İllüstrasyon
İçimizde Saklı Olan Sorular

Yazı: Selin Altan
Zaman yaklaşıyor. Biri mavi defterden okunan, biri yaşanan zamanda geçen karakterlerle bir köpeğin peşindeyiz. İsmini veremedim çünkü ismini ona sunulan seçeneklerden yaşayarak kendi seçiyor. Tam bu noktada romanın başından beri duyduğumuz "Sokö"nün kazandığını söylemek yanlış olmaz.
Yaşanması çok muhtemel bir olayla karakterlerin hikâyeleri değişmeye başlıyor. Belki o olayın bir tarafı, belki izleyicisi, belki de kahramanımız gibi izleyiciyken bir tarafı oluvermemiz çok olası. Dört Ayak Üstünde'yi okurken en başa dönüp kahramanın tarafında olsaydık nasıl bir karar verirdik hep aklınızın bir köşesinde, aynı kararı verseydik bunun üstümüzdeki yıkıcı etkisi nasıl olurdu sorusu her sayfada peşimizde.
Bu sahiciliğin yanına tanıdık melodiler de eşlik ediyor. Şu sıralar plak kadar olmasa da yeniden hatırlanmaya başlayan hatta bazı müzisyenlerin yeni işlerini bile bu formatta çıkardıkları kasetten duyuyoruz. Ki bu tam da otuzlarında olan insanların zamanının bir gerçeği aslında. İlk romanlarda mutlaka gördüğümüz, yazarın kendinden bir şeyler eklemesi bu noktada kendini belli etmiş diye düşündürüyor. Okur olarak hem çok yeni hem bu gibi anlarda tanıdık seçimlere şahit olmayı sevenler için ayrıca iyi hissettirecektir. Çünkü pek çoğumuzun yaptığı da bu aslında, yaşadığımız gerçekliğin dışında müzikle, edebiyatla yarattığımız o paralel dünyamızın bir yansıması.
Kendimize arkadaş yaptığımız melodilerin eşliğinde hatırlamaya çalıştığımız geçmiş günler romanın bir tarafını oluştururken diğer yanda bugüne ve yarına sorulan bitmek bilmeyen sorular devam etmekte. Aslında yaşam boyu kendimize sorduğumuz ve içimizde saklı olan sorular.
Artık ismini hatırlayamadığın bir dosta sahip olmanın tuhaflığın aklında yarattıkları, belki de yaşanmamış anılarla dolduran bir geçmiş, mavi bir defterin arasından sızıyor. Bugün ise, hayatın çok anlamsız bir anında aldığı haberle baş edebilmek zorunda. Tıpkı bugün herkesin kendi arasında konuştuğu "ağladığın en saçma yer neresi?" sorusunun farklı bir tezahürü gibi hissettirdi.
Bir denizin gel-git hâlinde olduğu zamanlar gibi bitmeyen sorular, hatırlanmak isteyen veya istenmeyen anılarla çevrili bir ilk roman olan "Dört Ayak Üstünde", yazarı Ekin'in çıkaracağı yeni yolculukları merak ettiriyor.
Bize de "Sokö" gibi açılan camdan yüzümüze vuran rüzgârla bu yolculuğa dâhil olmak kalıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Burada hep birlikte bugünlerde üretmeye dair kayıtta kalacağız. Bu sayıda konuğum Dört Ayak Üstünde romanının yazarı Ekin Tümer.
07 Mar 2023

İLGİLİ OKUMALAR


