Yazı

Yazı: Gülce Gökmen
An tek gerçektir.
—Karl Jaspers
Gerçek nedir? Gerçek gerçek midir?
Bu iki soru yeni tartışmaya başladığımız şeyler değil. Uzun yıllardır felsefecilerden bilim insanlarına, sanatçılardan ilahiyatçılara birçok kişi "gerçek" konseptinin bilinmezliğinde sürükleniyor.
Tabii hepimizin aklına birkaç tanım geliyor. Somut, nesnel olan gerçektir diyebiliyoruz mesela. Sözlüklerimizde ikinci bir tanım bize aslına uygun olan gerçektir diyor. Ama bu noktada göz ardı edemediğimiz bir cümle de aklımıza geliyor. İsa kendisine sorulan "Gerçek nedir?" sorusunu "Gerçek benim." diyerek cevaplıyor. Kendisi Tanrı’nın gerçeğine işaret ediyor burada.
Biz de benzer bir cevap vermek istiyoruz, sadece daha öznel bir yerden. Evet, gerçek biziz aslında. Gerçek; kişinin ne hissettiği, neye inandığı, neyi kabul ettiğidir. Yani, bir değil milyarlarca gerçek var dünyada.
Peki bizim gerçeklerimiz değişmiyor mu? Tabii ki değişiyor, hem de her gün her dakika. Bu yüzden Karl Jaspers "An tek gerçektir." dediğinde bu cümlenin her kelimesini içselleştirebiliyoruz. Çünkü "an"ı, bize kendi gerçeğimizi bulabilmemiz adına sunulan bir yol olarak görüyoruz. Belki şöyle de diyebiliriz: Dünkü "an" dünde kaldı, biz artık dünkü biz değiliz. Duygularımız, düşüncelerimiz, inançlarımız değişti ve bizim için geçerliliğini kaybetti. Yarınki "an" ise yarınki bize ait. Yarının bize neler getireceğini bilmediğimiz gibi yarınki bizim kim olmak istediğini de bilmiyoruz.
Bu noktada aklımıza yeni bir soru geliyor: Kendimizi ararken, bazen, tamamen kaybetmemizin sebebi de bu mu acaba ?
Anda.mısın ile beraber çıkarttığımız videoları izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR



