Toprak Savaşları
İrlanda Patates Kıtlığı’nın (hatta adada Büyük Kıtlık olarak da bilinir) sonrasında geçen yirmi yılda, adanın tarıma ve hayvancılığa elverişli arazileri giderek daha sınırlı sayıdaki ailelerin elinde toplanmaya başlamıştı.
1870’e gelindiğinde Kıbrıs’ın 9 katı büyüklüğündeki bu adanın %50’si sadece 750 ailenin elindeydi. Çoğu toprak sahibi, maliki oldukları topraklarda yaşamamakta, bu toprakları işlemek isteyen tarım işçileri ve çiftçilerden her yıl “kira” toplamaktalardı. Toprak sahipleri, kirasını ödeyen işçileri bile istedikleri zaman çıkartabiliyorlardı.
1850-1870 arasında topraklarından £340 milyon değerinde “kira / vergi” elde eden toprak sahipleri, bu gelirin sadece %5’ini topraklarına geri yatırmaktaydı.
Köylü ve tarım işçileriyle toprak sahiplerinin arasındaki gerginliklerin giderek artmasıyla, 1879’da diye adlandırılan hareket başladı (normal bir silahlı çatışma olarak savaş değildir).
Toprak Savaşları’nın ilk yıllarında en önde bulunan örgüt, İrlanda Milli Toprak Birliği idi. Birliğin kurucusu Michael Davitt tarafından, birliğin başına geçmesi istenen Charles Stewart Parnell, İrlanda’nın Ennis kentinde bir konuşma yaptı. Konuşmasında toprak sahiplerine karşı şiddet ve silah kullanmak yerine, başka bir cezalandırma yöntemi sunuyordu: toplumsal dışlama.

Toprak Birliği’nin etkin olduğu bölgelerden birinde, Lord Erne adlı bir toprak sahibinin toprak işletmecisi ile çalıştırdığı işçiler arasında, o seneki kötü hasattan dolayı kirada indirim hakkında bir uzlaşmazlık yaşanmaktaydı.
Bu uzlaşmazlık, toplumsal dışlama tekniğinin uygulanması için biçilmiş bir kaftandı. Toprak işletmecisinin adı? Charles Cunningham Boycott.
Takibindeki haftalarda, Toprak Birliği teker teker bütün işçileri Boycott’un altında çalışmamaya ikna etti. Kısa bir süre içinde Boycott’un, toprağı işlemek için kendisinden başkası kalmamıştı.
Boycott’un The Times gazetesinde yazdığı şikayet mektubuyla beraber olay, İngiltere’de yayıldı. Bütün ülkede ses getiren, ve dönemin başbakanının kulağına bile giden bu olaydan sonra Toprak Birliği’nin verdiği mesaj kesindi: işçilerine haksızlık eden toprak sahibi, Boycott’lanır.
İngiliz ve Amerikan gazetelerinde hızlıca yer eden bu fiil, artık sözlüğe girmişti. Zaman içinde sadece kişilere değil, ülkelere de, hatta dolaylama yoluyla ülkelernin ticari ürünlerine de kullanılmaya başlanmıştır boykot kelimesi.
Türkçeye ise ilk Fransızca dolayısıyla geldiği gözüküyor. Gazetelerin Ekim 1908’de Avusturya-Macaristan ürünlerine boykotaj ilan etmeleri ile kelime Türkiye kıyılarına da ayak basmıştır.
Haftaya özel isimlerden dilimize geçmiş bir başka kelimeyle Haziran ayını tamamlamış olacağız. Görüşmek üzere...
Kelime Köşesi’nden Ata Leblebici
Twitter’da @KelimeKosesi
İLGİLİ BAŞLIKLAR



