Ağırlıkla hangi teknolojilerden ve platformlardan yararlanıyorsunuz? Sorunun çapını genişletmek gerekirse, 2022 yılında girişimciler hangi teknolojilerden ve platformlardan yararlanabilir?


⚙️ Onaranlar Kulübü’nün ortaya koyduğu projelerin temelinde pek çok ilham kaynağı var. Zaten kolektif bir yapı olduğu için dahil olan insanların akıllarındaki fikirler ve tasarımların sona ulaşana kadar geçirdiği süreçte birçok kaynağı destekleyici olarak kullanıyoruz. Bence bunlardan en önemlisi Pinterest platformu. Sonsuz bir ilham kaynağı olan bir kütüphane Pinterest. İnsanların daha çok reaksiyon verdiği veya feyz aldığı pek çok şey aslında Pinterest’te çok kolay erişilebilir durumda. Biz de Onaranlar Kulübü olarak bu mecradan çokça faydalanıyoruz.

Örneğin Pinterest’te gördüğümüz herhangi bir içerik, kaynağından başlayarak bizi çok farklı bir serüvene itebiliyor. Süreç içerisinde farklı noktalardan ilham alabileceğimiz farklı yapılarla tanışmış oluyoruz.

Tabii ki topluluk olmamızı en çok destekleyen ve bizi bir arada tutan şeylerden biri de sosyal medya ve insanlarla direkt iletişim kuruyor olmamız.

İnsanlar bize Instagram, Twitter, Linkedin üzerinden direkt ulaşabiliyor ve biz ciddi bir moderasyon yaparak kimi projelere sosyal medyadan gelen fikirlerle kimi projelere ise sosyal medyadan gelen katılımcılarla kaynak sağlayabiliyoruz.

"3B yazıcı ile üretim noktasında güçlüyüz"

Bize ne gibi kolaylıklar sağlıyor noktasına gelirsek, bilfiil sokaktaki bir şeyleri onarmak veya insanlarla diyalog kurmak için geliştirdiğimiz tasarımları dışa bağımlı olmadan, uygun maliyetle, kısa zamanda üretme imkanına sahip oluyoruz. Onaranlar Kulübü’nün aslında bir fikri hızlı bir şekilde hayata geçirebilmesi için 3B yazıcı çok önemli bir araç.

Olmasaydı daha konvansiyonel üretim yöntemlerine ihtiyacımız olacaktı. Belki sanayi sanayi, üretici üretici dolaşıp istediğimiz tasarıma ulaşana kadar derdimizi ortak noktada buluşmamız zor olan insanlara anlatmaya çalışacaktık. Bu ikna ve uzlaşma süreci sonucunda hem zaman hem de maliyet kaybı yaşayacak, belki de hayalimizdeki projelerin bazılarını asla hayata geçiremeyecektik. Hızlı aksiyon alamayacak ve bu kadar birbirini takip eden projeler yapamayacaktık.

Yeni teknolojilere entegre olmak bizi hem zaman hem de maliyet açısından hızlı aksiyon alabilmeye itti. Aynı zamanda daha sürdürülebilir olmamızı da sağladı. Çünkü hangi konuda güçlü olduğumuzun farkındayız, 3B yazıcı ile üretim noktasında güçlüyüz, elimizde böyle bir kaynak var nasıl kullanabileceğimizi biliyoruz. Diyoruz ki, bu gücü en verimli şekilde kullanırsak daha çok ve daha sürdürülebilir projeler yapabiliriz. Bu şekilde onarma, kendin yap, birlikte üret gibi konseptleri de insanlara daha iyi aktarabileceğimizi düşünüyoruz.

Lojistik

Öte yandan saha işi yaptığımız için bizim için hız çok önemli. Lojistik kısmında yararlandığımız bazı platformlar var. Banabi kurye ile çalışıyoruz, bizim için inanılmaz bir hizmet. Birçok ihtiyacımızı bir yerden bir yere taşıyabiliyorlar. Farklı projelerin bizim yaptığımız işe direkt olarak katkısı oluyor. Geçen bir projede pile ihtiyacımız oldu, Getir’den söyledik mesela. Gerçekten pil alabileceğimiz bir bölgede değilken, vakit kaybı yaşamadan ihtiyacımız ayağımıza geldi. Bu gibi teknolojiler ve girişimler bize katkı sağlıyor.


