Notos'ta

bu hafta, meslektaşı ve yakın arkadaşı Harry Mathews, Georges Perec'in yaşamının ve yapıtlarının –bu ikisini birbirinden ayırmamak gerektiğini vurgulayarak– sistemli ve bilgilendirici bir panoramasını çiziyor:


Anlamdan yoksun bir dünyayı dil aracılığıyla dönüştürmeye karar vermiş olan her yazar şu tür sorulara yanıt arar: “Nereden başlamalı? Ne söylersem söyleyeyim bunu söyleme hakkını kendimde nasıl bulacağım?” Perec’in kişisel durumu nedeniyle bu sorular özellikle sancılı bir hal alıyordu. Yetimdi, Yahudiydi ama onun için Yahudilik bir dil ve inanç topluluğuna ait olmak anlamına gelmiyordu. Onun dünyasında Yahudiliğin anlamı şunlardı: “bir yokluk, bir soru, bir sorgulama, bir dalgalanış, bir endişe.”8 Yahudi olmak “hayatını ancak tesadüflere ve sürgünlere borçlu olmak”9 demekti. Böylesi bir boşluk karşısında Perec’in kendine bir başlangıç noktası seçmesi gerekiyordu, o da sınırlamaları seçti.

Devamını oku


NEREDE YAYIMLANDI?

Editörün SeçkisiEditörün Seçkisi

BÜLTEN SAYISI

Aposto Digest #107: Tükenmişliğin önüne nasıl geçeceğiz?

İş hayatı, yeni yayınlardan öne çıkanlar ve haftanın haberlerinden bize kalanlar

10 Haz 2023

Aposto Digest #107:  Tükenmişliğin önüne nasıl geçeceğiz?

İLGİLİ OKUMALAR