This is England
, Premier League ile ilgili son gelişmeleri ve ilginç hikâyeleri aktarıyor.
Dibi Boylamak
Oğuzcan Keskin
Everton'ın sahibi Farhad Moshiri'nin sezon başında menajer koltuğunu eski Liverpoollu Rafa Benitez'e devretmesi bir takım çatlak seslerin haricinde taraftar kitlesinin büyük bir çoğunluğunu heyecanlandırmıştı çünkü Carlo Ancelotti'nin ardından tıpkı onun gibi geçmişinde büyük takımları barındıran bir menajer mevzubahisti. Herkes umutluydu. Carlo'nun yarattığı depremin artçıları da mevcuttu: İtalyan menajerin ayrılığıyla geçen senenin en iyilerinden sayılabilecek James Rodriguez takımdan ayrılmak istedi. Takım kadro kalitesi bakımından geriledi fakat bu Ancelotti'nin yerine gelen Rafa için sorun değildi. Zaten onun aklında başka bir plan vardı.
İkinci milli araya kadar her şey Rafa'nın planlarına uygun gidiyordu. 7 maçta 14 puan alan takım Avrupa potasındaydı. Maç başına %40'lık topla oynama oranına rağmen 1.73'lük xG, Everton için fena bir rakam değildi: özellikle milli aradan önceki Old Trafford ziyaretinde, %28 topla oynama oranından gelen 1.41 xG çok etkileyiciydi.
Plan kusurlu da olsa işliyordu. Takım bir bütün halinde iyi savunma yapıyor, Allan ve Doucoure seken topları toplayabiliyor; Richarlison, Iwobi, Townsend gibi oyuncular hızlı çıkarak skor üretebiliyorlardı. Tam da bu dönem Rafa, sisteminin en kilit iki oyuncusu Richarlison ve Doucoure'yi sakatlığa kurban verdi. Everton için işlerin tersine gitmeye başladığı dönem de bu tarihe tekabül ediyor.
Rafa, ana rotasyonundaki iki eksiğine rağmen sisteminde inatçıydı. O hafta Everton kendi evinde, daha sonra küme düşecek olan Watford'dan tam 5 gol yedi. Çatlak seslerin iyice gürültülü hale gelmesinden dolayı oyuncular sakatlıklarından kurtulmalarına rağmen Everton sezon başındaki tempoyu bir daha hiç yakalayamadı: Sırasıyla Manchester City'e 3, Liverpool'a 4 farklı mağlup oldular.
Daha sonra Rafa, orta alan baskısının takımın kurtuluşu olduğunu düşündü. Hücumdan bir oyuncuyu kulübeye çekerek şablonunda değişikliğine giden İspanyol menajer, Fabian Delph'i 6 numarada konumlandırarak orta sahadaki niceliği arttırmak istedi: fakat kısa süreli görevinde Delph'in başarılı bir sınav verdiği söylenemezdi. Maçın bitimine 30 dakika kala bu fikrinden tamamen vazgeçen Benitez'in Everton'ı o maç Crystal Palace'tan 3 gol yemekten kurtulamadı. İşler iyice kötüye giderken çözüm arayışları devam ediyordu.
Benitez'in kartları tükeniyordu ve Everton son çare olarak 3'lü savunma planına geçiş yaptı. Akabindeki Chelsea maçında bunun olumlu sonucunu da aldılar.
- Stamford Bridge'deki 1-1'lik skor Rafa'ya kerametin yeni formasyonunda olduğunu düşündürdü: daha sonra bu skorun Jordan Pickford'ın harika performansıyla geldiği anlaşılacaktı.
Chelsea deplasmanındaki puana aşık olarak iç sahadaki Brighton maçında da ana planını değiştirmeyen Benitez, Potter'ın Brighton'ına kaybederken sahada domine edilmişti. Brighton o maçı Goodison'da 2-3 kazandı, daha da fazlası olabilirdi.
Benitez'in eli kolu bağlanmıştı. Gol yemeden tamamlanan son maçın tarihi unutulmuştu. Taraftarlar yönetim kademesine baskıyı arttırıyor, oyuncular gitmek istiyordu. Bu dönemde Benitez'in imdadına transfer dönemi yetişti: birkaç takviyeyle belki durumu kurtarabilirdi. Fakat henüz Ocak ayının 15'inde lig sonuncusu Norwich'e yenilmek, Rafa'nın koltuğunu kaybetmesine sebebiyet verdi.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto'da öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada!
11 Haz 2022

İLGİLİ OKUMALAR


