İklim krizinin fiziksel etkilerinden kaçmak için hızlanmalıyız

Kaynak: UNESCO
Dünya Meteoroloji Örgütü’nün yeni raporu iklim krizinin fiziksel etkilerinden yaşanacak üretim kabiliyetini kaybını en aza indirmek için sekiz yıl içerisinde yenilenebilir enerji kapasitesini iki katına çıkarmamız gerektiğini belirtiyor.
Raporda aşırı hava koşulları ve su stresinin enerji güvenliğini baltalama ve hatta yenilenebilir enerji kaynaklarını tehlikeye atma riskine dikkat çekiliyor. Güvenilir hava, su ve iklim bilgilerine ve hizmetlerine erişim, enerji altyapısının dayanıklılığını güçlendirmek ve son on yılda yüzde 30 artan artan talebi karşılamak için giderek daha önemli hâle gelecek.
Bu büyük bir risk zira 2020’de termik, nükleer ve hidroelektrik sistemlerden üretilen küresel elektriğin yüzde 87’si doğrudan su mevcudiyetine bağlıydı.
Soğutma için tatlı su mevcudiyetine ihtiyaç duyan termik santrallerin yüzde 33’ü, nükleer santrallerin %15’i, hidroelektriğin ise %11’i yüksek su sıkıntısı olan bölgelerde.
Rapora göre; yenilenebilir enerjinin su arzı nükleer enerji ile fosil yakıtlara göre daha az olduğundan; artan stresi hafifletmeye yardımcı olacak. Öyle ki kömür 1 mW enerji için 2500 litrenin üstünde su harcarken, güneş enerjisi 3, rüzgâr ise 0 litre su harcıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR



