Yangınların alevi, çatışma endişesi

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) her yıl Davos'ta düzenlenen Yıllık Toplantıları öncesi hazırladığı Küresel Riskler Raporu yayımlandı. Rapora göre, katılımcıların yüzde 23'ü bu yıl için en büyük riskin devlet temelli silahlı çatışmalar olduğunu düşünürken ikinci sırada aşırı hava olayları yer alıyor.

Yazı: Pelin Cengiz

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) her yıl Davos'ta düzenlenen Yıllık Toplantıları öncesi hazırladığı Küresel Riskler Raporu yayımlandı. Rapor, Eylül-Ekim 2024 döneminde dünya çapında 900 risk uzmanı, politika yapıcı ve sektör liderlerinin katıldığı, uzun ve kısa vadeli küresel risklerin analiz edildiği anketin sonuçlarını içeriyor.

  • İsviçre’nin Davos kasabasında 20-24 Ocak’ta düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'nda bu yıl "Akıllı Çağ için işbirliği" teması ele alınacak. Toplantılar, jeopolitik gerilimlerin ve iklim krizinin damgasını vurduğu pek çok küresel belirsizliğin yaşandığı bir döneme denk geliyor.

Malum, yıllardır sivil toplum kuruluşlarının Dünya Ekonomik Forumu’na yönelik getirdiği en büyük eleştiri, forumun katılımcı şirketlere finansal açıdan bağımlı olduğunu yönünde. Zirveye katılabilmek için ödenen binlerce dolar, organizasyonun maliyeti, iklim krizinden şikayet edip katılımcıların özel jetleriyle zirveye gelmesi, geçmiş yıllarda gündeme gelen eleştirilerinden birkaçı. Zirveyi eleştirenler, aynı zamanda toplantıların, büyük şirketlerin hükümetlere yönelik lobi yapabilmesi için “güvenli bir alan” oluşturduğunu da iddia ediyor.

Bu yılın küresel riskleri

Rapor; artan jeopolitik, çevresel, toplumsal ve teknolojik zorlukların istikrar ve gelişimi tehdit ettiği, bunun yanında giderek parçalanan küresel bir görünümün ortaya çıktığı değerlendirmesinde bulunuyor. Bu yılki araştırma sonuçlarında ekonomik riskler daha az ön plana çıksa da toplumsal ve jeopolitik gerilimlerle bağlantılı olarak endişe kaynağı olmaya devam ediyor.

Katılımcılar, dünyanın uzun vadedeki görünümüne ilişkin kısa vadeye göre daha kötümser bir tablo çiziyor. Katılımcıların neredeyse üçte ikisi 2035'e kadar özellikle çevresel, teknolojik ve toplumsal zorlukların artmasına bağlı olarak daha çalkantılı ve fırtınalı bir küresel manzara oluşacağını öngörüyor.

Burada benim en önemli bulduğum tespit ise şu: Rapora göre, katılımcıların yüzde 23'ü bu yıl için en büyük riskin devlet temelli silahlı çatışmalar olduğunu düşünürken en önemli 10 risk sıralamasında ikinci sırada aşırı hava olayları yer alıyor.

  • Gelecek iki yıla ilişkin en büyük 10 risk arasında aşırı hava olayları ikinci sırada yer alırken, gelecek 10 yıla ilişkin uzun vadeli en büyük 10 risk arasında aşırı hava olayları ilk sırada bulunuyor.

Gelecek 10 yıla ilişkin en önemli riskler sıralamasında ise aşırı hava olaylarını biyoçeşitlilik kaybı ve ekosistemin çöküşü, yeryüzü sisteminde kritik değişiklikler ve doğal kaynakların azalması izliyor. Yani, ilk dört maddenin hepsinin çevresel risklere ilişkin olması dikkat çekici. Kirlilik ise kısa vadede de önemini koruyarak insan sağlığı ve ekosistem üzerinde ciddi baskı yaratıyor.

YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🦔 'Evcil' yaban hayvanları, müsilajın dönüşü

Sosyal medyada yayılan "evcil yaban hayvanları" akımını gündeme alıyor ve bu trendin hayvanlar üzerine etkilerini inceliyoruz. Marmara'ya dönüş yapan müsilaj ve WEF'nin küresel riskler raporunda iklim krizinin yükselişi de bültende.

18 Oca 2025

İLGİLİ OKUMALAR