AR yeni sükse yapan eski bir teknoloji. Neden 10 sene önce değil de şimdi? Kamera, veri işleme gibi arka planda çalışan teknolojilerin gelişimi bu süreçte ne kadar etkili oldu?



Uygun ortam, uygun koşullar. Z jenerasyonu, dijital neslin genişlemesi ve tüketimde söz hakkı edinmeleri bu koşulları bir araya getirdi. Sonuçta hepsi akıllı telefonlar ile büyümüş bir nesil, beklentileri de hep bir tık daha fazla oldu. Statik bir ürün görseli onları kesmiyor, çünkü gün içinde oyun oynuyor, avatarı ile yapabileceklerini görüyor. Bu nedenle yeni nesil için gündelik hayatın da buna göre güncellenmesi gerekiyor.

Bunun yanı sıra akıllı telefonlarımızın kameralarının gün geçtikçe gelişmesi, LIDAR teknolojisi gibi etkenler AR’ı çok daha erişilebilir hale getirdi. Zamanlama kesinlikle çok önemli. Örneğin yakın geçmişte Google AR gözlük geliştirme girişiminde bulunmuştu ancak pek başarılı olamadı. Çünkü o dönem AR çözümler yaygın değildi, erişilebilir hiç değildi, donanım tarafında sağlanması gereken çok fazla gereklilik vardı. Mesela sen böyle bir gözlük geliştiriyorsun ancak kullanıcı bunu hangi alanlarda efektif değerlendirebilir? Web3 ile birlikte sanal dünyalar hayatımıza girdi ve kapsayıcı teknolojiler önem kazandı.

En basitinden artık avatar ekonomisi diye bir terimimiz var. Dijital kimliklerimiz şekil değiştirmeye başladı. Markalar da sürekli biz ne yapabiliriz, nasıl ön plana çıkabiliriz diye düşünüyor. AR sayesinde ürün iadeleri azalıyor, satış dönüşümü artıyor. Markalar da üretimlerini bu nedenle dijitale taşımak istiyor. Bu dönüşümün ilk aşaması da ürünleri 3D modellemek. Aslında teknoloji oluşturulan modellemelerin çok farklı yerlerde kullanılabilmesine de imkân tanıyor. Ürün sayfasına entegre olabiliyor, Decentraland gibi metaverselerde sanal mağazalarda sergilenebiliyor, avatarlara giydirilebiliyor.

Çok yakında standart ürün görselleri ve açıklamaları yerine 3D hizmetlerin yaygınlaşacağını düşünüyorum. Hatta 3D AR çözüm sunmayan markalara “Nasıl ya?” gözüyle bakacağız. Hem teknolojinin hem de kullanan kişilerin hazır hale gelmesi bizi bulunduğumuz noktaya getiriyor.

Biz bugün fiziksel ürünleri dijitale taşıyabiliyoruz ancak bazı markalar direkt dijitalde doğdu. Özellikle giyim tarafında dijital moda markaları baya kıymetli. influencer marketing’e bile dokunuyor ucu ve sürdürülebilirlik ile çok ilişkilendiriliyor. Üstelik markalar için de hem stok hem de dijital açıdan önem arz ediyor.

Z jenerasyonuna dair kafamızda bir soru işareti var. Bu nesil zaten teknolojinin içine doğdu, kullanmayı biliyor, farkındalığı çok yüksek. Aslında markaların kazanmayı hedeflemesi gereken grup X ya da Y nesli değil mi? Gençlerin zaten adaptasyon yetenekleri daha yüksek, farkındalıkları daha geniş. Konuya daha uzak olanları çekmek daha kıymetli değil mi?


Bence güzel bir noktaya değindin. Teknoloji adaptasyon eğrisi diye bir grafik var. Önce adapte olanlar var, sonra başkaları geliyor ve adaptasyon oranı zirve yapıyor. En son da geç kalanlar geliyor.

Web2 için düşünürsek, örneğin önce Facebook vardı ve hepimiz kullanmaya başladık. O kadar popüler oldu ki, anneannemiz bizden Facebook'u nasıl kullanacağını öğretmemizi istedi. Yani önce ana kullanıcıları elde etmek daha kıymetli.

İlerleyen süreçte teknolojiyi gençlerin arasında tam aidiyet yaratan bir alan haline getirebilirsek, muhtemelen ailelerimizden "Nasıl oluyor?" sorularını duymaya başlarız. Eski jenerasyonlar için bir olgunun ya da aracın mantıklı ve kullanılabilir olduğunu kanıtlaman gerekiyor. Bunu da aslında yine adapte olan nesil sağlıyor. Facebook örneğinden yola çıkarsak, Instagram’a gittik yine peşimizden geldiler. Belki yarın bir gün anneannem benden Ready Player Me’den ona bir avatar oluşturmamı isteyecek. Şirketlerin tam adaptasyon yaşandığında neler yapacağını çok merak ediyorum.

Ancak yine de e-ticaret açısından nesiller arası keskin bir ayrım yapmak çok sağlıklı değil, daha kapsayıcı bir strateji belirlenmesi lazım.

“Komüniten seni anlatsın”


Çalışma alanlarının yanı sıra AR, VR, Web3 gibi kavramların yarattığı komünite kültürü de çok güzel aslında. Okuduğum içerikler, Discord kanalları, Twitter hesapları aracılığıyla oraya dahil olmak beni çok heyecanlandırmıştı. İş gibi değil de kendime bir şeyler katıyorum gibi düşünüyordum. Pazarlama açısından da verimli çünkü artık pazarlama sektörü de community marketing’e kaymaya başladı.

Eskiden B2B marketing soğuk ve sadece markaya bir şeyler açıkladığın bir çalışma modeliydi. O nedenle Twitter interaksiyonları ya da topluluklar çok önemli değildi. Ancak şimdi komünite hissiyatı B2B’yi de yönlendiriyor. Bu doğrultuda yaşanan kaymanın pazarlama için çok önemli olduğunu düşünüyorum.

ChatGPT gibi araçların kendi reklamını yapması gibi. Eskiden markalar sadece içeriden pazarlanıyor ve görünürlük adına kendileri tarafından paylaşılıyordu. Şimdi ise teknoloji aracılığıyla insanlar paylaşmaya teşvik ediliyor. Bu sayede daha organik bir organizasyon elde ediyoruz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

💎 #2 AR ile Dönen Gezegenler: Zehra Naz Hacısüleyman - artlabs

⚙️ artlabs'in pazarlama direktörü Zehra ile AR, teknolojide komünite kültürü, Web3 ve çok daha fazlası üzerine konuşuyoruz.

21 Ara 2022

Bu görsel yapay zekâ aracı Midjourney ile oluşturulmuştur.

İLGİLİ OKUMALAR