Bir ustalık eseri

Adam Fawer'ın Türkiye'de yayımlanan son romanı "Mobius"; yazgı, pişmanlıklarımız, telafi arzumuz ve zamanın engellerini yıkmaya dair içtenlikli bir anlatı.
Yazı: Soner Can
Adam Fawer, Olasılıksız ile başladığı parlak yazarlık serüvenini yeni romanı Mobius ile farklı bir mertebeye taşıdı. İkinci kez bir romanı ilk defa Türkiye'de basılan yazar, kendisiyle yapılan bir söyleşide Mobius için "ustalık eserim" tabirini kullandı. Okur bunu teveccühüyle zaman içinde gösterecek, ancak yazarın fikrine ben de katılıyorum.
Çünkü bu roman; sevgi, pişmanlık, bağlılık, sadakat, özlem, telafi gereksinimi gibi duygu dünyamıza dair kavramları, bilimkurgu, fantazya, gerilim gibi türlerin dinamik alanlarına taşıyarak kalplerimizde bir füzyon etkisi yaratmayı başarıyor. Bu hâliyle Mobius, Olasılıksız'ın yerleştiği tahtın üzerinde bir makam talep ediyor. Ancak çok satmak, çok sevilmek meselesi bambaşka bir iş. Bazen okurun çığ gibi büyüyen ilgisinde rastlantıların da bahtın da parmağı vardır. Şans dediğin şey de zaten canı isterse tıklatır kapınızı.
Yazarın Mobius'un baş karakteri Caleb'i tasarlarken ona kendi hayatının tortularını da katması, hatta yaşamında problematik kabul ettiği başlıca konuları ve otobiyografik unsurları cömertçe öyküye yedirmesi romanın içtenliğine yansımış.
Şimdi henüz okumayanlar için romanın konusundan kısaca söz edip—elbette spoiler vermemeye itina göstererek—ardından Mobius'un özgül edebi ağırlığına dönelim.
Yazgı kendine dokundurtur mu?
Start-up dünyasının zeki, potansiyelli ama bir o kadar da derbeder ruhu Caleb'in artık bir yaşam biçimi hâline getirdiği başarısızlıkların altında büyük bir suçluluk hissi yatmakta. Daha da öncesinde eşi ve yakınları, onu evine ve çocuğuna yeterince zaman ayırmamakla suçlamış ve bu duygunun altında ezilmekte. Bir gün, daha da kötüsü oluyor ve kendi gözetimindeyken gözlerinin önünde oğlunu trafik kazasına kurban veriyor. O günden sonra tamamen dağılıyor Caleb. Onu toplama görevi ise daima yanında yöresinde Hızır gibi biten vefakar ustası Jim'e düşüyor—ilerleyen bölümlerde Jim'in kim olduğunu öğrendiğinizde dayak yemiş gibi hissediyorsunuz kendinizi, orası ayrı! İşinden kovulduğunda "şimdi ne yapacağım" diye kara kara düşünürken Caleb'in imdadına koşan da Jim zaten.
- Yeni işinde, uçuk kaçık start-up projesinin içine girdikçe aklında inanılmaz bir fikir geliyor. "Eğer," diyor "mümkün olur da geçmişe gidebilirsem?"
NEREDE YAYIMLANDI?
Basın tarihimizin iz bırakan isimlerinden Sabiha Sertel'in yazılarını bir kitapta toplayan Tuncay Birkan'la söyleşi. Son romanı Türkiye'de okurla buluşan Adam Fawer'ın "Mobius"u üzerine bir değerlendirme. Kitaplarla bitkiler dünyası.
01 Kas 2024

İLGİLİ OKUMALAR


