Öneriyoruz

20. Special Interest – Endure

New Orleanslı punk grubu, üçüncü albümlerinde "türsüzlüğün marşı" sayılabilecek bir albüme imza atıyor. Albümün ana çizgisi Savages, Bikini Kill, Sleater Kinney ilhamlı punk şarkılarından oluşmasına rağmen farklı müzik türlerinden ödünç alınmış parçalar ile senenin en özgün işlerinden biri ortaya çıkıyor. Öyle ki albümü bir bütün olarak dinlemediğiniz takdirde Special Interest’in bir punk grubu olduğunu anlamanız çok olası değil.

Midnight Legend

19. Angel Olsen. – Big Time

Kendini keşfetmek, ebeveynlerini kaybetmek, aşkı bulmak ve sonrasında yeniden kaybetmek… İtiraf dolu şarkı sözleri ile indie müziğin önde gelen isimlerinden Angel Olsen, son albümünde yas ve kutlamayı harmanlayarak kariyerinin en iyi işlerinden birine imza atıyor. Katmanların altında Angel Olsen’ın olduğu kişiyi sakladığı bir country albümü...

Öneriyoruz: All The Good Times

18. Beach House – Once Twice Melody

Her ne kadar parça parça yayımlanması ve gereksiz derece uzun olması ile gelişim alanları hayal kırıklığına uğratsa da Beach House, bir kez daha kalitesini herkese kanıtlıyor. Ancak Beach House, nokta atışı yaparak risk almaktansa okları rastgele savurarak bir yerlere saplanmasını bekliyor. Neyse ki birkaç tanesi grubun en iyi işlerinden biri olarak hedefe ulaşıyor.

Öneriyoruz: Superstar

17. The Smile – A Light for Attracting Attention

Thom Yorke ve Jonny Greenwood’un radyo kafalı arkadaşlarını salıp Tom Skinner ile çıktıkları bu yolculuk, tarihe kazınmış bir markanın yaratıcılığı nasıl sınırlandırabileceğinin bir örneği. Uzun senelerdir Radiohead’den göremediğimiz o yeni soluğu The Smile ile aldık. Eski arkadaşlarımız, bu defa post-punk tınılarının peşinden koşuyor.

Öneriyoruz: The Opposite

16. Destroyer – LABYRINTHITIS

90’larda çıkmış grupların 2000’lerin ikinci yarısında sıkıcı albümler yapmasından gına geliyor. Farkındaysanız bu tarz gruplar arasında Destroyer’ı görmüyorsunuz. Kanadalı grubun adı her albümde en iyiler listesinde çünkü her albümde baştan sound’larını tanımlayarak özgün bir albüm yapıyorlar. Üstelik bu tamamen grubun bilerek yaptığı bir hamle. Ticari bir stratejiden ziyade yaratıcı bir çıkış…

Öneriyoruz: June

15. Alex G – God Save The Animals

Bu sene keşfettiğim benden 2 yaş büyük Alex G’nin 8. stüdyo albümünü yayımlaması şoku… Fazlasıyla üretken olan Amerikalı müzisyen; Soccer Mommy, Julia Jacklin, Clairo gibi "confessional" kadın müzisyenlerin karşı taraftaki durağı. Alex G’nin de bu senenin rüzgarını arkasına alarak Elliot Smith’in 2000’lerin başında folk müzikte yaşattığı esintiyi solo indie müzikte yaşatmasını bekliyorum.

Öneriyoruz: Runner

14. The 1975 – Being Funny in a Foreing Language

Mainstream rock olarak hayatımıza giren The 1975’ın son birkaç albümleri ile diskografilerinde gerçekleştirdikleri kaymayı oldukça takdir ediyorum. Matt Healy’nin büyümesi ve grubun olgunlaşması ile The 1975, sadece listelerde boy gösteren diğer bir grup olmanın ötesinde şarkılarının altında derin anlamlar arayabileceğiniz değerli bir grup olarak öne çıkıyor. Matt Healy’nin grup için oluşturduğu vizyon, gerçekleşenden daha iddialı olsa da, bu albümü dinledikten sonra zaten hedeflerinin bir öneminin olmadığını anlıyorsunuz.

