Sakız Adası'nda
Yazının başında değindiğim konuyla bir giriş yapacağım. Yalnızca yarım saat mesafede olan sadece doğanın güzelliği değil insanları da etkiliyor beni. Yakın çünkü herkes gülümseyerek, kibarlıkla sizi karşılıyor. Evet bir o kadar da uzak, çünkü biz günlük hayatımızda nezaket ve güler yüzlü olmayı ertelediğimiz, nefret söylemini baş tacı ettiğimiz bir yerden geliyoruz. Deniz aşırı mesafeler insanî duygularımızda da bu kadar büyük bir değişiklik gösteriyormuş, şaşırtıcı...
Çeşme'de denize girmek için rezervasyon yaptırıp giriş ücreti öderken yarım saat içinde mavi-beyaz sulara özgürce girebilmenin tadına varmak ne güzel bir hismiş. Belli dayatmaların uzağında, sadece doğanın kurallarına saygı gösterdiğimiz iki günün ardından hâlâ cırcır böcekleri eşliğinde deniz sesini duyabiliyorum. Herkesin erişimine açık plajlarda hiç çöp görmeden bir gün geçirebilmek, içime kocaman bir taş oturtturdu. İstemeden karşılaştırıyorum çünkü daha birkaç gün öncesinde denizden cips poşetleri çıkarıyordum. Doğaya saygı duymayı gerçekten başardığımızda o oranda kendimize de saygı duyabileceğiz...
Ada'da onlarca güzel plaj bulunuyor, çoğunda bir işletme yok ama yakınında yiyecek-içecek bulabileceğiniz büfeler bulunuyor, o yüzden bu tatilin ruhuna yön veren duygunun "suyu hissetmek"ten geçtiği anlaşılıyor. Broulidia, Apothyka ve Paralia Giali Plajları beni büyüleyen ve mutlaka zaman geçirmeniz yerler arasında ama bu listenin en başında, ormanda kısa bir yürüyüşle ulaştığınız, suyun yer yer beyaza çaldığı Trachili Plajı var. Bolca sakız ve çam kokusu arasında denize girmek, tüm duyuları harekete geçiren bir eyleme dönüşüyor.
Orta Çağ izlerini taşıyan köylerin dokusu ise bambaşka bir hikâye. Seramikleriyle ünlü Armolia, gri desenli dış cepheleriyle evlerin bir sanat harikasına dönüştüğü Pyrgi ve taş kemerlerle, geçitlerle birbirine bağlanan Mesta Köyü sanki zaman akışında oynamalar yaparak sizi başka gerçekliklere götürüyor. Yolunuz Mesta'ya düşerse küçücük bir ara sokakta yer alan Kanellos'ta peynirli ve domatesli lokmayı denemeyi unutmayın!
Sakız Adası, doğasıyla olduğu kadar mutfağının lezzetiyle de duyular arası bir yolculuğa çıkarttı. Taze taze, büyük porsiyonlarla sunulan deniz mahsulleri, bu adaya defalarca gelmek için o kadar geçerli bir sebep ki! Şehir merkezinin oldukça yakınında bulunan To Apomero ve Lagkada'daki Passas, mutlaka gidilmesi gereken adresler arasında baş sıraya yerleşebilir.
Üzüm aromasına reçine ve odunsu tatların eşlik ettiği Retina şarabının hafif buruk hafif tatlı tadı, aklımda ve damağımda kalanları tanımlamak için bence oldukça yeterli bir benzetme oldu!

İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sakız Adası'nın bozuk yollarında, doğanın sunduğu tüm güzellikleri içimizde hissedeceğimiz bir ada turu!
03 Eyl 2022

İLGİLİ OKUMALAR


