Jennifer Clement/ Dul Bayan Basquiat

"Hey, küçük hanım, kalbini duyabiliyorum," der. Suzanne'ın bir müzik kutusu olduğunu sanırlar.

Bu zamana kadar okuduğum en etkileyici, tutkulu, hırpalayıcı aşk hikâyesinin Uğultulu Tepeler olduğunu düşünüyordum ta ki Jean-Michel Basquiat ve Suzanne Mallouk aşkına tanık olana kadar...

Öncelikle itiraf etmeliyim ki, seksenlerin New York'una ve sanat dünyasına dair oldukça etkileyici bilgiler var. Bir yandan ırkçılığın tüm sertliği bir yandan Andy Warhol, Keith Haring, Madonna ile galeri açılışları ve partiler... Sonunda ise içimi parçalayan gencecik ve oldukça yetenekli bir kayıp... Basquiat'ın dengesiz insan ilişkileri de kitapta tüm açıklığıyla anlatılıyor. Kapakta "bir aşk hikâyesi" olarak anlatılan bu ilişki; bence iki tarafı da sona götüren, her bir adımında yaralayan ve parçalayan bir düğüm. Burada ben Suzanne'ın çocukluğunda yaşadıklarından sonra hayatta kalma mücadelesinden açıkçası çok daha fazla etkilendim. Tüm açıklığı ve gerçekliğiyle anlatılan bağımlılık kısmı ise beni en çok üzen noktalardan biriydi, bir açıdan da Camus'nün absürt felsefesini düşünmeden edemedim; Basquiat yaşadığı dünyaya, etrafında yaşananlara çok yabancı bir isim kesinlikle.

Kitapta en çok ilgimi çeken bölümlerden biri de Basquiat'ın tablolarında kullandığı kelimeleri rastgele kitapları açıp bakıp veya kutuların üzerine yazanlardan seçmesi...Sanki her kelime kendi gücünü renklerle bir araya gelince kazanıyormuş gibi hissettirdi bana. Kitapta o dönemdeki ayrımcılık ve ırkçılığın korkunç boyutları tokat gibi çarparak polis tarafından öldürülen Michael üzerinden anlatılıyor. O bölümde okuduğum cümleler boğazıma dizilmiş gibi hissettim. Biyografiyle hiç aram olmamasına rağmen, elimden bırakmadan okudum!

Fakat her birimizin içsel bir dinamiği olduğuna inanırım, her zaman farkında olmadığımız bir dinamik hayatta derin hakikatlere tanık olmamız için bize rehberlik eder. Bu derin deneyimler bizi sonsuza dek değiştirir ve nihai benliğimize yaklaştırır.

NEREDE YAYIMLANDI?

1Kitap1Mekan1Kitap1Mekan

BÜLTEN SAYISI

Taze bitenler ve tadına doyulamayanlar

Erje Ayden'den Jean-Michel Basquiat'a, ilk kez yazarların hayatlarının içinde kendime bir yer buldum

01 Nis 2023

Taze bitenler ve tadına doyulamayanlar

İLGİLİ OKUMALAR