Taze Taze kanalında

Aposto’nun en yeni yazarlarından bir seçki var.

Ekoloji ve ekonomi yazarı Pelin Cengiz bu hafta politika yayınımız Spektrum'da "Mercimek mi, altın mı?" sorusu hakkında yazdı.

Serbest Kürsü: Türkiye neden mercimek yerine altını seçti?

Mercimek mi altın mı ikileminde Türkiye mercimeği tercih etseydi ne Anadolu coğrafyasının zehirlenmesine göz yumacaktı ne de mercimek üretimindeki avantajını kaybedip Kanada’dan mercimek ithal eder hâle gelecekti.

22 yıllık iktidarı süresince AK Parti'nin planlı, programlı, taraflarla istişare edilmiş, sürdürülebilir bir çevre koruma planı olmadı. Eylem planları genellikle kağıt üzerinde kaldı. Doğal alanlarda, korunan alanlarda, SİT bölgelerinde koruma/kullanma dengesinin ibresi hep kullanımdan yana çevrildi. Benimsenen kalkınmacı ve büyümeci ekonomi politikalarının sonucunda inşaat, altyapı ve enerjiden oluşan üçlü sacayağı üzerinde yükselen uygulamalar, beraberinde yoğun, sistematik bir ekokırım silsilesini getirdi.

Anayasa’nın 56. maddesi, "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir" diyor. Yani bu madde, çevreyi koruma ödevi yüklediği gibi, bunu bir insan hakkı olarak da ele alıyor. Ancak, son yıllarda bu hakkın hem emekçiler hem de yaşam alanlarının korunması yönünden tekrar tekrar ihlal edildiğini görmeye devam ediyoruz.


Devamını Oku


Nitelikli kahveyi keşfetmek, inceliklerini öğrenmek ve bildiklerimi paylaşmak için yola çıkan Caner Çapay, bu hafta kahvenin tat sorunlarını yemek yayınımız apéro'da mercek altına aldı.

Kahvedeki tat sorunlarını anlama ve düzeltme rehberi

Önümüzde iki adım var: İlkinde çekirdek ve su, kahveyi nasıl oluşturuyor sorusunu yanıtlıyoruz. Ardından elimizdeki kahveyi nasıl iyileştirebileceğimizi madde madde inceliyoruz.

Size heyecan veren bir kahve satın alıp eve geliyorsunuz. Paketi açıyorsunuz, filtre kahve makinesinde veya manuel bir demlemeyle kahvenizi hazırlıyorsunuz. Ama o da ne? Paketin üzerinde yazan tatlardan eser yok. Ya bomboş hissettiriyor ya da acı bir su tadında. Demek ki bir yerlerde yanlışlık var ve bunu düzeltmek gerekiyor diye düşünüyorsunuz. Bugün önce çekirdek ve su, kahveyi nasıl oluşturuyor sorusunu yanıtlayacak, ardından elde ettiğimiz kahvede bizi hoşnut etmeyen tada göre nasıl bir düzeltme yapmamız gerektiği kısmını anlayacağız.

İlk adımda elinizdeki kahveyi en leziz hâle getirme sürecinin temel taşlarından demleme sürecini anlamak önemli. Filtre kahve iki şekilde demlenir: Süzme (percolation) ve su içinde bekletme (immersion). Bu iki yöntemin birlikte kullanıldığı, basınç uygulanan (aeropress gibi) veya bir ısı kaynağı kullanılan (sifon gibi) demleme yöntemleri de var ancak bu ikisi en sık karşılaştıklarımız. Temelinde tüm yöntemlerin amacı, öğütülerek yüzey alanı artan kahveyi sıcak suyla temas ettirerek çekirdeğin potansiyelini suya geçirmek.


Devamını Oku


Döngüsel ekonomi yazarı Tunç Karabayer, bu hafta sistemin içinde düşünme yoluyla döngüsel ekonomiye geçiş sürecini çevre ve iklim yayınımız Angst’ta inceledi.

