İçimdeki Dünya
, pratikleri, ilhamları, motivasyonları ve şifa dünyasından haberleri paylaşıyor.
Alışkanlıklarımız ve Rutinler
Ortaokul zamanlarımdan beri, mümkün olduğu kadar, ertesi sabah giyeceklerini hazırlayan biriydim. Okuduğum okulda, esasen çok miktarda disiplin, bol miktarda kurallar olmasına rağmen, üniforma konusu oldukça gevşek bırakılmıştı. Genel bir çerçeve vardı evet ama, örneğin siyah, gri ya da lacivert eteğin çeşitli formları, belirli renk gömleklerin istediğin modeli ve üzerine giyeceğin uzun kolluların da çeşitli versiyonları tercih edilebiliyordu. Dolayısıyla da, o yaşlarda bile bir stile ya da stilsizliğe doğru meyletme imkanınız vardı. Ben de kıyafet üzerine uzun süre kafa yoran biri olarak, sabahın köründe yeterli performansı gösteremediğimi anladıktan sonra, gece yatmadan kombinimi hazırlar hale gelmiştim, bunu bir rutine oturtmuştum.
Aynı zamanda, küçücük odamın şeklini belirli aralıklarla değiştirme, odada müzikle keyif yapma, okuldan gelince yiyecek bir şeyler hazırlayıp televizyonun karşısına geçerek yeme gibi çeşitli rutinlerim mevcuttu. Bu alışkanlıklar, zaman içinde değişse de, zaman zaman belirli rutinlerin hayatımın içine yerleştiğini ve bunların ihtiyaca göre şekil ve kapsam değiştirdiğini fark ettim zamanla. Bir yandan rutin kelimesi kulağıma hoş gelmiyor ve sanki bir şeylerin tekdüzeliğini ve spontan olmama halini yansıtıyor gibiydi, bir yandan da kaosun içindeki düzeni sağladığı için güven veriyordu. Neticede yaşamın bütünü bir kaostan ibaretti ve ihtiyaçlarımızı fark edip, karşılayabilmemiz için rutinler oluşturmaya ihtiyaç vardı.
Yetişkinlik hayatı ilerleyip de, kaos durumu bütünüyle gün yüzüne çıktığında(Yani geçinme, karnını doyurma, ilişki yönetimi, ilerleyen yaşın getirdiklerini karşılama, karar verme, vazgeçme gibi yetişkinlik halleri ve dış dünyanın müdahale edemediğimiz kısımlarından bahsediyorum. Ama yoo, benim hayatımda kaos filan yok diyen varsa, kendisini takdir edip, ne yapıyorsa aynısını yapmaya devam etsin diye uğurlayabililirim yazımın bu noktasında.), uygulamaya çalıştığım rutinlerin, o kadar çok faydasını gördüğümü söyleyebilirim ki. Benim için en tatmin edici kısmı ise, rutinlerin bozulmasının kendi paşa gönlüme bağlı olduğunu kavramak ve acaba bu rutinler beni sıkıcı bir hayata götürür mü endişesinden arınabilmek oldu sanırım.
Öncelikle söylemeliyim ki, rutinin mutlaka günlük olarak yapılması gereken bir dizi eylemler bütünü olmadığını fark etmek hepimize iyi gelebilir. Günlük rutinler hayatımızda daha fazla yer kaplayabilir, ancak haftalık, aylık rutinler de, zamanımızı istediğimiz yönde yönetmeye yardımcı olabilir. Böylece kendimize biraz daha esneklik alanı sağlamış oluruz. Her gün bir şeyleri rutin olarak yapmakta zorlandığımızda, haftalık rutin oluşturmak, örneğin, günde şu kadar egzersiz yapmalıyım yerine, haftada 4 saat egzersiz yapayım diyerek yola çıkmak, sizin için sağlıklı bir rutin oluşturmanın yolu olabilir. Bundan dolayı, rutinlerin başkalarının yaptığı şekilde değil, sizin ihtiyacınız olan şekilde belirlenmesi çok ama çok önemli. Ancak bu şekilde ihtiyaçlarınıza karşılık bulabilir ve kendiniz için iyi seçimler yaparak zamanınızı yönetme imkanına sahip olabilirsiniz. Bunun da yolunu ancak siz bilebilirsiniz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto'da öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada!
18 Haz 2022

İLGİLİ OKUMALAR