Öneriyoruz: Part of The Band

13. Julia Jacklin – PRE PLEASURE

Julia Jacklin’in son albümü hassas bir doku ile saldırgan bir bıçak hissinin arasında gidiyor. Asilik ile acizlik, yalvarma ile talep ya da aile ile yabancı… Zıt durumlar, kişiler ve hisler albüm içerisinde pinpon topu gibi gidip geliyor. Jacklin’in şarkı sözü yazarlığı bu albümde de parıldamaya devam ediyor. Kendisinin benzer müzisyenlerle kıyasladığınızda hakkedilmemiş şekilde geride kaldığını düşünüyorum.

Öneriyoruz: Be Careful with Yourself

12. Björk – Fossora

Bir efsane yine efsaneliğini konuşturdu. Dürüst olmak gerekirse genel diskografisine baktığınızda Fossora, Björk’ün kariyerine herhangi bir ek sütun koymuyor. Ama tek başına albümü alıp çevirdiğinizde ise başarılı bir albüm ile karşı karşıyasınız. Ancak eğer yeni bir tat arıyorsanız Björk’ün kariyerindeki mihenk taşlarında yolculuğa çıkmanız daha iyi olabilir.

Öneriyoruz: Ancestress

11. Soccer Mommy – Sometimes, Forever

Soccer Mommy’nin önceki albümü color theory, bence indie müzikte yayınlanmış gelmiş geçmiş en iyi queer albümlerden biridir. Üçüncü stüdyo albümünde Amerikalı müzisyen, her ne kadar bir önceki albümün gitar riff’lerinin ve şarkı sözlerinin yanına dahi uğramasa da depresif pop şarkıları kategorisinde rüşdünü ispatlıyor.

Öneriyoruz: Shotgun

10. Fontaines D.C. – Skinty Fia

Punk yeniden yükselişte ve sizi bilmiyoruz, ama biz pek mutluyuz. Geçen sene IDLES’ın Crawler albümü ile hızlandırdığı bu yükselişi, bu sene İrlanda’dan Fontaines D.C. devam ettiriyor. Bir önceki albümleri A Hero’s Death ile radarımıza giren grup, yeni albümlerinde hikaye anlatıcılığı ile rock müzikte özlediğimiz kanı bir araya getiriyor. Fontaines D.C. indie rock müziğin yeni geleceği olarak kendisini konumlandırıyor.

Öneriyoruz: Jackie Down The Line

9. Alvvays – Blue Rev

Eğer bana geçen sene hangi albümleri büyük bir merakla bekliyorsun diye sorsaydınız, Alvvays aklıma bile gelmezdi. Her ne kadar müziğin kaderini değiştirecek özgünlükte ve o kadar güzellikte olmasa da güvenli alanda bir indie grubunun çıkarabileceği en üst seviye albüm.

Öneriyoruz: Belinda Says

8. Nilüfer Yanya – PAINLESS

Ah ah Nilüfer, o konseri nasıl kaçırdık biz… Çıkış albümünü pek sevip konser için Babylon’a koşmuştuk. İkinci stüdyo albümünde ise Yanya, tam anlamıyla diskografisinin hızından da daha hızlı bir şekilde olgunlaştırıyor müziğini. Yanya’nın müziğinin güzelliği detaylardan gizli. İlk dinlediğinizde içine konuşan bir genç kız müziği gibi geliyorsa bir kere daha kulak kabartın derim.

Öneriyoruz: L/R

7. Yard Act – The Overload

Post-punk müziğin Brexit dalgası ile ortaya çıkardığı en iyi gruplardan biri Yard Act. Açıkçası politik duruşları nedeniyle müziklerinin zaman içerisinde hangi yöne evrileceğini çok merak etmekle beraber beni ana çekiyorlar. Eğer İngiliz olmanın getirdiği küresel lükse biz de sahip olsaydık mevcut politik durumlarda bizden neler çıkardı diye düşünmeden edemiyorum bir türlü.

Öneriyoruz: Payday

6. Mitski – Laurel Hell

Kısa ve öz şarkıların kraliçesi Mitski, son albümünde tam kariyerini sonlandırmaya karar vermişken son anda albüm yapan bir müzisyeni oynuyor. "Oynuyor" diyorum çünkü albümü dinlediğinizde ortaya çıkan şarkılar bunun çok ötesinde bir yerde. Şarkı süreleri daha uzun, Mitski daha anlamlı cümleler kuruyor ve daha da önemlisi… BU BİR POP ALBÜMÜ.

Öneriyoruz: Stay Soft

5. Big Thief – Dragon New Warm Mountain I Believe in You

Eğer bir grup uzun bir albüm yayımlayacak cesarete sahip ise şarkıları da tam olarak bu kalitede olmalı. Şarkı sözü yazarlığı, melodileri, enerjisi ve prodüksiyonu ile Big Thief’in son albümü tam anlamıyla mükemmel bir indie albümü. Açıkçası daha fazla söylenecek bir şey dahi yok.

Öneriyoruz: Wake Me Up to Drive

4. Beyoncé – Renaissance

Beyonce’nin yaşlandıkça kendini daha da efsane olarak konumlandırdığını düşünüyorum. Artık kimin ne söylediği, ne yaptığı umurunda bile değil. Öyle ki gramer ve noktalama işaretlerini bile salmış. O nedenle de yaratıcılığının zirvesinde bir noktada. Lemonade’in aksine bu albümde Beyonce’miz tek tek kayıtları ile de öne çıkan bir iş ortaya koyuyor.

Öneriyoruz: ALIEN SUPERSTAR

3. Black Country, New Road – Ants From Up Here

BCNR’nin müziğini nereye konumlandırabiliriz, asla emin değilim. Şu anda benim için “en türsüz” grup olabilirler. İlk albümle birlikte hızlıca hayatımıza girdiler. Isaac Wood’un çizdiği İngiliz hikayelere hep beraber vurulduk. Kolektif olarak parçaları birleştiren bir grup olmaları nedeniyle de bu sene canlı olarak dinlediğimiz yeni şarkılar da bir sonraki albüm için umut veriyor.

Öneriyoruz: Chaos Space Marine

2. Yeah Yeah Yeahs – Cool it Down

NYC’nin efsane grubu geri döndü. Hem de ne döndüler. Yeah Yeah Yeahs’in yeni albümü aradan geçen 9 senede hayal kurabileceğiniz her şeyi size veriyor. Synth, gitarlar ve seneler boyunca biriktirilen ilhamlar… Karen O’nun beni her zaman hayal kırıklığına uğrattığı tek nokta şarkı sözleri. Ancak o konuda da ümidi artık kestik sayılır.

Öneriyoruz: Burning

1. Rosalia – MOTOMAMI

Evet, Rosalia rüzgarının tüm dünyayı bir noktada kavurduğunu biliyorduk. Ancak ağırlıklı indie müzik yayını olarak MOTOMAMI bizim de dalgada kaybolup gittiğimiz nokta oldu. MOTOMAMI, Tiktok şarkılarından daha da fazlası. Latin dünyanın prodüksiyon harikası. Açıkçası bu albüm, uzun bir süredir duyduğum en iyi melodilere sahip. Sevgili Rosalia’nın ne dediğini bilmemekle beraber benim gibi şarkı sözlerinden çalma listesi oluşturan birini bile saatlerce kitleyebilecek bir güce sahip olduğunu -artık- biliyorum.

Öneriyoruz: CHICKEN TERIYAKI

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🎄...2023'e girerken

Yeni bir yıla girerken geçtiğimiz senenin en iyilerini sizler için listeledik.

31 Ara 2022

The Verge

İLGİLİ OKUMALAR