Paylaşım ekonomisi

Paylaşım ekonomisinden bahsetmişken 3D library’lerden (3D model kütüphaleneri) de bahsedebiliriz. Dünyanın öteki ucunda belirli bir sokak bug’ına yönelik tasarlanmış 3D modeli kütüphaneden indirip, 3B yazıcı ile üretip hatta kendimize göre düzenleyip İstanbul’da kullanabiliyoruz. Birçok sokak yerleştirmemizde benzer işler yaptık. Washington eyaletinde birisi Mario’yu 3B modellemiş mesela. Biz o Mario’yu alıyoruz, burada yerel sanatçıların konsept fikirleri doğrultusunda remixliyoruz ve sokağa yerleştiriyoruz. Bu örnek paylaşım ekonomisini ciddi bir şekilde kullandığımıza dair kanıtlardan bir tanesi.


Topluluğun kümülatif bilgisinden yararlanmak

Bazı projeler için açık çağrılar yapıyoruz. Başvuran insanlarla birlikte çalıştaylar yapıyoruz ve insanlardan proje için fikirler geliştirmelerini istiyoruz. Burada kolektif zeka/yaratıcılık devreye giriyor aslında. O fikirleri daha sonra projeye uygun hale getirip uygulamaya sokuyoruz. Açık çağrıyı sosyal medya veya internet sitemiz üzerinden gerçekleştiriyoruz.

Teknoloji olarak değil de kültür olarak söylersem, yeni neslin talepleri doğrultusunda gelişti katılımcılık kültürü. Biz belki de son 3-4 yıldır katılımcılığı gündemimizde tuttuk ve herhangi bir kamusal alan projesinde mikro veya makro boyutta insanların fikirlerine danışıldığı bir döneme girdik.

Pazarlamada bir dönem markaların dönemiydi, fakat şimdi talep ve içgörünün önemli olduğu çağdayız. Markalar müşteri istekleri doğrultusunda işler yapıyor. Bence bizim gibi kamusal alanda proje geliştiren STKlar, sosyal girişimler hatta yerel yönetimler için de benzer biz dönüşüm var. Önceden belediye gidip kafasına göre kamusal alanda geliştirme ve iyileştirmeler yapıyordu. Şimdi ise talep topluyor çünkü ihtiyaçları ve katılımcılığı gözetmek zorunda. Dolayısıyla son dönemin en önemli çıktılarından bir tanesi projelerin katılımcı ve kapsayımcı ilerlemesi.

Alman Deresi Topluluk ve Hareket Alanı Projesi

Alman Deresi Topluluk ve Hareket Alanı Projesi

Bu farkındalığın artmasının temel sebebi de sosyal medyadaki görünürlük tabii. İnsanların uzaktaki gelişmelere kolayca erişebiliyor olması kendi yaşam alanlarında benzerlerini talep etmeleri için ilham veriyor. Onaranlar Kulübü olarak bu katılımcılık ve kapsayıcılık yönünden yararlanıyoruz. “Artık benim çok iyi bir fikrim var ve uygulayacağım”dan çok “İçgörüye hitap eden bir fikrim var ve insanları nasıl bunun etrafında toplayabilirim” diye düşünmek daha önemli gibi geliyor bana.

Türkiye'de sosyal girişimcilik kavramı henüz zihinlerde tam oturmadı. Özellikle STK'lar ile çok karıştırılıyor.

Sosyal girişimcilik için herkesin farklı bir cevabı olabilir, butik bir kavram. Farklı coğrafyalarda farklı karşılıkları olabilir fakat benim için bir girişimin sağladığı herhangi bir hizmet veya ortaya koyduğu herhangi bir ürün eğer fayda endeksliyse, sosyal girişim olarak adlandırılabilir.

Nitekim Onaranlar Kulübü’nde de biz kendimizi sosyal girişim olarak tanımlarken gerek marka iş birliklerinde gerek kendi finanse ettiğimiz projelerde sosyal faydaya hitap eden işler ortaya koymamızı merkeze alıyoruz. Bence temelde var olan kaynağımızı fayda endeksli ve insanların kolay erişebileceği şekilde konumlandırabiliyorsan sosyal girişim ortaya koymuş oluyorsun. Türkiye’de resmi bir tanım yok fakat üzerine çalışılıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

💎 #1 3D Yazıcı ile Kent Hackleme Rehberi: Onaranlar Kulübü

⚙️ Kurucu ortak Doğukan ile yıkıcı teknolojiler ve komünite kültürü üzerine konuşuyoruz.

23 Kas 2022

Onaran Blog

İLGİLİ OKUMALAR