Mixmag Türkiye
, her hafta elektronik müzik gündemindeki en önemli gelişmeleri ve daha fazlasını derliyor.
Carl Cox’tan 10 yılın ardından yeni albüm
Röportaj: Gemma Ross | Mixmag Türkiye için uyarlayan: Furkan Kılıçaslan
40 yıllık kariyeri ile dans müziğin en uzun soluklu oyuncularından biri olan Carl Cox, 60 yaşına yaklaşırken bile heyecanından ve temposundan ödün vermiyor. Son stüdyo albümünün üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen 17 parçadan oluşan albümünü 16 Eylül’de yayımlamaya hazırlanan duayen sanatçı Ibiza’da Mixmag’in sorularını yanıtladı.
Şu anda neredesiniz? Burası stüdyonuz mu?
Bu gerçekten harika bir manzara değil mi? Şu an Avustralya’dayım. Stüdyom Melbourne’de ama motor yarışları için Man Adası’ndayım.
Sanıyorum biraz da eğlence vakti?
Kesinlikle! Pandemiden sonra bu yarışlar ilk kez düzenleniyor. En son bu yarış durduğunda 1907 yılıymış. Tekrardan normale dönmek heyecan verici. Daha önce bu adada herhangi bir turizm yokmuş. Yarışlarla beraber turizm aktif hale gelmiş. Ben de motor sporlarında aktif biri olarak takımımı desteklemek için buradayım.
Adada çok sayıda insan sizi görüp tanıyor mu?
Evet, bir sürü eski raver ile karşılaşıyoruz. 20 yıl öncesinde bu kültürün içinde olan daha sonrasında yavaş yavaş elini ayağını çeken insanlar aynı zamanda motor sporlarına da büyük ilgi gösteriyorlar. Aslında müzik ve motor sporları bizi tekrar birleştirdi. İnsanlarla karşılaştığımda ‘’Parti nerede?‘’ diye soruyorlar. Onlara partilemek için burada olmadığımı söylediğimde inanamıyorlar.
En son sohbetimiz ‘’Oh yes, Oh Yes!‘’ adlı anılarınızı yayımlamadan önceydi. O zamandan beri Carl Cox’un hayatında neler oluyor?
Stüdyoda oldukça fazla remiks yapıyorum ve bundan gerçekten zevk alıyorum. Şu anda yarattığım işlerin bir ivme kazandığını düşünüyorum müziksel olarak. Amerika’da büyük bir turneye çıkıp Miami’de Ultra Music Festival, ardından Creamfields ve Glasgow’da Riverside çalarak tekrar sahnelerdeydim. Sokağa çıkma yasağının sona ermesinden bu yana oldukça kesintisiz geçti, bu harika oldu. Ancak personel yetersizliği nedeniyle uçuşlarda korkunç gecikmeler yaşanıyor ve havayolları bununla başa çıkamıyor. Bir uçuşta gecikme yaşarsam, geçen hafta sonu olduğu gibi genellikle etkinliği kaçırabileceğim anlamına geliyor. Creamfields’a bu yüzden çok geç kaldım. Hatta iptal etmek üzereydim ama yetişebileceğimize dair bir umut ışığı olduğundan dolayı sonuna kadar zorladık. 5 saatlik uçuşun ardından direkt olarak sahneye çıktım. Gerçekten keyifliydi.
Ibiza’da uzun bir zaman ardından tekrar residency programına başlıyorsunuz. Space ile karşılaştırdığında DC-10 için hissiyatınız neler?
Ben her zaman ada için oradaydım ve Space, o belirli zamanda bir şeyler yapmak için benim adıma büyük bir fırsattı. 16 yıl boyunca elimden gelenin en iyisini yaptım. Residency’lerin ne kadar zorlu bir maraton olduğunu insanlar anlamayabiliyor. Salı günü çalmanız için Pazartesi adaya gitmiş olmanız, Salı tüm gün hazırlık yapıyor olmanız ve Çarşamba’da tekrardan toparlanıyor olmanız gerekiyor. Bunu sürekli tekrarladığınızı düşünün.
DC-10'i de bir meydan okuma olarak görüyorum. Space’in yarı büyüklüğünde olsa da müzikal olarak çok özgür bir yer. Kitlelere hitap etmek zorunda değilsin. Temel olarak istediğin gibi çalabiliyorsun. Her zaman sevdiğim The Terrace’ın küratörlüğünü yapacağım. Ana odada ise sadece Awesome Soundwave’de yer alan canlı performans sanatçılarına yer vereceğiz. İnsanların kapıdan içeri girip farklı bir şey deneyimlemesi gerçekten harika olacak, herkes için bir şeyler var, bu yüzden artık DJ etkinliklerinden daha fazla canlı performanslara odaklanıyorum.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto'da öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada!
18 Haz 2022

İLGİLİ OKUMALAR


