmada yer alan ""Toplumumuzda var olan sorunlara sebep olan gruplara karşı tahammülüm yok" ifadesine her 100 kişiden 66'sı "doğru" cevabını verdi. Her 100 kişiden yalnızca 16'sı yanlış dedi.

KONDA
- Düşmanlaşma: Görüşülen her 5 kişiden 4'ü "basit bir haberin kendinden saydığı insanlara bile kendisini düşmanlaştırabildiğini" düşünüyor. Her 100 kişiden yalnızca 7'si bunun yanlış olduğunu düşünüyor.
- Nefret söylemi: Toplumun geniş bir kesimi nefret söyleminin suç sayılması gerektiğini düşünüyor. "Bazı ülkelerde insanların kendilerinden olmayanlardan, yani ötekilerden, nefret ettiklerini söylemeleri yasak. Ben bu uygulamayı doğru buluyorum." önermesine katılımcıların %66'sı evet yanıtını verdi.
- Medyanın ayrımcılığa etkisi: Toplumun büyük bir kesimi medyada yer alan ayrımcılık ve şiddetin toplumsal hayata olumsuz etki ettiğini düşünüyor. Her 10 kişiden 9’u bu yargıya katılıyor.
- Doğayla yüzleşme: "Siyasi kavgaları bir kenara bırakıp, soluduğumuz hava, içtiğimiz su ortak meselemiz olmalıdır" ifadesine her 10 insandan 9'u katılıyor. "COVİD, çeşitli ortak dertlerimizle hep birlikte mücadele etmekten başka çaremizin olmadığını gösterdi" ifadesi içinse su sonuç çıkıyor:

KONDA
- Farklılıklarla yaşamak: "Farklı gruplardan insanların neler hissettiklerini anlamaya çalışırım" ifadesine katılımcıların %85'i evet yanıtını verdi. "Sadece kendimize benzeyen insanlarla birlikte yaşamadığımızın farkına varmamız gerek" ifadesine de katılanların oranı %87 oldu. Ayrıca katılımcıların %92'si toplumun farklı kesimlerinin birbirini anlaması ve ortak noktalar bulması gerektiğini söyledi. Toplumsal huzurla ilgili soruya verilen cevaplar aşağıdaki gibi oldu:

KONDA
Sonuç: Anketin sonuç bölümünde yer alan açıklamada şu ifadeler öne çıkıyor:
"Aslında herkes bir kesişim; ancak önemli olan bu kesişimlerin nasıl yönetildiği. Çevrenin baskısına ve bu baskı karşısında bireylerin sermayelerine, o baskıyı yönetme biçimlerine göre, bir arada yaşama kapasitesi daralıyor veya genişliyor. Bir bakıma, bütün yaptığımız görüşmeler 'sağcı' ya da 'solcu' olmanın veya tek bir sıfat ya da kimlikle kendini anlatmanın asla yeterli olmadığını gösteriyor. Araştırma, devlet aktöründeki 'tekçi' zihniyetin vatandaşlara da yıllar içinde nasıl sirayet ettiğini gösterirken, bizzat bu tekçiliğin bile nasıl bir karmaşıklık taşıdığını, bütüne bakıldığında da, ideolojik, siyasal dilleri ne olursa olsun, insanların var olmak, saygı görmek ve tanınmak yönündeki arzularını; dolayısıyla büyük darbeler almış olmasına rağmen, çeşitliliğin var olduğunu gösteriyor."
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Merhaba. Dün Macaristan ve Sırbistan'da gerçekleşen seçimlerde hâlihazırdaki başkanlar yeniden kazandı. BAYETAV, "Bir Arada Yaşarız" araştırması verilerini paylaştı. Türkiye Raporu, "Geçinebiliyor musunuz?" araştırması yaptı.
04 Nis 2022

İLGİLİ OKUMALAR


