Küçük mucizelerin erbabı Kübra’nın öyküsü

Animus Tiyatro yapımı tek kişilik oyun ‘Gözbağcı’, Ankaralı sihirbaz Kübra’nın küçük dünyasına davet ediyor seyirciyi. Öksüz, yetim bir başörtülü genç kadının, beklenmedik sürprizlerle, tatlı sihir numaralarıyla dolu dünyasına…

Yazı: Bahar Çuhadar

“Siz isteyin biz yok edelim!”

Seyirciyi hep gülümseyen dudaklarının içinde incelttiği, samimi bir sesle içeri buyur ediyor Kübra. Seyircinin yerleşmesini beklerken, onları küçük temaslarla tek kişilik oyununa ısındırıyor. Yukarıda tırnak içinde yazan "slogan" tamamen onun icadı. Az sonra kapağını kaldıracağı ayaklı, ahşap valizinin üstünde beliriyor bu cümle. Kendi işlemiş. Daha iyisini bulana kadar, sloganı bu.

Düğünlerde, özel günlerde, kutlamalarda numaralarını yaparak ekmek parasını kazanmaya çalışıyor. Numaraları da az sonra bu ahşap valizin içinden birer birer çıkacak. Karşımızdaki, en fazla 20’lerinin sonunda gösteren bu Ankaralı genç kadın bir "sihirbaz". Büyücü ya da hokkabaz da diyebilirsiniz. Anları uçuşturan küçük mucizelerin erbabı diyelim biz. Ona sorarsanız, mesleği "gözbağcılık"…

İlk bakışta, yaşama neşeyle tutunmaya çalışan bir sihir erbabı, Kübra. Dış görünüşüne—her yerini kapatan uzun elbisesine, başındaki örtüye—takılırsanız hakkında, bu ülkede, toplumda çizilmiş kalın sınırlar hasebiyle kafanızda bir yargı belirebilir hızlıca. Ama tam öyle değil Kübra’nın öyküsü. Ne ilk anda sanıldığı gibi neşeli bir öyküsü var ne de başörtüsü, ilk andan sanılabileceği bir kalın sınır çiziyor "diğerleriyle" ve hayatla arasına.

Geleceği parlak bir oyuncu: Deniz Ekinci

Genç ekiplerden Animus Tiyatro’nun yeni oyunu Gözbağcı, başörtülü bir kadın sihirbazın, doğumundan oyun zamanına kadar olan öyküsünü anlatmaya niyetleniyor. Sertaç Sayın’ın yazıp Melih Salgır’ın yönettiği, sade ama işlevsel bir tasarımla sahnelenen bu tek kişilik oyun, iyi bir fikri ve gelecekte adını sahnelerde çok daha fazla duyacağımızı fark ettiren bir oyuncuyu buluşturuyor sahnede. Sayın’ın kağıda düşen fikri pek çok açıdan cezbedici, tezatlıklarını en baştan sunarak meraklandırıyor: Kamusal alanda, özel günlerde sihirbazlık yaparak hayatını kazanmaya çalışan, sempatik, neşeli bir başörtülü genç kadın.

  • Salgır’ın rejisi ve Kübra rolündeki Deniz Ekinci’nin performansı gerçek "sihirbazlık numaralarını", Sayın’ın öyküsüne dengeli bir şekilde yerleştiriyor. Üstelik oyun, açılış sahnesinden itibaren seyirciyle sıcak bir iletişim kurmayı, finale giden yol boyunca seyirciyi sık sık güldürüp, aralarda da şaşırtıp sürekli zinde tutmayı başarıyor. Bu açıdan fikir, metin, oyunculuk ve yönetmenlik, çemberi layıkıyla tamamlıyor diyebiliriz.

Kübra’nın bize, sandığımız kadar neşeli bir öykü anlatmayacağını çok kısa sürede fark ettirerek düğümlerini atmaya başlıyor oyun. Ses efektleriyle, arkadaki renkli panoya yansıyan ışık oyunlarıyla baş gösteren kulak çınlamaları ve Kübra’nın geçmişindeki en önemli kişileri tamamen unutma arzusu, öykünün ilk merak çentiklerini atıyor. Kübra bize öyküsünü; doğumundan, bir imam tarafından yuvaya teslim edilmesinden ve ardından dini bütün bir ailece evlat edilmesinden başlayarak kronolojik bir sırayla anlatmaya başlıyor.

YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

🪄Hokkabaz değil 'Gözbağcı', Kiefer Trio

Bu hafta, Pera Film'in 8 Mart'a özel gösterim programı "Başka Bir Yerde", Béjart'ın "Ballet For Life" gösterisi ve Kiefer'ın ses manzaraları için heyecanlıyız. "Gözbağcı", "Tatavlada Son Dans" ve İstanbul’un Su Mirası Turu da bültende.

04 Mar 2025

🪄Hokkabaz değil 'Gözbağcı', Kiefer Trio

İLGİLİ OKUMALAR