Sistem içinde düşünme ve döngüsel ekonomiye geçiş

Döngüsel ekonomiyi, sürdürülebilirliğin talihsiz kaderinden korumak için ne yapmamız gerekiyor? Sistem düşüncesiyle döngüsel ekonominin kesişiminden yola çıkan bir yanıt bulma çabası...

İklim krizi başta olmak üzere, küresel problemlerin çözümünde, belirli zaman aralıklarıyla yeni konseptler ve bakış açılarıyla çalışmalar yürütüldüğünü fark etmiş olabilirsiniz. Sürdürülebilirlik çalışmaları adı altında başlayan süreç, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDG) ile somut bir hâl aldı. Zaman ilerledikçe özellikle devletler ve özel sektör, SDG’leri tüm çalışmaların odağına aldı fakat aslında çoğu hedefin altının doldurulmadığı yeni yeni fark edilmeye başlandı. Atılan her adımı, ilgili olabilecek bir hedefle bağdaştırmaya çalışmakla başlayan süreç, özellikle şirketlerin zaman içinde yeşil aklama (green washing) süreçlerine hızlı bir geçiş yapmalarına kapı açtı.

Bugün geldiğimiz noktada, özellikle sürdürülebilirlik çalışmalarında, görece doğru adımlar atmaya çalışan şirketlerin SDG'lerden yavaş yavaş uzaklaştığını görmek mümkün. Fakat bu durumun en temel sebebi SDG'lerin yeterince kapsayıcı olmaması değil.


Devamını Oku


Yemek, kültür ve şehir yazarı Paul Benjamin Osterlund, bu hafta Diyarbakır - Mardin hattındaki şarap kültürüne dair edindiği deneyimleri yemek yayınımız apéro'da anlattı.

Diyarbakır - Mardin hattında: Asma, su, toprak ve tarih

Güneydoğu Anadolu'nun inatçı şarap üreticileri için şarap, bir hobiden ya da geçim kaynağından çok daha fazlası; kültür, toprak, geçmiş ve gelecek.

Türkiye'nin Güneydoğu Bölgesi'ndeki Diyarbakır, verimli topraklara sahip. Dicle Nehri şehrin doğusundan kıvrılarak güneye doğru 11. yüzyıldan kalma On Kemerli Köprü'nün altından akarken şehrin tarihî kalbi kabul edilen Sur ilçesi, bazalttan yapılmış kale duvarlarıyla çevrili.

Diyarbakır, 6 Şubat'ta cumhuriyet tarihinin en ölümcül felaketi olan depremlerin vurduğu Türkiye'nin 10 ilinden biri. Hayatını kaybedenlerin sayısının 50 bini aştığı bu afette çok sayıda binanın çökmesine ve en az 407 kişinin hayatını kaybetmesine rağmen Diyarbakır'ın durumu, diğer illere kıyasla nispeten daha iyiydi. Ancak sarsıntıların ardından kent nüfusunun büyük bir kısmı artçı deprem korkusuyla kırsal bölgelere doğru göç etti.

Sur'un güney ucunda, surların hemen içinde, ilçenin işlek bir caddesindeyiz. "Yek Boçik" adıyla açılan ancak menüsünü genişletip rezervasyona dayalı bir konsepte taşınmasıyla ismini de "Ameditane" olarak değiştiren bir restoranı ziyaret ediyoruz. Sade ahşap mobilyalar, seramik tencereler ve zarif el yapımı aydınlatma armatürleriyle sade ama akıllıca dekore edilmiş dört masalı bir mekan.


Devamını Oku


İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Editörün SeçkisiEditörün Seçkisi

BÜLTEN SAYISI

📬Editörün Seçkisi ile tanışın

Aposto Digest'in yenilenen ismi Editörün seçkisi. Yoğun bir haftanın ardından öne çıkan yazılar, röportajlar ve podcastler.

25 Şub 2024

📬Editörün Seçkisi ile tanışın

İLGİLİ OKUMALAR