Trump’ın ticaret stratejisi

ABD'nin son yıllardaki en tartışmalı dış ticaret politikalarından biri, Donald Trump’ın “önce Amerika” vizyonu çerçevesinde şekillenen agresif ve çoğu zaman tutarsız tarife politikalarıydı. Bu politikalar sadece küresel tedarik zincirlerinde kırılmalara neden olmadı; aynı zamanda ABD'nin geleneksel müttefikleriyle olan ticari ilişkilerini de derinden sarstı.
Gerçeklikten kopukluk: Navarro Doktrini
Trump yönetiminin ticaret stratejisindeki en büyük sorun, Peter Navarro’nun savunduğu "ikili ticaret açığı saplantısı"ydı. Bu yaklaşım, ABD’nin bir ülkeyle dış ticaret açığı vermesini otomatik olarak o ülke tarafından “kandırılmak” olarak değerlendiriyordu. Navarro’ya göre, her ticaret açığı, o ülkenin tarifeler, sübvansiyonlar ve diğer gizli engellerle ABD’yi dezavantajlı konuma sokmasının bir sonucuydu.
Ancak bu görüş, ekonomik gerçekliklerle bağdaşmıyor. Ticaret dengeleri; tüketici tercihleri, üretim faktörleri, sermaye akımları ve döviz kuru politikaları gibi çok sayıda dinamikle şekillenir. İkili ticaret açığı, tek başına bir ülkenin adaletsiz davrandığını göstermez.
Bu yanlış yaklaşım, Trump yönetiminin sözde “Kurtuluş Günü Tarifeleri”ni belirlerken ikili açıkları sıfırlayacak düzeyde tarifeler hesaplamasına yol açtı. Bu da dünyada ekonomik şoklara neden oldu.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün merkez bankası kararları ön planda. Yurt içinde TCMB'nin Para Politikası Kurulu kararı takip edilirken, yurt dışında ECB'nin Nisan ayı hamlesi izleniyor olacak.
17 Nis 2025

İLGİLİ OKUMALAR


