Demokrat Parti ikinci dönemi içerisinde ilk dönemdeki ekonomik gelişim yavaşlamaya başladı. Alınan d
Demokrat Parti ikinci dönemi içerisinde ilk dönemdeki ekonomik gelişim yavaşlamaya başladı. Alınan dış borçların ödemelerinde sıkıntılar yaşanıyor, özel sektörün büyüme hızı bir duraksamaya giriyordu. DP’nin ilk gününden beri destekçileri olan büyük toprak sahipleri huzursuzluk duymaya başlamış, fakat DP durumu tersine çevirmekte başarılı olamamıştı.
Demokrat Parti hem partisinin parçalara ayrılmasından toparlanmaya çalışıyor, hem de ekonomi politikalarını bir raya oturtmaya çalışıyordu. 1950 yılında devralınan hükümetin birikimleri ve liberal politikalar DP’ye 1954 sonrasında yetmemişti. Bunun üstüne muhalefet partilerinin ittifak çalışmaları başlayınca, Demokrat Parti muhalefete hazırlık şansı bırakmamak için iki önemli karar aldı.
Bu kararların ilki erken seçim kararıydı. 1958 yılında yapılacak olan genel seçimler 1957 yılına alınacak, ekonomideki kötü gidişattan muhalefet partilerinin yararlanarak seçmenleri kendi saflarına çekmeleri engellenecekti. Diğer karar ise muhalefetin seçim hazırlığına balta vuran ittifak kararıydı. Meclisten hızlıca geçen bu teklife göre, hiçbir siyasi parti Meclise ittifak halinde giremeyecek, liste usulü çoğunluk sistemiyle yapılacak olan seçimlerde birlikte liste çıkaramayacaklardı. Tek başlarına vekil çıkaramadıkları illerde birleşerek vekil çıkaracak olan muhalefet partileri için bu karar büyük bir felaketti.
Her ne kadar siyasi spektrumun farklı noktalarında bulunsalar dahi CMP, CHP ve HP, Demokrat Partinin ittifak yasağı öncesi bir araya gelmişti. Bu partiler iktidara birlikte muhalefet ediyor, birbirlerine paralel bir şekilde hareket ediyorlardı. İttifak yasağı ve erken seçim kararı bu partileri hazırlıksız yakalamış olsa dahi muhalefet liderleri DP’nin kan kaybettiğini biliyor, iktidarın yaptığı hukuksuzlukları ve baskıcı politikaları seçmenlere haykırıyorlardı.
"Allah'ım bir daha bana böyle bir seçim gecesi yaşatma"
Bu koşullar altında Türkiye tekrar sandık başına gitti. DP erken seçim kararıyla daha fazla kan kaybetmeden bir dönem daha iktidarda kalmayı planlamış ve sandık bu kararı haklı çıkarmıştı. DP bir defa daha sandıktan iktidar partisi olarak çıkmış, fakat bu sefer zaferin mutluluğunu yaşayamamışlardı.
DP toplam oyun %48.6’sını alarak iktidar olmuş ve 421 vekil çıkarmıştı. Toplam 602 vekilin çıktığı seçimde bu sayı büyük bir başarıydı fakat oy sayısına bakıldığında DP artık bir azınlık hükümetiydi. Liste usulü çoğunluk sisteminin uygulanması sebebiyle bu kadar vekile sahip olan DP, günümüz seçim sistemi uygulandığı takdirde tek başına iktidar olamayacaktı.
İnönü liderliğindeki CHP ise aldığı %41.4 oy ile 173 vekil çıkarmış, ana muhalefet koltuğuna tekrar oturmuştu. CMP toplam oyun %6.5’ini almış ve 4 vekil çıkarmıştı. Muhalefetin son katılımcısı olan HP ise oyların %3.5’ini alarak 4 vekil çıkarmıştı. 1950 seçimlerinden beri ilk defa DP’nin aldığı toplam oy muhalefet partilerinin altında kalmıştı. Rivayetlere göre dönemin Başbakanı Adnan Menderes yaşadığı stresi "Allah'ım bir daha bana böyle bir seçim gecesi yaşatma" diyerek ifade etmişti.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu sayıda Türkiye’nin DP iktidarı altındaki 10 yılına ışık tutacak, kurucu parti olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) muhalefet sıralarına ilk oturuşunu gözlemleyeceğiz. Cumhuriyet’in “Demokrat” dönemine hoş geldiniz.
12 Tem 2022

İLGİLİ OKUMALAR


